Sosyal Medya

Yaşam

14 polis mahkemeye sevk edildi

Gülen Cemaati'ne yönelik iki ayrı soruşturmada gözaltına alınan polislerden 22'sinin savcılık sorgusu tamamlandı. Polislerden sekizi serbest bırakılırken 14'ü tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi. Gözaltındaki 75 polis daha adliyeye sevk edildi.



İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde "yasadışı dinleme" soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 22 polis, soruşturmayı yürüten Okan Özsoy ile savcılar Gökalp Kürkçü, Cumali Karakütük ve Yusuf Hakkı Doğan'a ifade verdi. 

İfade işlemlerinin ardından polislerden 14'ü tutuklanmaları istemiyle nöbetçi 1. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Diğer sekiz şüpheli ise serbest bırakıldı. 

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan polislerden ikisi çarşamba günü sorgularının ardından serbest bırakılmıştı.

Terörle Mücadele Şubesi'nde gözaltında bulunan 75 polisin tamamı adliyeye sevk edildi. 

Organize Şube'de bulunan polislerin de bugün içinde adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. 

Gözaltına alınanların sayısı 115'e çıktı

"Casusluk" ve "yasadışı dinleme" soruşturmaları kapsamında haklarında gözaltı ve yakalama kararı olmasına rağmen bulunamayan Emniyet Müdürü Halil K. ile Emniyet Amiri İsmail A, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne geldi.

Operasyon kapsamında haklarında gözaltı ve yakalama kararı bulunan 115 emniyet görevlisinden 106'sı iki gün önce gözaltına alınmış, dokuzu ise bulunamamıştı. Perşembe öğle saatlerinde ilk olarak beş, sonra da iki emniyet görevlisi emniyete teslim oldu. 

Haklarında gözaltı ve yakalama kararı olmasına rağmen bulunamayan Emniyet Müdürü Mehmet Y. ve Başkomiser Fatih T.'nin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan dosyanın dışında "bilgi sızdırdıkları" iddiasıyla Emniyet Müdürlüğü'nün güvenliğinden sorumlu iki emniyet personeli de gözaltına alındı. Dolayısıyla operasyonda haklarında yakalama kararı çıkarılanların toplam sayısı 117'ye, gözaltına alınanların sayısı 115'e yükseldi.

Emniyette susacaklar

Öte yandan, gözaltına alınan bir emniyet görevlisinin adının hem Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü hem de Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü bünyesinde hazırlanan dosyada geçtiği ortaya çıktı.

Bazı rütbeli polisler emniyet sorgusunda susma haklarını kullanacak. Bu polislerden biri de İstanbul İstihbarat Şubesi'nin eski müdürü Ali Fuat Yılmazer. Yılmazer ikinci kez sağlık kontrolüne götürülürken kelepçe takılmasına tepki göstermiş, polislerle tartışmıştı.

"Kime casusluk yapacağız? Bu vatanın evladıyız"

Gülen Cemaati’ne yönelik operasyon kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan İstanbul İstihbarat Şubesi'nin eski müdürü Erol Demirhan, Avukat Hüseyin Ataol eşliğinde Vatan Caddesi'ndeki emniyete teslim olan isimler arasında.

Erol Demirhan, “Kaçacak herhangi bir suç işlemedik. Yaptığımız her işlem kanunlar, mevzuatlar çerçevesinde olmuştur. Hâkim kararı alarak yaptık. İstihbari dinlemeler ruhuna uygun olarak, hâkim kararı ve mevzuatlar çerçevesinde yapılmak zorundadır. Başka türlü bir işlem yapma imkânı da yoktur" dedi.

Demirhan “casusluk” suçlamalarıyla ilgili ise, “Biz Anadolu çocuğuyuz, kime casusluk yapacağız, bu vatanın evladıyız. Biz her şeyi kanunlar çerçevesinde yaptık. Böyle bir şey yapılmış olsa MİT var, bunu ortaya koyar. Şu anda casusluk yaptığımızla alakalı en ufak bir iddia yok. Usulsüz dinleme olduğunu iddia ediyorlar. Adli dinlemelerle istihbari dinlemeleri hâkimler ayırt edeceklerdir. Biz usulsüz dinleme yapmadık. En az üç, dört aşamalı kontrol mekanizmasından sonra oluşan işlemlerdir” diye konuştu.

Demirhan, bakanların ve milletvekillerinin dinlendiği iddiasına “Kesinlikle böyle bir şey yapmadık" diye karşılık verdi.

"Hiçbir tutukluya kelepçeyi tasvip etmedik"

Erol Demirhan, Ergenekon davası sürecindeki tutuklamalar hatırlatılınca, “Ergenekon sürecinde hiçbir tutukluya kelepçe vurulmasını tasvip etmedik. Kimseye de kelepçe vurulmadı. Ergenekon sanıklarını her biri emniyetten ayrıldıktan sonra emniyet teşkilatına teşekkür etti. Emniyet teşkilatını tanıma fırsatı buldular. Bu kadar nazik, bu kadar centilmen ve bu kadar hukuka uygun bir teşkilatı ilk defa görmüş oldular" dedi.

Aynı operasyonda gözaltına alınan İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ile bazı sanıkların avukatı Hüseyin Ataol ise operasyonlarla “cadı avı” süreci başlatıldığını savundu. "Siyasi vesayetin altındaki hukuk operasyonuyla, emniyet camiasında ciddi bir tasfiyenin, depremin yapılmak istendiğine şahit olmaktayız" dedi.

MİT krizinden sonra görevden alındı

Erol Demirhan'ı emniyete eşi ve babası uğurladı.

Demirhan, Ali Fuat Yılmazer'in ardından İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olarak atandı. 'Selam örgütü' soruşturmasının yanı sıra 'KCK soruşturması' ve 'DHKP-C avukatlar' soruşturmasını yürüttü. Ancak 7 Şubat 2012'deki MİT krizi sonrası bu görevden alınarak Ankara'da başka bir göreve atandı.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM