Sosyal Medya

Makale

Fedakârlık psikolojisi

Fedakârlık insani ilişkilerimizi sürdürmemize yardımcı olan üst bir değerdir. İslam toplumlarında bu değer çocuğa aile içinde aktarılır. Çocuk fedakârlığın insani bir sorumluluk olduğunu anne babadan yaşayarak öğrenir.

Günümüz insanı, adalet, empati, fedakarlık, sabır… gibi deÄŸerleri geçersiz bir akçe gibi görüp hayatından çıkardı. Bu durum bencilleÅŸme, yalnızlık, kaygı ve riyakârlık gibi patolojik davranışların ortaya çıkmasına neden oldu.

Gündelik hayatta, yardım çalışmalarına katılan ve bu konuda yapılan aktivitelere destek veren insanlarla sık sık karşılaşıyoruz. Fakat Allah’ın rızasını merkeze almayan bu insanların çoÄŸu, ne kadar çaba gösterirlerse göstersinler, riyakârlıktan kurtulamıyorlar. Yapılan iÅŸte Allah’ın rızasını aramayan bir kiÅŸi yaptığının karşılığını kat kat almak ister, beklentileri hiç bitmez.

YaÅŸamlarını, Allah için feda eden kimseler fedakârlıkta da önde idiler. Bu kimseler imani olarak gerçek olgunluÄŸa ulaÅŸmış kimselerdi. Onlar hayatla ölüm arasında geçen süreci bir ürün devÅŸirme yolculuÄŸu olarak görüp yaptıkları her iÅŸte Allah’ın rızasını aradılar. Biz onları iyiler olarak tanıdık. İyiler yaptıkları fedakârlığı baÅŸa kakmazlar, ikramda bulundukları kiÅŸiye teÅŸekkür edip minnettar olduklarını belirtirler. Yaptıkları fedakârlığı duygusal bir tatmin aracı olarak görenlerle Allah için hayır yapanları ayırmak gerekir. Hayır yapıyorum diye yola çıkan riyakarlar, küçük bir anlaÅŸmazlık ortaya çıktığında yaptıkları iyilikleri baÅŸa kakar ve insanlardan takdir görmediklerini söylemekten kaçınmazlar. Beklenen karşılığı bulamadıklarında içlerinde biriktirdikleri kini kusar ve yaptıkları iyiliÄŸin üzerine kiri boca ederler.

Bir vakfın, bir derneğin ya da kurumun organize ettiği yardım çalışmalarında yer alıp kendisine sosyal bir yaşam alanı oluşturmaya çalışanlar vardır bir de. Bu insanların da tek istedikleri, bulundukları ortamda beğeni toplamak ve dikkat çekebilmektir. Yaptıklarına karşılık sürekli övgü beklerler, bu konuda küçük ihmalleri dahi kabul edemez, çok çalıştım kıymetim bilinmedi derler.

Fedakârlık deyince sadece maddi olarak yapılan yardımlar akla gelmemelidir. Bir kişinin yaşlı anne babasının kaprislerine karşı sabredip, onları incitmemesi, komşusunun katlanılmaz huysuzluklarına katlanması, çocuğunun eğitimi için emek vermesi, eşine, iş arkadaşına, komşusuna yakınlarına karşı anlayışlı olması onlara katlanması da fedakârlığın bir parçasıdır. Hayatı çekilmez kılan bir kişinin huysuzluklarına sabırla karşılık vermek maddi yardım yapmaktan daha zor bir şeydir. O yüzden fedakârlık deyince olaya bütün boyutları ile bakmak zorundayız.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.