Sosyal Medya

Güncel

Türkiye'nin cezalı şehirleri

Merkezi hükümete isyan ettiği için cezalandırılıp yatırım yapılmayan ve kara listeye alınan şehirlerimizi biliyor musunuz?



Prof. Dr. Ekrem BuÄŸra Ekinci

Batı hukuk tarihinde, çocuklar ve deliler fiillerinden dolayı cezalandırıldığı gibi; ölülere, hayvanlara, hatta cansız varlıklara ceza verildiÄŸi olurdu.

Daha da garibi, bir savaÅŸ kaybedildiÄŸi zaman, silahlara ceza verilirdi. Toplar, zincirlenir; kılıçlar, pantolonun içine sokulurdu. Cansızların cezalandırılması geleneÄŸine, cezalı ÅŸehirlerle biz de katkıda bulunmuÅŸuzdur.

Çoklarından “bu vilâyet cezalı”; “ÅŸu kasaba cezalı” diye duyarsınız. Konya, Bursa, Yozgat,Bilecik, Kütahya, KırÅŸehir, MaraÅŸ, Rize, Tunceli, Düzce, Zile, Menemen gibi ÅŸehirlerin ismi bu meyanda anılır.

Fransa ihtilâlinden sonra, kralcılara destek veren Vendée gibi ÅŸehirler, kara listeye alınmıştı. Bundan ilham alan bizimkilerin de, cezalı ÅŸehirler listesi hazırladığı kanaati halk arasında hâkimdir. haber7Bu ÅŸehirlerin büyük kısmı, merkezî hükümete karşı isyan veya dikbaÅŸlılık sebebiyle kara listeye alınmış; mesul görülenler, Ä°stiklâl Mahkemeleri vasıtasıyla sindirilmiÅŸ; ÅŸehirler de yatırımlar engellenerek cezalandırılmıştır. Ancak bu bilgilerin çoÄŸu rivayetlere, hatta ÅŸehir efsanelerine dayalıdır.

Åžehre sırtı dönük heykel

ÇapanoÄŸlu isyanları sebebiyle Ankara’yı çok uÄŸraÅŸtıran Yozgat, rivayete göre bir ziyaretinde halk zamanın reisicumhurunu protesto ettiÄŸi ve heykel yaptırmadığı için kara listeye alınmış; hiçbir yatırım yapılmadığı gibi; yol üzerinde olmasına raÄŸmen demiryolu bile geçirilmemiÅŸtir. Nitekim Ankara-Sivas demiryolu, arazi müsait olduÄŸu halde, Yerköy’den Kayseri’ye iner; sonra tekrar yukarıya çıkarak Sivas’a ulaşır. Yozgat, bugün bile milliyetçiliÄŸin kalesidir.

KONYA

Ä°ki defa patlak veren ve zor bastırılan Konya isyanı, bu ÅŸehrin kara listeye alınmasına sebebiyet vermiÅŸtir. Türkiye’nin en büyük vilâyeti Konya’da bulunmazken; Konya’nın kazâsı kadar ÅŸehirlerde sivil havaalanı vardır. Üstelik Konya’da devlete ait fabrika yok denecek kadar azdır. Yani devletten yeterince destek alamamıştır. Bugün bile Konya’daki fabrikaların tamamı hususi sektöre aittir. SaÄŸ iktidarlar da, zaten Konya çantada keklik diyerek yatırım yapmamıştır. Yani Konya, Bursa gibi, kendi kendine zengin olmuÅŸtur. Ayrıca Konya’daki heykelin yüzünün istasyona, sırtının ise ÅŸehre dönük oluÅŸu, bazılarınca Atatürk’ün ÅŸehre küskünlüÄŸü olarak tefsir edilmiÅŸtir.

TUNCELÄ°, RÄ°ZE VE MARAÅž

Rize ve MaraÅŸ gibi ÅŸehirler, ÅŸapka inkılâbına isyan (1925) sebebiyle kara listededir. Hatta Hamidiye zırhlısı, bu sebeple Rize’yi bombardıman etmiÅŸtir. Birkaç esrarkeÅŸin Kubilay’ı öldürmesi ÅŸeklinde vuku bulan Menemen hâdisesinde (1930), kayıtsız kaldığı düÅŸünülen halkın sürgünü bile akıldan geçmiÅŸtir. Tunceli ve Palu, malum isyanlar sebebiyle mimlidir.

KÜTAHYA

Tek sebep isyanlar deÄŸildir. Denir ki Kütahya, Yunan Harbi sırasında büyük bir maÄŸlubiyete sahne olduÄŸu için kara listeye alınmış; bütün yatırımlar, Kütahya’dan çok küçük olan EskiÅŸehir’e kaydırılmıştır. Böylece, eski bir eyâlet merkezi olan Kütahya sönerken; EskiÅŸehir, onu defalarca katlamıştır. Isparta, NurculuÄŸun merkezi olarak görüldüÄŸü için, kara listede iken; Demirel sayesinde zincirini kırmıştır.

Bizi köy de yapsanız...

Güyâ reisicumhurun Kayseri’ye 1930’daki ziyaretinde, imam-müezzin maaÅŸlarının çok düÅŸük olduÄŸundan ÅŸikâyet eden müftü Kızıklı Kasım Hoca’ya, “Sizin peygamberiniz, namaz kıldırırdı, maaÅŸ mı alırdı?” diye sorduÄŸunda, “Bizim peygamberimiz devlet idare ederdi; maaÅŸ mı alırdı?” diye cevap vermesi, infiale sebep olmuÅŸ; Kayseri kara listeye alınmıştır. Kayserililer, 4 sene sonraki geliÅŸinde Atatürk’ün çok beÄŸendiÄŸi bir heykel dikerek ve Anıtkabir’in taÅŸlarını taşıyarak kendilerini affettirdiler. Åžehir, bez ve tayyare fabrikasına kavuÅŸtu.

BURSA NASIL LÄ°STEYE ALINDI?

Bursa’nın kara listeye alınmasını Rıza Nur hikâye ediyor. Rivayete göre, 1930’da Mudanya iskelesine doÄŸru giden çok sayıda otomobilin hikmetini soran Atatürk, “Kaplıcaya gelen meÅŸâyıhdan Esad Efendi’yi karşılamaya gidenlermiÅŸ”cevabını alınca; “Beni karşılamaya bu kadar araba gelmedi” diyerek üzüntüsünü belli ediyor. Esad Hoca ve ailesi kabahatin cezasını, ertesi sene vuku bulan Menemen hâdisesi vesilesiyle öderken; Bursa, baÅŸta demiryolu olmak üzere devlet yatırımlarından mahrum kalmıştır.

OsmanoÄŸulları’nın anavatanı Bilecik, Yunan iÅŸgali sırasında tamamen yanmıştı. Derler ki, yeniden kurulurken, Ankara, yeni ÅŸehrin istasyon yakınında olmasını istemiÅŸ; halk ise buradaki tarlalar yerine, bir tepe yamacına kurulmasını tercih edince, ipler kopmuÅŸtu. Kiğı, Åžebinkarahisar gibi ÅŸehirler ise, zelzele veya yangın sebebiyle yıldızı sönmüÅŸ ÅŸehirlerdendir. Ä°ki büyük ÅŸehir arasında kaldığı için geliÅŸemeyen bazı ÅŸehirler ise, bu geri kalmışlığı, cezalı olmaya baÄŸlar.

KırÅŸehir, 1954 seçimlerinde reylerin tamamını Millet Partisi kurucusu olan hemÅŸehrisi Osman Bölükbaşı’na verdiÄŸi için kazâ hâline getirildi; üstelik vilâyet yapılan eski kazâsı NevÅŸehir’e baÄŸlandı. Bunun üzerine KırÅŸehirliler, DP idaresine “Bizi köy de yapsanız, Osman’ı muhtar seçeriz” diye telgraf göndermiÅŸti. Ankara, hatasını çabuk anlamış; KırÅŸehir, 1957’de tekrar vilâyet hâline getirilirken, bu iÅŸten NevÅŸehir, kazançlı çıkmıştır.

“Ä°stanbul’a bu küskünlüÄŸünüz niye?”



Yunan Harbi esnasında Ä°stanbul-Ankara arasındaki gergin hava, inkılâptan sonra da devam etti. Ankara’nın baÅŸÅŸehir yapılması, bazılarında hayal kırıklığına sebep oldu. Hatta, meÅŸhur muhalif GümüÅŸhane Mebusu Zeki Bey “Ä°stanbul’a bu küskünlüÄŸünüz niye?” diye baÅŸlayan bir konuÅŸma yaptı. Ankara’nın baÅŸÅŸehir olmasının esas sebebi, Ä°stanbul’un muhalif tavrı ve Anadolu’nun bundan çekinmesinden ziyade, Lozan AnlaÅŸması ile Ä°stanbul’un bir bakıma milletlerarası idareye verilmesidir. Ä°ki ÅŸehrin birbirine soÄŸukluÄŸu bir müddet devam etti. Ä°stanbul gazeteleri Ankara’yı küçümsemeye devam etti. 1925’te Åžeyh Said hâdisesi vesilesiyle çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu ile bu gazeteciler tevkif edilerek hizaya getirildi. Ä°stanbul basını susturuldu. Bundan sonra iki ÅŸehir arasındaki münasebetler düzeldi. Öyle ki ÅŸehir meclisi, ÅŸehrin adının Kemalkent olarak deÄŸiÅŸtirilmesini bile teklif etti. haber7Reisicumhur bile gitmeye çekindiÄŸi bu ÅŸehre, ilk defa 1927 senesinde gitme imkânı buldu ve bir daha da merasimler haricinde ayrılmadı. Sosyal hayattan mahrum mütevazı Ankara’ya; gençliÄŸini geçirdiÄŸi canlı ve eÄŸlenceli Ä°stanbul’u; Çankaya’daki basit baÄŸ evine de, Dolmabahçe Sarayı’nı haklı olarak tercih etti. Buna raÄŸmen bozkırda Alman ÅŸehirlerine benzer mamur, fakat soÄŸuk bir ÅŸehir inÅŸa edilirken; eski payitahta bunun binde biri yatırım yapılmadığı için, Ä°stanbul büyükçe bir köy hâline dönü

Prof. Dr. Ekrem BuÄŸra Ekinci

http://www.haber7.com/tarih-ve-fikir/haber/1199676-turkiyenin-cezali-sehirleri

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.