Abdulaziz Tantik: Varlığın Teminatı ve Olgunlaşmanın Anahtarı: Fark Kavramı
Giriş: Biricikliğin ve Algının Temeli Olarak Fark
İnsan zihninin varlığı, hayatı ve eÅŸyayı anlamlandırma çabasında üzerinde durması gereken en temel, belki de ilk kavram ‘Fark’ kavramı olmalıdır. Dünyayı algılamak, idrak etmek ve bir ÅŸuur düzeyine ulaÅŸmak, ancak farkın doÄŸasını kavramakla mümkündür. Çünkü yaratılışın özünde ‘biriciklik’ vardır; yaratılan her bir varlık, eÅŸi benzeri olmayan bir tekilliÄŸe sahiptir. Bu biriciklik, bir varlığın bir baÅŸka varlığa indirgenememesi ve dönüştürülememesi ilkesini içinde barındırır. Bu baÄŸlamda fark, sadece bir ayrım noktası deÄŸil, aynı zamanda her ÅŸeyin kendi özgünlüğünün ve biricikliÄŸinin üzerinde yükselmesinin en büyük teminatıdır.
Fark, varlığın, yaratılışın, Yaratıcı yaratılmış arasındaki ilişkinin mahiyetini ve yaşam sürecinin her aşamasında kişinin olgunlaşmasına ve meseleleri doğru algılamasına, idrak etmesine ve şuurlu bir zeminde anlamlandırmasına zemin oluşturur. Farkın fark edilmesi, varlığın ne ise o olarak varlık kazandığı zemini doğru anlamaya da imkân sağlar.
Ontolojik ve Epistemik Düzlemde Fark
Fark kavramının ilk ve en sarsılmaz alanı ‘Ontolojiktir’. Bu, Yaratıcı ile yaratılan arasındaki mutlak ve kategorik farkı ifade eder. Yaratıcı tek ve biricikken, yaratılmış varlıklar çoÄŸul bir karaktere sahiptir ancak bu çoÄŸulluk içinde her biri yine kendi biricikliÄŸini taşır. Ontolojik fark, asla birbirine indirgenemez bir mahiyet arz eder ve bu farkı gözetmek; insanı, tabiatı ve geleceÄŸi deÄŸerlendirirken elimizdeki en temel ölçüdür.
Bu ontolojik zeminin hemen ardından ‘Epistemik’ fark gelir. Bu, ‘ilahi bilgi’ ile ‘beÅŸeri bilgi’ arasındaki mahiyet farkıdır. İlahi bilgi hakikatin mutlak ifadesiyken, beÅŸeri bilgi doÄŸası gereÄŸi sınırlı ve eksiktir. İnsan; deney, gözlem veya akli muhakemeler yoluyla elde ettiÄŸi bilgilerle mutlak hakikate ulaÅŸamaz; ancak ilahi bilgiyi rehber edindiÄŸinde veya onun “kırıntıları” üzerinden hareket ettiÄŸinde hakikatle baÄŸ kurma ihtimali kazanır. Tarih boyunca felsefenin hakikat arayışı da bu sınırlılık içinde kalmıştır, çünkü hakikatin ne olduÄŸunu ancak ‘onun sahibi’ söyleyebilir.
Epistemik fark, kiÅŸilerin, aydınların, entelektüellerin ve felsefecilerin ya da bilim insanlarının her birinin kendi durduÄŸu yer, algıladığı zemin ve sahip olduÄŸu bilgi ile hareket ederek kendi biricikliÄŸini taşıdığı için yanılma ve doÄŸrulama payı eÅŸit mesafededir. Bu noktada kiÅŸisel zemini aÅŸarak, soyut zeminde birliÄŸi kavrayan kiÅŸiler, ortak bir duygu, düşünce ve bilgi üzerinden bazı hakikat parçalarını dile getirme imkânı kazanabilirler. Ancak hakikat ancak ilahi inayet üzere ‘gönderilmiÅŸ bilgi’ üzerinden idrake ve anlamaya konu edinebilir… Bunu unutmamak insanlığın hayrına olacaktır.
Değişimin ve Gelişimin Alanı: Ahlaki ve Sosyolojik Farklar
Ontolojik farkın aksine, ‘Ahlaki farklar’ sabit deÄŸil, devingen bir yapıya sahiptir. Bilenle bilmeyenin, günahkârla (mücrim) teslim olanın (müslim), cimriyle cömert olanın bir tutulamayacağı ahlaki bir hiyerarÅŸidir. Ancak bu fark ontolojik bir nitelik taşımaz; yani bir insan kötü halinden vazgeçip iyiliÄŸe yönelebilir, inkâr eden iman edebilir. Bu durum, ahlaki zeminde kategorik bir deÄŸiÅŸimin her zaman mümkün olduÄŸunu gösterir.
Benzer ÅŸekilde ‘Sosyolojik farklar’ da —yöneten ile yönetilen, güçlü ile zayıf, çalışan ile çalışmayan arasındaki ayrımlar— kategorik farklardır ve yer deÄŸiÅŸtirme imkânına sahiptir. EÄŸer bir fark ontolojik bir mühür taşımıyorsa, o alan her zaman deÄŸiÅŸime ve geliÅŸime açıktır. KiÅŸinin kendi gayreti ve ilahi inayetin birleÅŸmesiyle bu aÅŸamalar kat edilebilir. DeÄŸiÅŸim, kiÅŸisel çaba, gayret ve iyi niyet ile salih amele yönelik iradenin ve farkındalığın sahihliÄŸi ve samimiyeti ile ilahi inayetin varlığının teminatı üzerine temellendirilmelidir.’ Allah’ın her ÅŸeye gücü yeter’ ayeti, salt bir bilgi olarak deÄŸil, hayatın düzenlenmesindeki kilit nokta ve hiçbir ÅŸeyin ilahi kudretin dışında temerküz etme imkân ve ihtimalinin olmadığını da açıkça beyan etmiÅŸ olmalıdır.
OlgunlaÅŸma Süreci ve “Farkı Fark Etmek”
Fark, insanın kendini geliÅŸtirmesi ve Rabbiyle olan iliÅŸkisinde yükseliÅŸe geçmesi için temel bir ilke ve umut kaynağıdır. İnsan çocukluktan yaÅŸlılığa kadar her evrede farklılaşır ve bu farklılıklar içinde sistematik bir olgunlaÅŸma potansiyeli taşır. Bu yükseliÅŸ, ancak “farkı fark ederek” gerçekleÅŸebilir.
Fark etmek, iki ayrı ÅŸeyin ayırdına varmak ve onların künhüne vakıf olmaktır. Bu süreç, yöneldiÄŸimiz varlıkla “hemhal olmayı”, onunla empati kurmayı ve onu kendi mahiyeti içinde tanımayı gerektirir. Bir aÄŸacı, bir hayvanı veya bir insanı düzenli olarak gözlemlemek ve onun hallerini anlamak, insanın her hamlede yeni bir fark doÄŸurmasını ve bu farkla olgunlaÅŸmasını saÄŸlar. EÄŸer fark olmasaydı; zenginlik, ruhsal geliÅŸim, bedensel ve zihinsel ilerleme, hatta tahayyül bile mümkün olmazdı.
Nefsin Mertebeleri ve Safiyete Yolculuk
Farkın iÅŸlevselliÄŸi, nefsin olgunlaÅŸma evrelerinde en somut ÅŸekilde görülür. İnsan, kötülüğü emreden nefs-i emmare’den, kendini eleÅŸtiren ‘levvame’ye; oradan ilhama açık hale geldiÄŸi ‘mülhime’ye ve nihayet tatmin bulduÄŸu ‘mutmainne’ye geçer. Bu süreç, kulun Allah’tan razı olduÄŸu (radiye), Allah’ın da kulundan razı olduÄŸu (merdiye) ve en sonunda en saf hale ulaşılan ‘safiye’ makamına kadar uzanır. Her bir aÅŸama, bir önceki aÅŸamayı geride bırakmak deÄŸil, onu da beraberinde taşıyarak yeni bir fark düzeyine geçmektir.
Bu yolculuÄŸun ‘çileci’ tarafı bir yana ‘ÅŸuur’ üzerinden damıtılmış iliÅŸkiler ağının ruhunu samimiyet ile yoÄŸurarak yürüyüşü kemale doÄŸru taşımanın özel bir anlamı olduÄŸunu fark üzerinden anlamlandırmak mümkün olmalıdır.
Sonuç
Sonuç olarak fark, hayatın her katmanında iÅŸlevselliÄŸini sürdüren vazgeçilmez bir kavramdır. Hayvanla insan, öfkeyle merhamet, sertlikle yumuÅŸaklık arasındaki farkları kavramak, hayatı doÄŸru okuma ve ona göre hareket etme kabiliyeti kazandırır. Farkı idrak etmek, sadece bir bilgi meselesi deÄŸil, insanın kendi varlık amacına doÄŸru attığı bilinçli bir adımdır. Bu bilinçle yürüyen insan, imtihanların çeÅŸitliliÄŸini de dikkate alarak adım – adım yükseliÅŸini sürdürebilecek donanıma sahip olacaktır.
Abdülaziz TANTİK

Henüz yorum yapılmamış.