Kürsü
M. Ali Akbulut: Dostluk ve Sevgi Köprüsü (6): SABIR ve Sabır Tavsiyesi
İnsan, günlük hayatta çok farklı olaylarla karşılaşıyor. Karşılaştığı her olayın insanda bıraktığı izler de oluyor. Özellikle yaşadığı olumsuzluklar, karşılaştığı sıkıntılar ve bu sorunlar karşısında ortaya koyduğu davranışlar, etrafındaki kişileri etkiliyor. Bu tür durumlarda, insanlar yakınlarından, nasıl davranmaları gerektiği konusunda etkili bilgiler ve tavsiyeler duyuyor. İşte buna sabır tavsiyesi diyoruz. Sabır tavsiyesi, insanların zor anlarında ihtiyaç duyduğu teselli ve yaptıkları işler için moral veren, motive eden bir enerjidir.
Sabır tavsiyesi, insanın karşılaştığı sorunlar, sıkıntılar, dert ve zorluklar karşısında yakınlarının teselli nitelikli cümleleri oluyor. Modern toplum; haz, hız ve heves odaklı bir toplum. Tüketen, çok tüketen, tükettikçe mutlu olduğu hissiyle avunan bir toplumda yaşıyoruz. İsteklerinin sınırı olmayan bir toplumda yaşıyoruz. Böyle bir toplum içinde yaşanan sıkıntılar, karşılaşılan sorunlar, belalar, musibetler, hastalıklar ve ölümlerle yüzleşmelerimiz, bizleri insanlığımıza yaklaştırıyor. Daha doğrusu, insani duygularımızdan ne kadar uzak olduğumuzu hatırlatıyor. Sabır tavsiyesi de insani duygularımızı hatırlatan erdemlerden, değerlerden biri. Sabır tavsiyesi kadar, sabır göstermek de önemli.
Burada sabrın ne olduğunu hatırlatmakta fayda var. Günlük hayatta, başa gelen her türlü sıkıntıya, belâ ve musibetlere, dert ve darlıklara karşı tahammül etme, metanet gösterme olarak anlaşılan SABIR; engellemek, güçlü ve dirençli olmak, birini bir şeyden alıkoymak, tutmak ve dayanmak gibi anlamlara geliyor.
Sabır, kişinin tavır ve davranışlarına karşı gösterdiği yaklaşımdır. Bu yaklaşımın iyi ya da kötü olması, sabır ya da sabırsızlık olarak kendini gösterir. Eğer haz, hız ve heves eksenli, nefsinin istekleri doğrultusunda bir temayül varsa, bunu kontrol etmek, sınırlamak ve yönetmek konusunda göstereceği yaklaşım, kişiyi kemale götürecektir. Sabır göstermek kişiyi kemale götürürken, sabır tavsiyesi ise toplumu daha iyi bir düzeye götürür. Kişinin olaylara karşı öfke, kızgınlık ya da üzüntü, çöküntü, feryat figan ederek şikayet ve isyana götüren durumların önüne geçilmesini sağlayan telkinler, SABIR TAVSİYESİ'dir.
Günlük hayatımızda karşılaştığımız her olay, sabır ve metanetle yaklaşıldığı vakit daha rahat ve daha kolay sonuçlanır. Karşılaştığımız sorunlara karşı göstereceğimiz sabır ve metanet, o soruna çözüm bulmamızı kolaylaştıracaktır. Veya yapmaya çalıştığımız bir işe sabır ve hoşgörüyle yaklaşılması halinde başarı şansımız artar. Sabır, tek başına belâ ve musibetlere karşı gösterilen tahammül değil; aynı zamanda herhangi bir işe veya çalışmaya yönelik başarı için de sabır ve dirayetle yaklaşılması gereken bir erdemdir. Sabır, hem tahammül gücümüzü hem de dirayet ve metanet duruşumuzu etkiler.
Sabırlı olmak, kiÅŸi ve kiÅŸileri kemale ulaÅŸtırır. Konumuz bu yönüyle, kiÅŸinin sabırlı olmasından çok, olası bir durumla karşılaÅŸan kiÅŸilere “sabır tavsiye” etmektir. Zira sabırlı olmak kiÅŸinin davranışıdır ve kiÅŸiyi ilgilendiren bir durumdur. Oysa sabrı tavsiye etmek ise ikinci kiÅŸileri de içine alan bir davranıştır. Bu yönüyle de iliÅŸkileri etkileyen davranışlardan biridir.
Sabır tavsiyesinde bulunmak, hem tavsiyede bulunan hem de sabır tavsiye edilen kişiyi birbirine yakınlaştırır, güven ortamının zeminini hazırlar. Sabır tavsiye edilen kişinin yaşadığı sorunları aşmasında, karşılaştığı belâ ve musibetlere karşı göstereceği dirençte bir enerjiye dönüşür. Bir işe başlamışsa, o işi başarıyla bitirmesine katkı sağlayacaktır. Bu davranış, bireyden çıkıp topluma yansıyan bir davranıştır kısaca.
Olası olumsuzluklarla karşılaşan insanın stres içinde olması, öfkeye kapılması, öfkeyle yapılmaması gereken işlere meyletmesi, kontrolsüz davranışlarda bulunmaya yatkın olduğu anlardır. Yaşanan bu durum karşısında, birinin veya birilerinin bu kişiyi kontrol altına alması, duygularını ve davranışlarını hatırlatması, tepkilerini koruma altına alarak bir dizi hatırlatma ve tavsiyede bulunması, olası tehdit ve tehlikeleri önler.
Sabır ve sabır tavsiyesinde bulunmanın, bireyden çıkıp toplumu etkileyen bir davranış olduğunu söylemiştik. Kişinin sorumluluklarını yerine getirirken yaptığı her hareketin sabır ve metanet içinde yapılması kadar, yapılmaması istenen davranışlara veya hareketlere karşı tahammül etmesi ya da tahammül etmesi yönünde tavsiye alması da önemlidir. Ve tabii ki, kişinin kendi iradesi dışında gerçekleşen olaylara karşı gösterdiği davranışlar da var. Bu olaylara karşı gösterilen davranış da önemlidir. Yağan yağmur, esen rüzgar, yaşanan deprem gibi doğal afetler ya da kişinin kontrolünde olmayan bir aracın kaza yapması gibi, kendi iradesi dışında yaşanan olaylara karşı sergilenen sabır, sebat, tahammül ve metanetli yaklaşım önemlidir.
Sabır tavsiyesini besleyen davranışlar da vardır: Empati, şefkat, hoşgörü, tahammül gibi. Bütün bunlarda aslında muhatabın durumunu anlamaya yönelik bir hareket mevcuttur. Muhatabın hareketini anlamaya çalışmak demek, onun derdine ve yaşadığı sorunlara ortak olmak, sevincine ve başarısına destek olmak demektir. Yapacağı yanlışların kendisine olduğu kadar etrafa da zarar vereceğini hatırlatmak, başarısında kendisi kadar etrafındaki kişilerin de kazançlı çıkacağını anlatmak yatar.
Belki de bu yüzdendir bilinmez; Yaradan, kuluna kurtuluş reçetesi olarak iman etmek, salih amel işlemek, hakkı ve sabrı tavsiye etmek gibi dört önemli yol haritası veriyor. Ve bu dört yoldan biri, sabrı tavsiye etmektir. Sabrı tavsiye etmenin, kötülükleri önleyen boyutu olduğu kadar, iyilikleri teşvik eden yönü olduğunu da bilmek gerekiyor.
Sabır tavsiyesi aslında sorumluluğun hatırlatılmasıdır. Unutulan ya da unutturulmak istenen sorumlulukların hatırlatılmasıdır. Olası sapmalara karşı tedbirlerin alınmasıdır. Solan ümitlerin yeniden canlandırılması, hayat serüveninde yaşanan kırılmaların yeniden onarılmasıdır.
Sabır, olası olumsuzluklara ve kötülüklere susmak veya katlanmak değil, onlara karşı direnmektir. Her türlü zulme ve zalime sessiz kalmak hiç değildir. Bizzat zalime ve zulme karşı mücadele yoludur. Ve bu mücadelenin yöntemlerini aramaktır. Moral ve motivasyon, bir işin başarısında önemlidir. Ve sabır, moral ve motivasyon ile kazanılır. Sabır tavsiyesi, kişiye moral ve motivasyon vermektir. Kişinin ruh halini yüksek tutmaktır. Bu ister olumsuz, kötü olaylara karşı direnç ve mücadelede olsun, ister güzel bir işe başlarken yapılan çaba ve telaş için olsun.
Sabır, çıkılan yoldan dönmek değil, yolda karşılaşılan engellere rağmen yola devam etmektir. Engellere rağmen belirlenen hedefe ulaşmak noktasında harcanan enerjidir. İçinde bulunduğu sorunları kabullenmek değil, onlar için çözüm arayışına girmektir. Engelleri görüp sinmek değil, var olan engellerin aşılması için çaba göstermektir. Bu çözüm arayışında bilgi ve tecrübesiyle yol göstermek, engellerin aşılması amacıyla tavsiyelerde bulunmak da SABIR TAVSİYESİ'dir.
Sabır, duadır. Dua ise istemektir. Unutulmasın, kitab-ı kerimde sabır ve namaz neredeyse hep birlikte geçer. Sabır ve namazla istemek, inanan birinin genel anlayışıdır. Sabır, insanı başarıya götürür. İmanı da kurtuluşa ulaştırır.
"Sabır duadır" anlayışı içinde: “Rabbimiz, üzerimize sabır yaÄŸdır, bizi en güzel ÅŸekliyle sabredenlerden eyle. Rabbim, senin yardımın olmazsa sabredenlerden olamayız. Ve Müslüman olarak canımızı al.”
M. Ali Akbulut

Henüz yorum yapılmamış.