Sosyal Medya

Makale

İsmail Aydın ölünce Süha yıldızı da söndü

 

Son 10 yıl her Perşembe gecesinin reyting rekortmeni Kurtlar Vadisi dizisinde mütemadiyen,

Devletin bekası için dâhili ve harici bedbahtların, Polat ve ekibince öldürülmesini izliyoruz.

Hatta yerli işbirlikçilerin ihaneti, işkenceyle belgeledikten sonra ya asıyorlar ya da yakıyorlar.

Yani her hafta çoluk çocuk caiz cinayetler ve meşru işkenceleri seyredip reyting arttırıyoruz.

ABD Vietnam savaşını kaybettiği halde Hollywood etkisiyle kazandı algısı oluşturmuştu.

Polat’la da, yurt dışındaki başarısızlıklar nedeniyle yaşadığımız eziklikleri rehabilite ediliyor.

Dizinin seyredilebilir kılınması için Ömer Lütfü Mete ‘Ömer baba’ karakterini icat etti.

Bu Piri fani ihtiyarın ney sesi eşliğinde tatlı bir üslupla anlattığı kıssalar, yapılanları örtüyor.

Camide müezzinlik yapan bu zat, ney çalıyor, hat yazıyor yani bize Osmanlıyı hatırlatıyor.

Oğul Polat ve ekibine, yaptığı görevin kutsallığını hatırlatıp moral vermeyi de ihmal etmiyor.

Senaristlerin marifetiyle vefat ettirilen Ömer Babanın boşluğu, Polat’ı olumsuz etkileyince,

O da her kâmil Türk büyüğü gibi rüyada oğluna ‘Süha yıldızını takip et’ diye yol gösteriyor.

Suha baba burada devreye girip işkence sahnelerinin ailemizi ürkütmesine engel oluyor.

Suha, sır kâtibi olduğundan devletin kutsal(!) sırlarını Polat’a aktarmakla göreve başlıyor.

Üstelik Ömer babanın da sır kâtipliğini ifşa edip Kamil insanı, devlet nişanıyla ödüllendiriyor.

Ömer babanın postunun varisi Suha, Polat’ın kızına ney öğretirken dini terbiye de veriyor.

Üstelik mahallenin kandırılabilir gençlerini İşid belasına karşı uyarmayı da görev biliyor.

İşte ölümler ve işkenceler ile intikam duygumuz beslenip, vaazı nasihatlerle rahatlatılmışken,

İsmail Aydın kalp krizi geçirip vefat edince dizinin ‘dini afyona çeviren’ Suha’sı da ölüyor...

Üstelik senaristin öldürmemesine rağmen gerçek hayatta ölünce dizide de ölmüş sayıldı.

Senaryonun üzerinde daha büyük bir senaryonun varlığı, senaristi ve ekibini şaşkına çevirmiş.

Hâlbuki daha düne kadar dizide kimin yaşayıp kimin öleceğini sadece senarist belirliyormuş.

Artık sadece dizi sektörüyle değil de ‘think tank’ kuruluşlarıyla da batıyla yarışır hale geldik.

Bu strateji ve yöntem geliştirme merkezlerinde, eski coğrafyamızla ilgili senaryolar üretiliyor.

Bu senaryolarda kimin destekleneceği, kimin yok edileceği, ayrıntılarıyla projelendiriliyor.

Orta Doğu, Kafkaslar ve balkanlara artık sadece dizi değil strateji de ithal etmeye başladık.

Hatta dizi ile stratejiyi birleştiren Kurtlar vadisi tipi çokça izlenen senaryolara da sahibiz.

Bunun için bu tip senaryolarda ‘dini afyona çeviren’ Suha baba karakteri çok önemliydi…

Ama bütün çabalarımıza rağmen hakiki senaryodan habersiz olduğumuzdan bocalıyoruz.

Ya da liderlerimizin yazdığı senaryolar anlamsızlaştığında biz de anlamsızlaşıyoruz…

Eskiler ‘Düşmez kalkmaz bir Allah’ der, insan mahsulü her kurguya tedbir ile yaklaşırlardı…

Tabi o zamanlar böyle dev bütçeli, think tank destekli, dizi senaryoları yazılamıyordu!

 

Not; Merhuma rahmet, ailesine de sabırlar dilerim                                                                                                        

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');