Sosyal Medya

Makale

Gazze insanlığın, umudun destanıdır!

Kendilerini belirli teknolojik imkanlar atmosferinde bulan ABD beslemesi barbar siyonistler Gazze’ye ölüm yağdırıyor. Biz burada mükellef sofralarda iken Gazze’nin masum çocukları akşamın karanlığını bomba sesleriyle içiyor.

İmanları çürük Müslümanların gözleri önünde onca acılar içindeler. Bize yardım edecek, siyonistlere yeter artık dur diyecek çığlıkları uçarken havada, rüyalarına hayallerine, romantik düşlerine, sıcak koltuklarına yaslanmış Müslümanlara bir türlü ulaşmıyor bu feryatlar.

Evet çürüdü imanlar, kokuştu sevdalar, ne öç kutbu kaldı ne sağlam öfke fidanı, duyarsız zavallılara döndük.

HalaABD denen şeytanın ağzına bakan, 

Hala BM denen kefereler topluluğun ağzına bakan,

Hala satılmış körfez krallarına şeyhlerine umut bağlayan zavallı güruhuna döndük.

Yazıklar olsun bir buçuk milyar Müslümana!

Bu utanç bize yeter.

Mahşerde Allah’a vereceğimiz hesabı şimdiden düşünelim.

Gazze’de büyük bir trajedi yaşanıyor.

Gazze’de oluk oluk kan akıyor. Bu aynı zamanda hepimizin kanı hepimizin canı.

Müslüman halkların üzerinde ise ölü toprağı…

Buna rağmen, Gazze’deki direniş erleri maruz kaldıkları bu zulüm karşısında direnişlerinden vazgeçmiyorlar. Bu yapılanlar zafer yolunda ödenmesi gereken bir bedeldir deyip sabır silahına sarılıyorlar.

Gazze yarı açık hapishane. Acının bin bir çeşidiyle sınanan şehir. Yeryüzünün en anlamlı en görkemli direniş bildirisi gibi. Sanki çağımızın, o ilk dönem ki Mekke’sindeki direniş göstergesi.

Zulümlere karşı, La ilahe illallah sesleri, Allahu Ekber sloganları yankılanıyor semalarda.

Rabbimiz böylesine bir şehirden,direnişten sonra inşallah Medine’yi nasip edecek. Yani zaferi.

Gazze insanlığın,umudun destanıdır. Gazze direnerek arınmanın, aydınlanmanın mektebi. Öyle onurlu bir millet ki bu Filistin halkı, açlıktan ölseler kimseye yalvarmazlar, boyun eğmezler,el pençe divan durmazlar. Allah’tan başka kimseden yardım istemezler. Onlar çok iyi biliyor ki, yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.

Modern barbarların önde gideni işgalci siyonistlere, kana doymayan alçaklara, insanlık dersi vermeye devam ediyor Gazze.

Zulüm katliamı bu kadar alçakça, bu kadar pervasızca yapabilen bu sefihlere sessiz kalan tüm halklar bu vahşete ortaktırlar. Başta ABD ve AB olmak üzere.

Utanmadan deniyor ki, Gazze’de yapılanlar İsrail’in kendini savunmasıymış. Bu nasıl bir akıl tutulması, bu nasıl alçakça bir yorum. Üç İsrailli kayboldu diye yüzlerce insanı öldüreceksin, Muhammed Ebu Hudayr diri diri yakacaksın, yüzlerce insanı tutuklayacaksın, binlerce Müslümanın kanının karıştığı siyonist devletini savunduğunu iddia edeceksin.

Geçiniz bu palavraları.

Tarih sizi işgalci siyonistler olarak yazacak.

İsrail işgal devletinin zulmünü unutturmayacağız. 

Kanlı vahşi ellerini unutturmayacağız 

Akan kanların Müslüman kanı olduğunu unutturmayacağız

Aşkla savaşan yiğitlere selam olsun

Gazze’de hayat adeta kan gölünde yol almakla eş değerde.

Ey şeref ve izzet savaşını iman ve sabırla göğüsleyenler.

Sizleri ayakta selamlıyorum.

Öpülesi taş atası ellerinizi öpüyorum

Ne güzel söylemişti rahmetli Cahit abi ''Filistin sen işine bak kar toğrağını

Yoğur gazabını Yaradanın

Bir mezarlık kadar ölüye şahit her evin

Her soluğun yeni bir can veriş

Farz et körsün olabilir

El ele tut

Taş al ve at

Kafiri bulur'’

Öyle değil mi tezeğe konan sinekler gibi dünyaya dalan efendiler, ağır abiler, enteller, mezhep holiganları, şeyhler, müridler, beleş cennet yolcuları, cennete tren kaldıranlar, beş yıldızlı otellerde din nutukları atanlar, ekran hocaları öyle değil mi...?!

Ah Şeyh Ahmet Yasin şimdi kemiklerin sızlıyor. Sen o haldeyken tekerlekli sandalyende titriyordu siyonistler senin korkundan. Sen aslında özürlü değildin dağ gibi imanın vardı. O korkutuyordu siyonistleri.

Asıl şimdi biziz özürlü bir buçuk milyar özürlü.

Satılmış iş birlikçi orta doğu liderleri özürlü.

İşte işgal altındaki topraklarda Filistinli kardeşlerimiz çıplak göğüslerini açmış mukaddesatını, şerefini ve izzetini, Kudüs ü savunmak üzere faşist, siyonist düşmana karşı mücadele vermektedir. Onların mücadelesini paylaşalım. Onların dertlerini paylaşalım ey müminler kardeşlik nerede kaldı.

Peygamberler, şehitler miraç diyarı olan mukaddes topraklarda direniş meşalesi gün geçtikçe yükseliyor.

Hadi yiğitler intifadanın çocukları.

Öpüyorum pak alınlarınızı 

Sözünüz söz yemininiz yemin olsun

Rabbim yolunuzu aydınlatsın buluşma yeriniz söylediğiniz gibi Mescid-i Aksa olsun

Hadi taş çocukları

Kuşatma zincirlerini kırın

'Ey Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ayaklarımıza sabır ver kuvvet ver ve ayaklarımızı sabit kıl kafir kavme karşı bize yardım et'

Ey Kudüs ve Mescid-i Aksanın muhafızları

Ey kan gölünde bulunan direniş erleri

Ey Batı Şeria, Gazze, Ramallah, Nablus, Beytlahim, El Halil, Kudüs şereflice, demirden bileklerle, imanlı yüreklerle direniş gösteren onurlu kahramanlar bir gün kan kılıca galip gelecektir. Ve sizlerin kanları kılıcınızdır.

Şehitlerin ve yaralıların kan çağlayanları siyonistlerin zindanların ki tutukluları acı ve elemleri bu izzetli halkın sıçrama noktasını oluşturacaktır.

'Artık saldırıya uğrayan müminlere zulme uğradıkları için cihat izni verildi.  Allah onlara yardım etmeye muhakak ki kadirdir. Onlar sırf Rabbimiz sadece Allahtır dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar'.

Kudüs işgal altındayken iman edenler hala susacak mı 

Hadi taş çocukları

Kırın siyonist zincirlerini

Gözlerinizden öpüyorum sizleri

Tek beslenme kaynağı Müslüman kanı, kendini beynini ve tüm sistemlerini Müslüman kanına şartlanmış ve kana ayarlanmış olan işgalci siyonistler katil Netanyahu, yaptıkları zulümlerin altında kalacaklar ve kan gölünde boğulacaklardır.

Musalara ve onun varislerine savaş açan firavunlar ve onun torunları boğulmaya mahkumdurlar.

Ey taş çocukları

Sizler dağlar gibi arı,dağlar gibi ulu,dağlar gibi sapasağlam imanlarınızla onur ve izzet savaşı veriyorsunuz.Değil mi ki Musa ya Sina dağında yol gösterildi.Size de Rabbim bir çıkış yolu nasip edecektir.

Siz intifadanın çocukları sizler taş atan ellerinizle hakikatin şanını tarihin alnına en derin çizgilerle yazıyorsunuz.Siyonist azgınlığa, imanlı göğsünüzle set çekmiş hakikat ümmetinin meyvelerisiniz.

Bizler utanıyoruz halimizden inanın, oysa ruhlarımız ürpermeliydi kardeşlik yükümlülüklerimizi nasıl yerine getirmeliyiz diye.

Sizin dertlerinizle dertlenmeliydik.

Acılarınızı yüreğimizde taşımalıydık. Sizin türkünüzü bayraklaştırmalıydık.

Evet Gazze de öldürülen Müslümanların acıları yüreğimize çökmüştür.

İyi bilin ki bu acılar imanla doğan ve büyüyen kutlu neslin ilk dünya idrakidir.

Ey Filistinlim sen işine bak.

Bakma bizlere, perişanlığımıza, kupkuru kınama nutuklarımıza,ucuz kahramanlıklarımıza, parçalanmışlığımıza, satılmış siyonist uşağı hoca efendilerinin kumpaslarına ve hatta Hamas’a terör örgütü diyen akıl ve idrakten yoksun ümmet düşmanı beyinlerine saman doldurulmuş saman yolluğu medya kuruluşlarına aldırma, tezeğe konan sineklere dönmüş içi boş marka Müslümanlara aldırma bunların  hesabını Allah görecektir.

Sen insanlığın türküsünü söyle siperini kaybetme, özgürlük şarkılarını çağır Gazze’nin ortasında Kudüs ün bahçelerinde

Put deviren İbrahim, kurban veren İbrahim gibi 

Değil mi ki 

Ateş bizi tanır

İbrahim e selam olsun

O bizim önderimizdir

Denizi ikiye ayıran Musa

Değil mi ki ey Gazzeli çocuk 

Su bizi tanır

Ey gözüm

Gökyüzünün sana söyleyeceğini bende biliyim

Bileyim ki sancılarınızı kalbimde dindireyim.

Bağrı yanık anaların yıldız kesmiş ağıtlarından gönderin ki Kudüs ün acılarını yüreğimizde hissedelim.

Miraç hasretlerine tutulalım.

Direniş olsun, ruh olsun, diriliş olsun.

Biz adeta dilimizi yuttuk Gazze nin viranelerin de unuttuk sizleri,affedin bizleri. Kendimizi dünyalık lezzetler cennetinde unuttuk,donan taş kesilmiş hayatta üşüyoruz hep.

Buralarda güneş dondu çarşaflara düşen uykular derin mi derin

Ey iki gözüm Gazze’lim, kan gölünde boğulan rüyalar bizim

Dönüp ölüme tebessüm etmeyi sizlerden öğrendik sizlerden gördük bir nar çiçeği gibi dalından koparılışını gencecik çocukların.

Sevinçlerine el konulmuş, kuşlarına kurşun sıkılmış, toprakların taş çocukları, Kudüs’ün kara sevdaları.

Hangi duvarlara hangi evlere hangi kalplere hangi gözyaşlarına yazsam sizleri

Sevdan

Aşkın

Ellerin

Ve gözlerin dünyanın onuru güzelim

Ey taş çocuklar

Ey vurulanlar

Üzerinizdeki kan lekelerini analar gözyaşlarıyla örtüyorlar.

Ey Gazze ey Kudüs bekle sıcak yağmurlarla dönecekler sana taş çocuklar.

Gazze ah Kudüs hepimizin imanı ve aşkı 

Gazze şeridindeki bir şehit anası evinin damında siyonist işgalci askerlere el hareketleriyle defolmalarını söylüyor zafer işareti yaparak.

Zafer Allah’ındır ve zafer yakındır...

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.