Makale
İnsan olmak ve insan kalabilmek
İnsan doğuştan vicdani özelliklere sahipken ne oluyor da sonradan vicdanının katili oluyor? Hangi saikler onun görme ve işitme yeteneğini köreltebiliyor? Hiçbir anne baba çocuğuna kasti olarak zarar vermek istemez fakat ne yazık ki, bir çok kişi ciğer parem dediği evladının vicdanını farkında olmadan köreltiyor ve ona karanlık bir bakış açısı kazandırıyor.
Çocuğun vicdani gelişimini etkileyen birinci unsur aile ikinci unsur ise eğitim sistemidir. Modern eğitim sistemi, vicdana dokunamıyor, insan nefsini ehilleştirecek yeni yöntemler keşfedemiyor. İnsanı sadece maddi boyutu ile ele alıp, fıtratının dışında bir organizma gibi gösteriyor. Çocuk vicdanını uyanık tutacak olan dinini meyvenin dışındaki kabuk misali tanıyor. İçindeki öze vakıf olamıyor, dinin kendisine sunduğu manevi iklimi soluma imkanı bulamıyor.
Çocuklarımız ben ve öteki algısı ile büyüyorlar. Akranları ile iliÅŸkilerini sevgi ve ÅŸefkat çizgisinde deÄŸil, rekabet ekseninde sürdürüyorlar. Kapitalist ahlak normları bunu gerektiriyor, bütün iliÅŸkiler rekabete ve çatışmaya dayanıyor. Kapitalist ahlak sadece güçlünün ayakta kalmasını hedefliyor, baÅŸaracaksın, ayakta kalacaksın ve zayıf olanı ezeceksin dayatması yapıyor. Anne babalar farkına varmadan bu dayatmanın hedefi oluyor ve çocuklarına “sınavda arkadaşını geçeceksin, ondan daha önde ve daha baÅŸarılı olacaksın” düşüncesini pompalıyorlar. Siyasi İktisadi ve kültürel çıkarlar doÄŸrultusunda yeni bir dil geliÅŸtiriliyor ve bu dil insanın önce vicdanını yaralıyor sonra da yaÅŸamını zengin kılacak bütün deÄŸerleri yerle bir ediyor. SavaÅŸ insanın bedenine deÄŸil tarihi birikimine ve kültürel hafızasına karşı yapılıyor.
Müslüman olduÄŸunu iddia eden bir çok kiÅŸi, ben ve öteki algısına sahip olduÄŸundan insani iliÅŸkilerinde adil davranamıyor, ötekileÅŸtirdiÄŸi yoksulları gözetmiyor, ezilenin hakkını savunmuyor, elini, dilini ve gözünü haramdan koruyamıyor, “ömrümde bir kere hacca giderim, Ramazanda medyayı da yanıma alır birkaç yoksulu doyur kurtulurum“ ümidi taşıyor. Ne kadar çok ÅŸeye sahip olabilirse o kadar insan olacağını sanıyor. Oysa insan olmak ve insan kalabilmek, bir kiÅŸinin siyasi arenada kendine yer edinmesinden, büyük ÅŸirketlere sahip olmasından devasa fabrikalar kurmasından çok daha zor bir iÅŸtir. İnsan olmak aslında her ÅŸeyden daha zordur. Çünkü insan=vicdan demektir. Fakat tarihi süreçte vicdanını ayakta tutan pek az kiÅŸi olmuÅŸtur. Hedefimiz bu insanlara dahil olabilmektir.

Henüz yorum yapılmamış.