Yaşam
'İstanbul'a Londra formülü uygulanabilir'
Avrupa Güvenli Ulaşım Konseyi Başkanı Antonio Avenoso, İstanbul trafiğini Al Jazeera için gözlemledi: Sürücüler agresif, Londra gibi şehir merkezine giriş ücreti uygulanırsa trafik yoğunluğu azalabilir.
Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Birliği üyesi ülkelere yol güvenliğiyle ilgili danışmanlık hizmeti veren Avrupa Güvenli Ulaşım Konseyi'nin (ETSC) Başkanı Antonio Avenoso, Uluslararası PRAISE Karayolu Güvenliği Semineri için geldiği İstanbul'da Al Jazeera'nın sorularını yanıtladı. Harbiye ile Sultanahmet arasında araçla yolculuk yaptığımız Avenoso, İstanbul trafiği ile ilgili gözlemlerini aktardı.
Türkiye'de Avrupa ülkelerinde olduğu gibi emniyet kemeri, hız kontrolü ve kamera sistemlerinin yaygın olarak kullanılması gerektiğini söyleyen Avenoso, yol güzergahında gördüğü aksaklıkları, kural hatalarını şöyle değerlendirdi:
“Emniyet kemeri kullanımı Avrupa’nın çok gerisinde görünüyor. Araç kullanırken çok fazla cep telefonu kullanan sürücü görüyorum. Bu görüntü inanılır gibi değil. Motor açıldığında cep telefonu kapanır. Kural budur. Bir motosiklet kullanıcısı gördüm başında kask yoktu, önüne de çocuğunu oturtmuş. Çok şaşırtıcı. Sürücülerin çok agresif araç kullandığını da görüyorum”
İstanbul’un Avrupa başkentleri ile kıyaslandığında, trafik ve yol güvenliği konusunda geride kaldığını söyleyen Avenoso, trafik yoğunluğunun da kendisini şaşırtmadığını söylüyor.
Avenoso, “Avrupa’da da büyük şehirlerde yoğun saatler oluyor. Özellikle Londra bu konuda İstanbul’a benziyor. Londra'da şehir merkezine özel araç ile giriş yapmak ücrete tabi. İstanbul’da da benzer bir uygulamayla bu yoğunluğun nispeten önüne geçilebilir” dedi.
İstanbul'da toplu taşımanın teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Avenoso, bisiklet kullanımının düşük olduğunu gözlemlediğini, Avrupa’nın birçok yerinde güvenli bisiklet kullanılabilen yolların olduğunu söyleyerek, kısa mesafeler için de yürünmesi gerektiğini anlatıyor.
"Türkiye, AB'nin gerisinde"
Avenoso, AB genelinde trafik kazası sonucu ölüm sayısının, 2001’de 50 bin civarındayken , 2013 sonunda 26 binlere kadar gerilediğini, 2020 hedeflerinin ise ölüm oranlarını yüzde 50 azaltmak olduğunu anlattı. Avrupa’da trafik kazası kurbanlarının yüzde 50’sinin, mesleği sürücülük olmayan ancak işe gidip gelirken araç kullanan kişiler olduğuna da dikkat çeken Avenoso'ya göre, Türkiye ‘yol güvenliği’ konusunda Avrupa Birliği’nin gerisinde:
“Sadece trafik kazası sayıları ya da olay yerindeki ölüm sayıları da hesaplamalarda yeterli değil. Hastanelere yansıyan ve trafik kazaları sonucu meydana gelen kazalara bağlı ölü ve yaralı sayılarını da bilmek gerekli. Yine de Türkiye’nin gelişmekte olduğunu, bu konuda da iyileştirme çalışmalarının olduğunu biliyoruz. Avrupa Birliği’nin hedefi var. Önlenebilir kaza oranını minimuma çekmek. Türkiye’nin de benzer hedefi olmalı. Burada siyasi irade çok önemli. Kamu idarecilerinin yol güvenliği konusuna ciddi şekilde eğilmesi gerek. Sorunla nasıl mücadele ettiğiniz buna bağlı.”
Avrupa’da büyük firmaların öncülüğünde işyerlerinin çalışanlarına ‘yol güvenliği’ eğitimi verdiğini vurgulayan Avenoso, “İşyerleri anahtar rol oynuyor. Yol güvenliğinde eğitimli bir çalışan ailesini ve yakın çevresini de eğitiyor. Dolayısıyla zincirleme olarak eğitilen birey sayısını artıyor ve kaza riski düşüyor. İşyeri de büyük maliyetlerden kurtuluyor." diyor.
YILDA 1 MİLYON KİŞİ ÖLÜYOR
Kaynak: Al Jazeera

Henüz yorum yapılmamış.