Sosyal Medya

Bayram Ayaz: Akıllı Makineler Çağında Yitik Duygular



İnsanın yokluk hissini yaÅŸamasına fırsat vermeyen bir teknoloji ile karşı karşıyayız. Teknolojinin kas ve zihin üzerindeki yükünü gidermenin ötesinde, duygulara ve benliÄŸe dokunuÅŸlar yaptığı bir çaÄŸda, duygular dumura uÄŸramış olabilir. Hissiyatın azaldığı en belirgin duygu özlemdir. Bir ÅŸehir ötedeki yakını ile ancak mektupla özlem gideren bir dünyadan, elli yılda kıtalararası yüz yüze hem de sınırsız sürede görüÅŸme imkanı elde edildi. İnsanlar arasındaki özlem bağı, kablosuz teknoloji ile çözüldü.

Dijital aynalardan nasibini alan duygulardan biri de umuttur. Yarım kalan bir hissin oluÅŸturduÄŸu kaygı bazen yerini umuda bırakır. Bir ÅŸeyin yokluÄŸu üzerindeki netameli algı, umut ile dengelenir. Umut, yoÄŸu var kılan bir nimet olarak elini uzatır. Fakat teknoloji çağında bu organik duygunun itibarsızlaÅŸtığını bir baÅŸka deyiÅŸle, önceki yerinden yeller estiÄŸini görmekteyiz. Sanal aÄŸlar, duyguları dumura uÄŸratarak hayatın bütün kayıplarına avunma hissi vermektedir. Bir beklentinin gecikmesi durumunda oyalayıcı aygıtlar hemen devreye girer. Sayısı her gün artan uygulama seçenekleri, duygu ve düÅŸünceye eklenen bir uzantıdır. Derdiniz hakkında tefekkür etmek yerine avuntu mekanizması imdadınıza yetiÅŸir! Sosyal medya, çevrim içi oyunlar, diziler, paylaşımlar, videolar ve algoritmalarla ÅŸekillenen dünya dolusu içerik; düÅŸünceye mahal bırakmadan benliÄŸinizi kuÅŸatır.

Modernizm, teknoloji vasıtası ile insan üzerindeki etkinliÄŸini ileri boyutlara taşıdı. Bugün, teknoloji ile insan arasındaki bağın gücü, bebek ile anne arasındaki baÄŸ ile yarışacak ölçüde. Gelenek içinde algılanan saygınlık, merhamet, sorumluluk ve umut gibi duygular yeni bir tasarım içindedir. İnsanın fizik gücü üzerinde devrim yapan teknoloji, bugün zihin ve duygu boyutlarını aÅŸarak insan psikolojisini etkilemektedir. Kadim hayat biçimlerinin fıtrata özgü yapısı, önemli düzeyde deÄŸiÅŸmektedir. Fromm, “Bütün geleneksel deÄŸerler teknoloji öncesi toplumda anlam taşımaktaydı” der. Yeni toplumda insanın ruhsal dinamikleri ve manevi deÄŸerlerine ihtiyaç duymasına gerek olmadığı vurgulanır. Teknolojizmin insan varoluÅŸunu bir endüstri meselesi gibi ele almasının sebebi,  onu dürtü odaklı bir çözümlemeye hapsetmesidir.

Tüm ihtiyaçları karşılayacağını vaat eden bir teknolojiyle karşı karşıyayız. “Metaverse” gibi projeler, insan ontolojisini deÄŸiÅŸtirme çabalarının bir parçasıdır. Bu ise, insanı ‘ahsen-i takvîm’den sarfı nazar etmektir. Her ÅŸeyin makineler tarafından yapılması, insanı adeta bebekliÄŸine döndürmektedir. İnsan, manevi ve ruhsal ihtiyaçlarını terk ederek, haz ve dürtü ekseninde yaÅŸayan bir varlığa evirilmektedir. Teknoloji, geçmiÅŸte posasından ayrılmayan gıdanın bugün en yüksek lezzete ulaÅŸmasını saÄŸlamaktadır. Haz teknolojisi, bu marifetiyle insana; emzirilen bir bebeÄŸin mutluluÄŸuna benzer duygularla geçici bir haz sunar. Bu da derin ruhsal tatmin ihtiyacını görmezden gelmesine neden olur.

21. yüzyılda geldiÄŸimiz tabloda teknoloji, umut gibi duyguları simülatif bir algı ile meÅŸgul etmektedir. İşgal edilen zihinler bilakis daha çok umutsuzluÄŸa sürüklenmektedir. Umut ve özlem gibi duygular, organik duyguları zedelenmemiÅŸ kiÅŸilerin hissedeceÄŸi duygulardır. Mekanik hayat biçiminin yorduÄŸu zihin, dinlenmek adına ekran kaydırarak teselli aramaktadır. Toplumu dönüÅŸtüren teknoloji çarkıyla, dürtü odaklı yaÅŸayan insanların umutsuz olmalarına ÅŸaşırmamak gerekir. Sanal aÄŸlarda, umut gibi duygu paylaşımları ruhsuz bir tonda ve gelecek adına “iyi günler” temennisi formundadır. Sanal ortam sistemi, kendini gerçek inançlara refere etmeden, icatları ile insana iyi oluÅŸa dair iddialarda bulunmaktadır.

Åžimdiki zaman ile gelecek arasında, anlamlı bir baÄŸa ve umuda ihtiyaç vardır. Sosyal aÄŸlarda gezinen insan, geleceÄŸi konusunda bir boÅŸluk içindedir; hangi kavrama ya da hangi deÄŸere tutunabileceÄŸine dair algısı müphemdir. Bütün zamanları aydınlatan deÄŸerlere yüzünü dönen bir teknoloji nedeniyle, bugün ile yarın arasında saÄŸlıklı bir baÄŸ kurulamamaktadır. Bu durumda aÄŸ kurbanlarının nesneyle kurduÄŸu iliÅŸki, daha etkindir. AlışveriÅŸ uygulamasından hem karnını doyurmakta hem de konfor alanı edinmektedir. Ruhsal açıklarını aÄŸlarda beÄŸeni ve paylaşım ile gidermeye çalışan yeni insan tipi, metafizik ve semavi deneyimlere ihtiyaç duymadan yaÅŸadığını sanmaktadır.

Akıllı makineler çağında, doÄŸasından koparılmış duygular arasında insanın kendini inÅŸa etmesi mümkün müdür? Umut duygusu, insandaki özgün ve derin yerini yeniden alabilir mi? Tabiata galip gelen insan, bugün âdeta onun intikamı gibi, kendi elleriyle ürettiÄŸi makinelerin tutsağı hâline gelmiÅŸtir. Öyle ki neo-kapitalizm; insanı baÅŸ döndürücü bir silahlanma yarışına sürüklemekte ve bu yolla fıtrattan uzak, yapay bir umut duygusu aşılamaktadır. Silahlanarak yarına dair daha çok umutlu olmamız ilzam edilmektedir. Güçlü ve güvenliÄŸi yüksek toplum için Nevada insanı ile Sahra insanı aynı aracı tasarlamaktadır. Ahlak ve ruha özgü deÄŸerler gözardı edilmektedir. GeleceÄŸe yönelik yarışta insanların bunaltısına göz yummaktayız. En iyi silahı geliÅŸtirmekten umutluyuz! Halbuki, kadim milletlerin savaÅŸlarından daha büyük bedeller ödemekteyiz. Kendimizi, bize ait olmayan, duygularımıza yabancı ve fikriyatımızın idrak etmekte zorlandığı bir yarışın içinde bulduk. Aygıtlarla birlikte düÅŸünmek, insan tabiatında gizli olan umut gibi duyguların yönünü deÄŸiÅŸtirmektedir. Silahlardan oyun konsoluna kadar baÅŸtan aÅŸağı metalik hipnozun içindeyiz. İnsan zihni makine sesiyle ya da ekranın ışığı ile aydınlanabilir mi? Masal dinleyen bir çocuÄŸun zihninde canlanan imgeler ile led ekranda animasyon izleyen çocuÄŸun zihin dünyası farklı olacaktır. Ekran içerikleri zihin dünyasını bir kalıba dökerken, masal dinleyen çocuÄŸun imgeleri ve kahramanları daha sahici olacaktır. Sanal aÄŸların ötesinde duygular canlanır ve benliÄŸe kodlanır, umut yeÅŸerir.

 

Bayram Ayaz

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.