Makale
Kendin için
Konuya bir deste ayet ile girmek istiyorum:
“EÄŸer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiÅŸ olursunuz.” (İsra,7)
“Kim hidayete ererse ancak kendi nefsi için hidayete erer.” (İsra,15)
“Kim bir salih amel iÅŸlerse onu ancak kendi nefsi için iÅŸlemiÅŸ olur.” (Casiye,15)
“Kim şükrederse ancak kendi nefsi için şükretmiÅŸ olur.” (Lokman,12)
“Kim basiretli davranırsa bunun faydası yine kendine döner.” (En’am,104)
“Kim cihad ederse ancak kendi nefsi için cihad etmiÅŸ olur.” (Ankebut,6)
“Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur.” (Fatır,18)
Mevzu çok net… Oldukça sarih ve fasih bir ÅŸekilde gözlerimizin önüne serilmiÅŸ oluyor…
Kim ne yaparsa kendine yapar… Lehte ve aleyhte…
Yapageldiklerimizin ilk etkisi bizatihi kendimize… Dünyada ve ahirette…
İyilik, hidayet, salih amel, şükür, basiret, cihad, arınma adına ne varsa hepsi önce yapana döner… Ona yazılır… Dışa doÄŸru atılmış bir adım gibi görünür ama gerçekte içe yönelik bir yatırımdır…
Hidayet baÅŸkasının deÄŸil senin dünya ve ahiret ışığın olur…
Salih amelin sevabını sen amel defterine taşırsın…
Şükrün arttıkça iç huzurunun da arttığını görürsün…
Basiret zulmete yönelik Allah’ın sana sunduÄŸu bir penceredir…
Mücadele hevanın egemenliğine karşı verdiğin iç direniştir.
İyilik ilk bakışta baÅŸkasına, aslında kiÅŸinin kendisinedir…
KuÅŸkusuz Allah Samed’dir… Kulun ibadetine, mücadelesine, fedakârlığına ihtiyacı yoktur…
Dolayısıyla her türlü iyilik, hayır, erdem, ibadet, güzellik kiÅŸinin kendini kurtarma giriÅŸimidir…
Yaptığımız tüm amel, eylem, iÅŸ ve uÄŸraÅŸlar yalnızca kendi geleceÄŸimiz içindir, Allah bizden müstaÄŸnidir…
Evet, iÅŸleyegeldiÄŸimiz her salih amel, insanın kendi iç dağınıklığını toplama, ruhunu toparlama disiplinidir yoksa Allah’ın muhtaç olduÄŸu bir beklenti deÄŸildir…
Biz öncelikle kendi iç dünyamızdaki zulüm, zulmet ve zilleti aÅŸmak durumundayız… Kendi karanlığımızı, kasvet ve katılığımızı yenmek zorundayız… Tüm amellerimiz aslında kendimizi kurtarma operasyonudur…
İyilik, irÅŸad, her türlü ibadî sorumluluk insanın kendine doÄŸru attığı bir adımdır…
İnsan olarak bizim huzur ve sükûnete, hayır ve berekete, destek ve morale ihtiyacımız var… İçimizdeki kırık ve dökükleri… Ruhumuzdaki darlık ve dağınıklığı… Kalplerimizdeki kir ve pası… Zihnimizdeki tortu ve çöpleri nasıl temizleyeceÄŸiz?
Rabbimizin bize yüklediÄŸi kulluk programı ile arınacağız…
Yaptığımız her iyilik ile kendimizi yeniden inÅŸa edeceÄŸiz… Hayatımıza bereket, vicdanımıza huzur akacak… Bizi bencilliÄŸin dehlizlerinden, egonun egemenliÄŸinden, arzuların çukurundan ibadet ve iyiliklerimiz kurtaracak…
Hakkı ve sabrı tavsiye ederken hedef kitleden önce kendi kurtuluÅŸumuzun söz konusu olduÄŸunu unutmayacağız…
Hüsrana düşmemek için sürekli hareket hâlinde olmamız gerekiyor…
İnsanlar toplumsal helaka müstahak olsalar bile bize düşen görev, sevap hanemize daha fazla katkıda bulunmak…
Yarın mahÅŸerde kendimizi savunabilecek elimizde bir mazeretimiz olsun…
İnsanlar ıslah olmuyor diye irÅŸadı terk edemeyiz…
Varsın insanlar vefasız olsun… Nankörlük günlerinde niyetimizi bozmayalım… Biz iyilik ve insanlığımızı konuÅŸturmaya devam edelim… Bunun güzel yansımalarını ruhumuzun derinliklerinde hissedeceÄŸiz…
İyilik ilaçtır, öncelikle yapana ilaçtır…
Bazen bir tebessüm, bir tatlı söz, bir sadaka, bir dua yapanın kalbini ısıtır, ruhunu hafifletir, kaygılarını giderir, ÅŸifa vesilesi olur…
Dışa yönelik her bir yardım, içte bir arızanın giderilmesine vesile olduÄŸunu fark edersiniz…
Merhametimizle rahmete olan yolculuÄŸumuzu sürdürebiliriz…
Birine umut olduÄŸumuzda, umutlarımızın arttığını görürüz…
Bir mazlumu teskin ettiÄŸimizde, yüreÄŸimizin yükünün hafiflediÄŸini fark ederiz…
Unutmayalım ki mezar tek kiÅŸilik…
Herkesin amel defteri ayrı ayrı verilecek…
Ramazan KAYAN

Henüz yorum yapılmamış.