Güncel
Rapor: İşgal güçleri ve yerleşimci teröristler Kasım ayında 2144 saldırı gerçekleştirdi
Duvar ve Yahudi Yerleşimine Karşı Direniş Heyeti Başkanı Bakan Mu’eyyed Şa’bân, İsrail işgal güçleri ve yerleşimcilerin geçtiğimiz kasım ayında toplam 2144 saldırı gerçekleştirdiğini, bunun işgal devletinin Filistin halkına, topraklarına ve mülklerine karşı yürüttüğü kesintisiz terörün bir devamı olduğunu söyledi.
Şa‘bân, bugün (3 Aralık Çarşamba) yayımlanan ve “İşgal İhlalleri ve Sömürgeci Genişleme Uygulamaları” başlığını taşıyan aylık raporda, işgal ordusunun 1523, yerleşimcilerin ise 621 saldırı gerçekleştirdiğini aktardı. Saldırıların en yoğun şekilde Ramallah ve el-Bire’de (360 saldırı), ardından El-Halil’de (348 saldırı), Beytullahim’de (342 saldırı) ve Nablus’ta (334 saldırı) görüldüğünü belirtti.
Şa‘bân, saldırıların doğrudan fiziksel saldırılar, ağaç sökme, tarla yakma, zeytin toplayıcıların arazilerine ulaşmalarını engelleme, mülklere el koyma, evleri ve tarımsal tesisleri yıkma gibi çeşitli biçimlerde gerçekleştiğini, işgal güçlerinin “güvenlik” bahanesiyle Filistin topraklarının geniş alanlarını kapatırken yerleşimcilere bu bölgelerde genişleme imkânı sağladığını ifade etti.
Şa‘bân, artan bu ihlallerin münferit olaylar değil, toprağın asıl sahiplerini çıkarmayı ve kapsamlı bir ırkçı sömürgeci sistemi dayatmayı hedefleyen örgütlü bir yöntem olduğunu vurguladı.
Yerleşimci terörünün dalgası ve 1986 ağacın sökülmesi
Şa‘bân, yerleşimcilerin gerçekleştirdiği 621 saldırıyla geçen ayın, Filistin köylerini ve Bedevi topluluklarını hedef alan en yoğun terör dönemlerinden biri olduğunu söyledi. Bu saldırıların 133’ünün Nablus, 112’sinin El-Halil, 93’ünün Ramallah ve el-Bire’de gerçekleştiğini belirtti.
Ayrıca, geçtiğimiz ayla ilgili rakamların insanı, toprağı ve mülkleri hedef alan sistematik ihlallerin boyutunu açıkça gösterdiğini, bu rakamların “kuru istatistikler” değil, Filistin varlığını askeri saldırılar, yerleşimci saldırganlığı ve sosyal-ekonomik yapının yıkımı yoluyla hedef alan tırmandırıcı bir politikanın delilleri olduğunu vurguladı.
Şa‘bân, tek bir ayda iki binden fazla saldırının, yüzlerce gözaltının, hareket kısıtlamalarının ve işgal ordusunun terörist yerleşimcileri korumasının, toprağı yerli sakinlerinden boşaltarak tam kontrol sağlamaya yönelik bilinçli bir stratejiyi açığa çıkardığını söyledi. Aralarında yüzlerce zeytin ağacının bulunduğu yaklaşık iki bin ağaca yönelik saldırıların Filistin’in kültürel ve ekonomik sembolünü hedef aldığını, yıkım ve el koyma operasyonlarının ise geçim kaynaklarını yok etmeyi ve günlük yaşamın temel unsurlarını tahrip etmeyi amaçladığını belirtti.
Şa‘bân, bu verilerin uluslararası topluma acil bir ahlaki ve hukuki sorumluluk yüklediğini; yalnızca kınama değil, bu politikaları durdurmak ve faillerini hesap vermeye zorlamak için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Rapordan çıkan siyasi mesajın, uluslararası sessizliğin bu ihlaller için bir koruma kalkanı oluşturduğu, Filistin halkının korunmasının ve meşru haklarının savunulmasının, toplu cezalandırma ve sömürgeci yerleşim politikalarını durduracak bağlayıcı kararlar üretmeye dayanan ciddi bir siyasi irade gerektirdiği vurgulandı.
Şa‘bân, yerleşimcilerin Filistinlilere ait mülklere yönelik 485 sabotaj ve hırsızlık eylemi gerçekleştirdiklerini, geniş topraklara zarar verdiklerini ve işgal ordusunun desteğiyle, 466’sı zeytin ağacı olan 1986 ağacı söküp yıktıklarını veya zehirlediklerini söyledi. Ağaç tahribatının dağılımı şöyle oldu: Nablus: 1260, Ramallah ve el-Bire: 381, Selfit: 135 ağaç, El-Halil: 100, Kalkilya: 70, Cenin: 40 ağaç.
19 yeni yerleşim birimi çekirdeği kurma girişimi
Şa‘bân, yerleşimcilerin kasım ayı başından bu yana çoğunluğu tarımsal ve çobanlık amaçlı olmak üzere 19 yeni kaçak yerleşim noktası kurma girişiminde bulunduğunu belirtti. Bunların 5’i Nablus arazilerinde, 3’ü El-Halil, 3’ü Kudüs, 3’ü Ramallah ve el-Bire, 2’si Tubas ve 1’i Kalkilya’da gerçekleşti.
Bu girişimlerin ancak işgal devletinin siyasi kademesinden sahaya dayatmaları amaçlayan açık talimatlarla mümkün olabileceğini, yerleşimcilerin fiili durumu sahada oluşturduğunu, resmi makamların ise bunu yasallaştırarak kalıcı yerleşimlere dönüştürdüğünü söyledi.
2800 dönümlük araziye el koyma
Şa‘bân, işgal organlarının kasım ayında yayımladığı askeri emirlerle vatandaşlara ait toplam 2800 dönüm araziye el koyduğunu belirtti. Bu el koymalar, el koyma emirleri, kamulaştırma ve “devlet arazisi” sınırı değiştirme işlemleriyle yapıldı.
İşgal organları, askeri amaçlarla kullanılan toplam 26 el koyma emri yayımladı ve bu emirlerle 1296 dönüm araziye el kondu. Bu durum, Ramallah ve el-Bire’nin kuzeyindeki “Giv’at Asaf” yine bu vilayetin sınırları içinde yer alan “Eliyazar” ve Tubas’taki “Hamadat” yerleşimleri etrafında 3 yeni güvenlik bölgesi kurma niyetini açığa çıkardı. Ayrıca ardışık 9 askeri emir, işgalin Ürdün Vadisi’nde (Gavru Ürdün) geniş alanları bölen, çevresi duvar ve tampon bölgelerle çevrili 22 km uzunluğunda bir yol inşa etme niyetini ortaya koydu.
Şa‘bân, işgalin 2/25 numaralı askeri kamulaştırma emriyle Sebastiya’daki arkeolojik alanın 1473 dönümüne el koymayı planladığını, bunun işgal altındaki topraklarda şimdiye kadar görülen en büyük arkeolojik gasp girişimi olduğunu ifade etti. Ayrıca, işgalin “mavi hat komitesi” aracılığıyla Kalkilya’nın doğusundaki “Alfei Menashe” yerleşiminin alanını 31.8 dönüm daha genişlettiğini belirtti.
76 yapının yıkılması ve 51 yapı için yıkım tebligatı
Şa‘bân, kasım ayında işgal organlarının 46 yıkım operasyonu gerçekleştirdiğini, toplam 76 yapının yıkıldığını belirtti. Bunların 20’si ikamet edilen, 2’si boş ev, 30’u tarımsal tesis ve 23’ü geçim kaynağı olan yapılar olup, en çok El-Halil’de (30 yapı), ardından Kudüs’te (15 yapı) ve Beytullahim’de (11 yapı) yoğunlaştı.
Ayrıca işgal organları, Filistinli yapılaşmayı ve köylerin doğal gelişimini engelleme politikası kapsamında 51 yeni yıkım tebligatı dağıttı. Bu tebligatların dağılımı: Beytullahim: 21, El-Halil: 14, Nablus: 6, Tubas: 2, Ramallah ve el-Bire: 1.
23 yerleşim planının incelenmesi
Şa‘bân, işgal devletinin planlama birimlerinin kasım ayında toplam 23 imar planını incelediğini belirtti. Bunlardan 19’u Batı Şeria yerleşimleri, 4’ü ise Kudüs belediyesi sınırları içindeki yerleşimlerle ilgiliydi.
Bu birimler, Batı Şeria yerleşimlerine ait 12 planı onayladı ve 7 planı sonraki onay aşaması için askıya çıkardı. Bu kapsamda 1409 yerleşim birimi planlandı, 353 yeni yerleşim birimi onaylandı; tüm bunlar 1327 dönümlük alanı kapsadı. Kudüs belediyesi ise Kudüs yerleşimlerine ait 1 planı onayladı ve 3 planı daha sonraki aşama için askıya çıkardı. Bu planlar 687 yerleşim birimini ve 36.759 dönümlük Filistin arazisini kapsıyor.
Şa‘bân, ekli haritaların “Nighot” yerleşiminde 158 yeni yerleşim birimi inşasını öngören יוש/ב/1/521 numaralı planın onaylandığını gösterdiğini söyledi. Bu plan, El-Halil’in Dura kentindeki vatandaşlara ait 520 dönüm araziyi kapsıyor.
Aynı belgeler, Kalkilya’nın doğusundaki “Kadumim” yerleşimine bağlı yeni bir mahalle kurmayı hedefleyen יוש/17/113 numaralı planın askıya çıkarıldığını ve bunun Gıth ve Kefr Kadum köylerinden 239 dönümlük arazide 1388 yeni yerleşim biriminin inşasını öngördüğünü ortaya koyduğunu gösteriyor. Bu yeni mahalle, “55 numaralı yol”un güneyinde yer alıyor.
Filistin Enformasyon Merkezi

Henüz yorum yapılmamış.