Sosyal Medya

Güncel

Sarıgül: Tehdit değil sitem ettim

Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ve ailesini ölümle tehdit ettiği öne sürülen eski başkan Mustafa Sarıgül iddiaları reddetti, "Kendi göreve getirdiğim adamı niye tehdit edeyim? Ben olsa olsa Hayri'ye sitem ederim" dedi.



Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ile eşi ve çocuklarının ölümle tehdit iddia edilen ve bu konuda savcıya ifade veren eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, "Hak etmediğim iddialarla karşı karşıya kaldım. Bütün davalardan takipsizlik kararı çıktı. Benim açımdan mesele bitmiştir" dedi. 

Sarıgül, Hürriyet gazetesinden Ahmet Hakan'a verdiği röportajda, İnönü'nün eşinin gündeme taşıdığı tehdit iddialarına karşı kendini şu sözlerle savundu: 

"Hiçbir şekilde sevgili Hayri'yi benim ya da bir başkasının tehdit etmesi söz konusu değildir. Nitekim Genel Başkanımızın huzurunda bunlar kendisine soruldu. O da böyle bir şeyin olmadığını söyledi. Ben hayatım boyunca kimseyi tehdit etmedim. Niye tehdit edeyim? Kendi göreve getirdiğim adamı niye tehdit edeyim? Ben olsa olsa Hayri'ye sitem ederim. Bu müdürleri niye görevden alıyorsun" 

Sarıgül İnönü'nün ABD'deki çocuklarını korkutması için mafyayla anlaştığı yönündeki suçlamalara ise şu yanıtı verdi:

"Amerika'ya gideceğim, onu yapacağım, bunu yapacağım... Böyle bir şey olabilir mi? Amerika'ya on bin doların dışında para sokulamaz. Bunlar deli saçması suçlamalar. Bunlara çocuklar bile güler."

'Görevden almaları içime sindiremedim'

Sarıgül tek sorunun kendisinin göreve getirdiği müdürlerin bir gecede İnönü tarafından görevden alınması olduğunu söyledi: 

"Sevgili Hayri İnönü benim belediye meclis üyemdi, benim bütçe plan komisyonu üyemdi. Beş yıllık süreçte denetleme komisyonu üyeliği yaptı, belediyemizin yan şirketinde görev yaptı. Bu süreçte en ufak bir negatif olayını görmedim. Projelerimin tamamına onay veren, bir tanesine bile hayır demeyen arkadaşımdı. Bütün yurtdışı gezilerime katıldı... Bir baktık ki bir gecede benim on beş yıl beraber çalıştığım, son derece başarılı olmuş arkadaşlarımın 15'ini birden görevden aldı. Ben 'Hayri, bunlar başarılı insanlar, bu çocukları görevden almanın anlamı yok. Alacaksan bile birini al, bekle, sonra diğerini al. Bunu yaparken belediye meclis üyeleriyle konuş, onların onayını al' dedim. Söylediğim sadece bu."

Sarıgül, başkanlığı bırakmasına rağmen vesayetini sürdürme çabasında olduğu ve perde arkasından belediyeyi yönetmek istediği iddialarını ise şöyle yanıtladı: 

"Ne diyeyim; üzülüyorum. Böyle bir şey yok. Aslında buradaki kabahat Hayri'nin değil... Koltuğun, koltuğun... Koltuk insanları bir şekilde değiştirebiliyormuş. Ben şahsen Hayri'den böyle bir şey beklemezdim. Ben Hayri'den bireysel bir talepte mi bulunmuşum? 'Şuranın ruhsatını ver' mi demişim? Ben sadece çalışma arkadaşlarımın o şekilde görevden alınmasını içime sindiremedim."

'O görüntüler montaj'

Mahkemeye taşınan kavganın odağındaki bir başka isim de, o dönem İnönü'nün yardımcılığını yapan Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül. 

Sarıgül, sosyal medyada Şişli Belediyesi'nde bir meclis toplantısı sırasında Emir Sarıgül’ün Hayri İnönü'ye küfür ettiği yolundaki görüntülere ilişkin olarak ise, "Ona çok üzüldüm. Hemen Emir'i çağırdım. Konuştum. ‘Baba hiç öyle bir şey yok, hiç küfür etmedim. Ben sadece şöyle bir baktım, bakmakta da haklıyım, o bize haksızlık yaptı’ dedi" ifadelerini kullandı.

Görüntülerin montaj olduğunu savunan Sarıgül şöyle dedi:

"Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden ses uzmanı bir hoca bunu inceledi. Bu hoca, aynı zamanda adliyelerde bilirkişi olarak görev yapıyor. İnceledi, bunun bir montaj olduğuna karar verdi. Ayrıca yine adliyelerde bilirkişi olarak görev yapan bir başka uzman da aynı sonuca vardı. Yani, resmi kurumlarca bu görüntülerin montaj olduğu tespit edildi. Bu raporlar bize geldi."

'Zorla istifa mektubu yazdırma' iddiasına yanıt yok

Taraflar arasında bir başka tartışma ise, Sarıgül'ün İnönü'ye tehdit yoluyla istifa mektubu yazdırdığı yönünde. 

İnönü, savcılığa verdiği ifadede Ankara'da Sarıgül'ün evinde geçen olayı şöyle anlatmıştı: 

"Karşılıklı çay içtik. Sarıgül ‘Bana çok pahalıya mal oldunuz. 750 bin dolara New York’ta kiralık mafya tuttum. Senin, eşinin, çocuklarının ve yakınlarının kemiklerini kimse bulamayacak’ dedikten sonra çocuklarımın Detroit’teki işyerlerinin adreslerini gösterdi. Beni ve ailemizi takip ettirdiğini anladım. Çok korktum. Sarıgül, eline kâğıt kalem aldı. ‘Şişli Kaymakamlığı’na hitaben rahatsızlığım sebebiyle yarın itibariyle istifa ediyorum, diye yazıp imzalayacaksın’ dedi. Ben de ‘27 Aralık’ta oğlum evleniyor. Hiç olmazsa nikâhını kıydıktan sonra istifa etmiş olayım’ dedim. Kabul etti. Söylediklerini yazıp 5 Ocak itibariyle istifa ettiğimi yazıp imzaladım."

Sarıgül röportajda bu iddiaya net bir yanıt vermedi, "Bunlar kamuoyunda yeteri kadar tartışıldı. İnanın bu sorulara muhatap olmaktan dolayı çok üzgünüm. Bunları artık geride bırakmak istiyorum. Neden ısrar ediyorsunuz?" dedi.

Söz konusu mektubun daha sonra Şişli'deki kavgada arabulucuk yapması için görevlendirilen CHP Milletvekili İlhan Özkes tarafından yakıldığı öne sürülmüştü.

'Danışmana dayak olayı'

Sarıgül, kamera görüntüleri ortaya çıkan Hayri İnönü'nün bir danışmanının belediye koridorlarında dövüldüğü olayın ise belediyeyle ilgili olmadığını söyledi: 

"Ben konunun dışındayım, ama bana gelen bilgilere göre bu olayın belediyeyle ya da belediye meclis üyeleriyle uzak yakın alakası yok. Savcılıkta da bu konu soruldu. Bu konu tamamen Kent Konseyi toplantısında olan bir olay. Belediyenin bir salonunda "Kent Konseyi" toplantısı yapılıyor, dernek başkanları kendi aralarında tartışıyorlar, tartışma koridora taşıyor. O toplantı diyelim ki Lütfi Kırdar'da yapılmış olsaydı, oranın koridorlarına taşmış olacaktı. Olay belediye içinde olduğu için çarpıtılarak aktarılıyor."

Eski Başkan, oğlunun da bu olayla hiç ilgisinin olmadığını savundu.

Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ile eşi ve çocuklarının ölümle tehdit iddia edilen ve bu konuda savcıya ifade veren eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, "Hak etmediğim iddialarla karşı karşıya kaldım. Bütün davalardan takipsizlik kararı çıktı. Benim açımdan mesele bitmiştir" dedi. 

Sarıgül, Hürriyet gazetesinden Ahmet Hakan'a verdiği röportajda, İnönü'nün eşinin gündeme taşıdığı tehdit iddialarına karşı kendini şu sözlerle savundu: 

"Hiçbir şekilde sevgili Hayri'yi benim ya da bir başkasının tehdit etmesi söz konusu değildir. Nitekim Genel Başkanımızın huzurunda bunlar kendisine soruldu. O da böyle bir şeyin olmadığını söyledi. Ben hayatım boyunca kimseyi tehdit etmedim. Niye tehdit edeyim? Kendi göreve getirdiğim adamı niye tehdit edeyim? Ben olsa olsa Hayri'ye sitem ederim. Bu müdürleri niye görevden alıyorsun" 

Sarıgül İnönü'nün ABD'deki çocuklarını korkutması için mafyayla anlaştığı yönündeki suçlamalara ise şu yanıtı verdi:

"Amerika'ya gideceğim, onu yapacağım, bunu yapacağım... Böyle bir şey olabilir mi? Amerika'ya on bin doların dışında para sokulamaz. Bunlar deli saçması suçlamalar. Bunlara çocuklar bile güler."

'Görevden almaları içime sindiremedim'

Sarıgül tek sorunun kendisinin göreve getirdiği müdürlerin bir gecede İnönü tarafından görevden alınması olduğunu söyledi: 

"Sevgili Hayri İnönü benim belediye meclis üyemdi, benim bütçe plan komisyonu üyemdi. Beş yıllık süreçte denetleme komisyonu üyeliği yaptı, belediyemizin yan şirketinde görev yaptı. Bu süreçte en ufak bir negatif olayını görmedim. Projelerimin tamamına onay veren, bir tanesine bile hayır demeyen arkadaşımdı. Bütün yurtdışı gezilerime katıldı... Bir baktık ki bir gecede benim on beş yıl beraber çalıştığım, son derece başarılı olmuş arkadaşlarımın 15'ini birden görevden aldı. Ben 'Hayri, bunlar başarılı insanlar, bu çocukları görevden almanın anlamı yok. Alacaksan bile birini al, bekle, sonra diğerini al. Bunu yaparken belediye meclis üyeleriyle konuş, onların onayını al' dedim. Söylediğim sadece bu."

Sarıgül, başkanlığı bırakmasına rağmen vesayetini sürdürme çabasında olduğu ve perde arkasından belediyeyi yönetmek istediği iddialarını ise şöyle yanıtladı: 

"Ne diyeyim; üzülüyorum. Böyle bir şey yok. Aslında buradaki kabahat Hayri'nin değil... Koltuğun, koltuğun... Koltuk insanları bir şekilde değiştirebiliyormuş. Ben şahsen Hayri'den böyle bir şey beklemezdim. Ben Hayri'den bireysel bir talepte mi bulunmuşum? 'Şuranın ruhsatını ver' mi demişim? Ben sadece çalışma arkadaşlarımın o şekilde görevden alınmasını içime sindiremedim."

'O görüntüler montaj'

Mahkemeye taşınan kavganın odağındaki bir başka isim de, o dönem İnönü'nün yardımcılığını yapan Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül. 

Sarıgül, sosyal medyada Şişli Belediyesi'nde bir meclis toplantısı sırasında Emir Sarıgül’ün Hayri İnönü'ye küfür ettiği yolundaki görüntülere ilişkin olarak ise, "Ona çok üzüldüm. Hemen Emir'i çağırdım. Konuştum. ‘Baba hiç öyle bir şey yok, hiç küfür etmedim. Ben sadece şöyle bir baktım, bakmakta da haklıyım, o bize haksızlık yaptı’ dedi" ifadelerini kullandı.

Görüntülerin montaj olduğunu savunan Sarıgül şöyle dedi:

"Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden ses uzmanı bir hoca bunu inceledi. Bu hoca, aynı zamanda adliyelerde bilirkişi olarak görev yapıyor. İnceledi, bunun bir montaj olduğuna karar verdi. Ayrıca yine adliyelerde bilirkişi olarak görev yapan bir başka uzman da aynı sonuca vardı. Yani, resmi kurumlarca bu görüntülerin montaj olduğu tespit edildi. Bu raporlar bize geldi."

'Zorla istifa mektubu yazdırma' iddiasına yanıt yok

Taraflar arasında bir başka tartışma ise, Sarıgül'ün İnönü'ye tehdit yoluyla istifa mektubu yazdırdığı yönünde. 

İnönü, savcılığa verdiği ifadede Ankara'da Sarıgül'ün evinde geçen olayı şöyle anlatmıştı: 

"Karşılıklı çay içtik. Sarıgül ‘Bana çok pahalıya mal oldunuz. 750 bin dolara New York’ta kiralık mafya tuttum. Senin, eşinin, çocuklarının ve yakınlarının kemiklerini kimse bulamayacak’ dedikten sonra çocuklarımın Detroit’teki işyerlerinin adreslerini gösterdi. Beni ve ailemizi takip ettirdiğini anladım. Çok korktum. Sarıgül, eline kâğıt kalem aldı. ‘Şişli Kaymakamlığı’na hitaben rahatsızlığım sebebiyle yarın itibariyle istifa ediyorum, diye yazıp imzalayacaksın’ dedi. Ben de ‘27 Aralık’ta oğlum evleniyor. Hiç olmazsa nikâhını kıydıktan sonra istifa etmiş olayım’ dedim. Kabul etti. Söylediklerini yazıp 5 Ocak itibariyle istifa ettiğimi yazıp imzaladım."

Sarıgül röportajda bu iddiaya net bir yanıt vermedi, "Bunlar kamuoyunda yeteri kadar tartışıldı. İnanın bu sorulara muhatap olmaktan dolayı çok üzgünüm. Bunları artık geride bırakmak istiyorum. Neden ısrar ediyorsunuz?" dedi.

Söz konusu mektubun daha sonra Şişli'deki kavgada arabulucuk yapması için görevlendirilen CHP Milletvekili İlhan Özkes tarafından yakıldığı öne sürülmüştü.

'Danışmana dayak olayı'

Sarıgül, kamera görüntüleri ortaya çıkan Hayri İnönü'nün bir danışmanının belediye koridorlarında dövüldüğü olayın ise belediyeyle ilgili olmadığını söyledi: 

"Ben konunun dışındayım, ama bana gelen bilgilere göre bu olayın belediyeyle ya da belediye meclis üyeleriyle uzak yakın alakası yok. Savcılıkta da bu konu soruldu. Bu konu tamamen Kent Konseyi toplantısında olan bir olay. Belediyenin bir salonunda "Kent Konseyi" toplantısı yapılıyor, dernek başkanları kendi aralarında tartışıyorlar, tartışma koridora taşıyor. O toplantı diyelim ki Lütfi Kırdar'da yapılmış olsaydı, oranın koridorlarına taşmış olacaktı. Olay belediye içinde olduğu için çarpıtılarak aktarılıyor."

Eski Başkan, oğlunun da bu olayla hiç ilgisinin olmadığını savundu.

Kaynak: Hürriyet

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM