Sosyal Medya

Makale

ALLAH IN IŞIĞINI HİÇ BİR FİRAVUN SÖNDÜREMEZ

Ümmetin coğrafyasında,bütün acılara,yalnızlıklara,ihanetlere,mezhepcilik hastalıklarına,hüzünlerine aynı zamanda  bütün olumsuzluklara rağmen,direnişlere,dirilişlere,özgürlük ve adalet mücadelesine tanıklık ediyoruz.

 
İnançlarına,düşüncelerine,değer yargılarına sırtını dönmeyen müminler Rabiatül adeviye ve Nahda meydanlarında Allah'ın büyüklüğünü haykırarak,
toprağın güneşle bahtiyar olması gibi,umudu direnişle birleştirerek tüm dünyaya onurlarını,izzetlerini,imanlarını,namuslarını firavunların eline bırakmayacaklarını, Allah'ın ışığını hiç bir firavunun söndüremeyeceğini müthiş direnişleriyle göstermektedirler.Şehit vere vere,çünkü  firavun kanla beslenir ve kan boğar firavunu gerçeği bir kez daha tecelli edecekti.
 
14 Ağustos 2013 günü şehit Esma'nın  da dediği gibi,kimileri rüku da,kimileri secde de,kimileri duada olduğu halde firavunun aşağılık askerlerinin kurşunlarına hedef olup şehadet şerbetini içtiler.Hep birlikte inşallah cennette Rabbimizin nimetleriyle buluştular.
Bizde şahidiz Ya Rab onların imanlarına şahidiz.Ölümlere yoksunluklarına,mahrumiyetlere,yalnız bırakılmışlıklara,gergin çalkantılı siyasi ve toplumsal olayların akışı içinde onca vahşetlerin akabinde şüphesiz ki Allah'ın yardımı çıkagelir buna yürekten iman ediyoruz.Biz yalnız ve yalnız Cemal,Celal,Kahhar sıfatlarının sahibi Allah'a güveniyoruz ona iltica ediyoruz.
Yolumuz uzun,değil mi ki uzun yol yürüyüşçüleriyiz.
Yolun uzunluğuna sabır
Müminlerin azlığına sabır
Düşmanların kuvvetli oluşuna sabır,
Global emperyalizmin oyunlarına karşı sabır
İlahi yardımın gecikmesine sabır
Elbette sonunda zafer müminlerin olacaktır.
 
Evet İslam dünyası yaslar içinde,her gün oluk oluk Müslüman kanı akıyor.Müslümanlar esaret içinde ölüyor öldürülüyorlar.Birbirlerinin yardımlarına koşamıyorlar.Sosyal vahdetten,bütünlükten,ümmet bilincinden en ufak bir işaret yok.Matem sesleri ufukları kapladı.Bu kapkara günlerde,insanlar yanlış bir bilincin,uydurma hurafelerin arkasından gidiyor.İslam dünyası şu veya bu şekilde ahlaki ve zihinsel bir sefaleti yaşıyor.İlahi vahye özgü bütün değerler tedavülden kaldırılmak isteniyor.İslam dünyası toplumları,evrensel düşünce üretemedikleri için emperyalist düşüncenin ve tezlerin hizmetine girmişlerdir.İşte hazin bir tablo ile karşı karşıyız.Bize düşen görev,çağımızdaki Müslüman bireylerin ruhundaki algı lambasının ışığını aşkla bilinçle sevgi ile yakmaktır.Eğer bunu başarabilirsek, Rabbimiz de ilahi ışığını yakacaktır.Bu bir imtihandır ve bizler imtihan ediliyoruz.İslam ın hayranı olmaktan öte,İslam ın insanı olduğumuz zaman bu ümmet kurtuluşa erişecektir.Düşmanlarımızın kalplerinden heybetimiz çekilip alındı.Çünkü Müslümanları dünya sevgisi ve ölüm tiksintisi sardı.Her taraf kapkara çamur.Her tarafta iblis şenliği.Zalim firavunlar baldıran zehri döktüler denizlerimize.Sular katran oldu.Müslümanların itibarı ,izzeti iki paralık oldu şu vicdansız çağda.
 
Bu meydanda vahdet yok
Bu meydanda tevhit bayrağı yok
Bu meydanda mezhepçilik,fırkacılık,particilik,cemaatçilik,bölgecilik var.
Bu meydanda ırkçılık var,insana saygı yok,insanlık hadım edildi.
Bu meydanda haset,fitne,kin,nefret,aşağılama var.
Bu meydanda en iyi zalim bizim zalim,bizim kampın zalimleri daha hastır naraları var.
Bu meydanda kısaca imansızlık var samimiyetsizlik var,ciddiyetsizlik var ve dahası bu halkları müminleri,ümmeti derleyip toplayacak takvalı alimler önderler yok.Şunu unutmayalım ki İslam toplumu liderlerinin ilmi takvasıyla ayakta durabilir.Sadece  bizde ne var?Bol bol ekran ulemaları var.O kanal senin bu kanal benim hikaye ve masallarla kıytırık gündemler oluşturuyorlar.Hiç duydunuz mu şu insanlardan şu ümmetin hal çaresi nedir diye bir derdi olan var mı yok böyle bir alim.Hareketler hep sorun oldu,geleneksel yorumların,dinin kendisinden üstün tutulduğu,mezhepsel,örgütsel çıkarların ümmet maslahatının önüne geçirildiği kavmi veya mezhebi farklılıkları hazmetmek şöyle dursun daha örgütsel farklılıkların çözümsüzlüğüne,giderek kardeş kavgasına dönüştüğü toplumsal sorunlar karşısında bir türlü siyaset üretemeyen çağını ve toplumunu dönüştürmek bir yana kendini bile dönüştüremeyen  daha üst bir uygarlık düzeyine yönelmek yerine geçmişi tekrarlayıp duran bir hareketin bizatihi kendisi bir sorundur.
'Yapmakta oldukları münkerlerden birbirlerini sakındırmıyorlardı.Yapmakta oldukları şey ne kötü idi'(Maide-79).Ayeti gereği emri bil maruf nehyi anil münkeri unuttuk.Herkes birbirinden sorumludur mantığını kaybettik. Bireyselleştik.Bu bizim daha çabuk daha kolay sömürülmemizi sağladı.Hayatın çarkları arasında kıskıvrak yakalanarak çırpınan insanlara ellerimizi uzatamadık.
 
Ayakta dimdik kalmanın şereflice yorumunu Kur an yapıyor.Zalimler karşısında ümmet perişan ise demek ki vahyin reçetesini kullanamadık,uygulayamadık.İslam ın mirasına sahip çıkamadık.Damarlarımızdaki kanı süzüp mürekkebiyle tarihe,toplumlara ışık tutarak bir büyük mirasın  taşıyıcıları olamadık.Sadece taşıyanlarla avunduk. Tefahür duyguları oyaladı bu ümmeti.Geçmişin zenginliği Müslümanların gözünü aldı. Ve tarihin çukurlarında gömüldük öylece kalakaldık.Ne anlayabildik,ne taşıyabildik,ne yaşayabildik,hayran hayran seyrettik.Biz bu ümmete yakışmayan durumlara düştük.İşte Mısır,işte Suriye,işte Afganistan,işte Pakistan,işte Türkistan,Çeçenistan,Somali ve uzak doğudaki kardeşlerimiz dramları, ölümleri.
Değişime sırt çevirdik.Değişim toplumun ve insanın hatta kainatın temel niteliklerindendir.İnsan amelleriyle,toplum yönelişleriyle ,kainatta dönüşümü ile bir değişimi yaşar.Değişimden korkmamak gerekirdi.Bilakis bu değişimi yaşarken istikrarsızlıktan arınmak gerekir idi.Çağa tanıklığın bedeli vardır.Şimdi o bedeli  feraset sahibi müminler ödüyor ama çokları da sadece seyrediyor.Ümmetin hali pür melal,ama buna rağmen İslam'ın sahibi Allah bu dinin  en büyük koruyucusu ve savunucusudur.İslam ın  nurunu kimse söndüremeyecektir.Şimdi tüm bu olumsuzluklardan,karanlıklardan,yeni bir direniş bir diriliş çıkarmalıyız.
 
Firavunlara ret çığlıklarımız yeniden yeşermeli
Direnişçi soluklarımız kesilmemeli
İnançlı yüreklerimiz kaymamalı
Allah ın nuru sönmez mutlaka ama,yeter ki içimizdeki ilahi ışık sönmesin.
Uyanık olalım,teyakkuz halinde olalım.
Şeytanın,emperyalistlerin,siyonist uşaklarının oyununa gelmeyelim.
Yusuf u kuyuda sonrasında zindanda bırakmayalım
İbrahim i ateşte unutmayalım
Musayı Nil de terk etmeyelim
Allah ile beraber yol almaya devam edelim
Allah ve biz ne güzel
O biz dedim se,sımsıkı kaynatılmış tuğlalar gibi birbirine kenetlenmiş olan ümmetin fertleri.
O zaman ateş gülşen e dönüşecek
Nil önümüzde eğilecek
Bizi önderler ve mirasçılar kılan Allah güzel davrananların amellerini boşa çıkartmayacaktır.Bunu bize bizlere vadetmiştir.O bize muhtaç değildir biz ona muhtacız.Biz zaaf göstersek de göstermesek de Süreka çöle gömülecek ,Nil Musayı geçirecek,Yusuf önder kılınacak,ateş gülşen e dönüşecek,hikmet yayılacak.
 
Biz iyi bir kul olsak ta olmasak ta onun dinine yardım etsek de etmesek de onun nuru parlayacak.   
Hiçbir firavun onu söndüremeyecektir.Bugünler bize bir ayeti hatırlatıyor.'Günleri insanlar arasında döndürür dururuz.'Bu ümmet bazen vadide bazen de zirvede olacaktır.Şu ata sözünü unutmayalım(Kemaluhu zevaluhu),bir şeyin zirvesi onun sonudur.Firavun sisi zulümde zirve  yaptı,güneşin doğması ve firavun sisteminin çökmesi yakındır.Küfrün zalimlerin kazanacak bir şeyi kaldı mı dersiniz.Firavunların,sizi size rağmen biz yönetiriz sözü artık tarihin çöp sepetine atılmıştır.
                                                                                                                         

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.