Makale
Bizi ayıran duvar (1)
Arap baharı ile hedeflenen noktaya ulaşmaya çalışan emperyalist güçler, Şii-Sünni çatışması üzerinden yollarına devam ediyorlar. Zira İslam toplumlarını bir arada tutan kardeşlik duvarı kolay kolay yıkılacak bir duvar değildir. Emperyalist zorbalar, bu duvarı yıkabilmek için, Kürt-Türk Şii-Sünni çatışmasını tetikleyip, hedeflerine daha kısa yoldan ulaşmaya çalışıyorlar. Bunun için kullanılan en etkin silah ise görsel ve yazılı medyadır. Buradan beslenen halk, olayları değerlendirirken kardeşlik duygusu ile hareket edemiyor, aynı yolu paylaştığı kişilere husumetle bakmaya başlıyor. Günümüz dünyasında medya sıradan insanların beslendiği etkin bir araç haline geldi. Bu araçlar vasıtasıyla zihinler tel çitlerle çevriliyor ve fertler istenilen kalıplara sokuluyor. Demirden bir zırh gibi bizleri birbirimize kenetleyen İslam kardeşliği gittikçe zayıflıyor. Müslüman halklar ötekileştirilen kesime karşı kin ve nefret kusar hale geliyorlar. Aynı halkada yer alan Müslümanlar birbirlerini katletmekten kaçınmıyorlar. Biz ve öteki algısı okumayan, düşünmeyen, aklını kullanmayan sıradan halklar için büyük bir tehlike oluşturuyor. Bu algı ile hareket eden kişiler emperyalist eşkıyaların kurduğu tuzağa kolayca düşebiliyorlar.
GeçtiÄŸimiz hafta bir kurumda iki kiÅŸinin konuÅŸmalarına ÅŸahit oldum. YaÅŸları otuzu gösteren iki genç adam, “bizim en büyük düşmanımız Åžiilerdir, onları nerede görürsen öldüreceksin, bundan sonra tek savaÅŸacağımız kesim Åžiiler olacak” diye ateÅŸli ateÅŸli tartışıyorlardı. Medya üzerinden edindikleri izlenimleri paylaşıyor ve ellerini masaya vurarak öfke kusuyorlardı. Kabul etmeliyiz ki, bugün Müslüman halkların zihinsel besini büyük oranda medyadan geliyor. İlk ayeti “Oku” emriyle baÅŸlayan İslam’ın takipçileri, okumuyor, düşünmüyor ve hakikati anlamaktan geri kalıyorlar. Olaylar ve ÅŸahıslar nasıl aktarılmışsa hiç sorgulamadan alıyor ve yargılamaya baÅŸlıyorlar. Hayatı buradan edindikleri bakış açısı ile okuyorlar. O yüzden batının OrtadoÄŸu’da tasarladığı mezhep çatışması bizim halklarımız arasında kendine kolayca yer bulabiliyor. Bu acı bir gerçek!
Bilinmelidir ki, mezhep çatışması fikri Müslümanların ve İslam coÄŸrafyasının tamamen aleyhine bir olaydır. Bir kere bu slogana kapılıp aykırı harekete edenler öncelikle İslam’ın kuvvetle vurguladığı İslam kardeÅŸliÄŸine zarar getirmiÅŸ olurlar.
Mezhebi ya da etnik çatışmaları sadece görünen yönüyle ele almak ise kirin yüzeyindeki köpüğü süpürmek gibidir. Öncelikle bu çatışmaların kime hizmet ettiÄŸine ve İslam coÄŸrafyasında bıraktığı büyük tahribata bakmak gerekir. Bu konuda özellikle din konusunda söz sahibi olan âlimler mülahazalar yapmalı ve İslam kardeÅŸliÄŸinin tesisi için gayret göstermelidirler. OrtadoÄŸu’nun liderleri politik hesaplarından vazgeçmeli ve ümmetin birliÄŸi için yeni adımlar atmalıdırlar. Halklar bazında alınması gereken önlemlerden biri de, medya meselesi olmalıdır. Medya kendi dinamiklerimize göre yeniden ÅŸekillendirilmeli ve halkın hizmetine sunulmalıdır. Çünkü düşman medya üzerinden insanlarımızın zihinlerini allak bullak ediyor ve onları özlerinden uzaklaÅŸtırıyor.

Henüz yorum yapılmamış.