Sosyal Medya

Ali Haydar Haksal / Savaşların sıcaklığında

Ali Haydar Haksal / Milli Gazete



Savaşlar kimi zaman hazırlıkları ve belirtileri olsa da bir anda patlar. O anlarda durumlara sağlıklı bakılamıyor. Savaşlar bir anda harareti artırıyor, duygular anlık gelişimlerin etkisiyle geriliyor. Kitleler, genel anlamda neler olup bittiğinden hem habersiz oluyor hem de anları yorumlama gücünden yoksun oluyorlar. Medya üzerinden, savaşların sıcak, acılı, vahşi ve korkunçluklarını görüyorlar. Savaş psikolojileriyle gerçekler çoğu zaman yansıtılmıyor. Savaş çıkaranların, yönetenlerin ve onlara karşı olanların kendilerine göre nedenleri var.

Hesaplar büyük ve oyunlar çeşitli. Bunların sonuçları savaşlar bittikten sonra kısmen anlaşılıyor. Hatta kimi zaman nedense anlaşılmaz görünüyor. Bu özellikle taraf olanların psikolojisidir. Çünkü bir noktaya veya yere odaklanmış olanların yanılgıları, onları bir bakıma mahcup ediyor. Bunun için de unutulmaya bırakılıyor. Sanki hiç yaşanmamış gibi görünülüyor. Bunlar son elli yıl içinde yaşandı.

Savaşlar genelde Müslümanların yaşadığı coğrafyada olduğu için, özellikle savaşları başlatanlar gerçekleri ve nedenleri örtüyorlar. Bunların analizleri de genel anlamda gerçekleri yansıtmıyor. Çok basit olgular etrafında birtakım senaryolar üretiliyor. Kitleler de buna göre yönlendiriliyor.

Savaşların yaşandığı anlarda kimi ayrıntılar ipucu olabiliyor. Bunlar da genelde görünmezden geliniyor.

Ukrayna Başkanı Zelenskiyİsrail parlamentosuna hitap etme talebinde bulundu. Biliyoruz ki Zelenskiy bir Yahudi. Savaşın taraflarından biri şimdi doğrudan içinde olmasa da Abede. Karşı cephenin başını çekiyor. Turkuaz devriminden[!] sonra Ukrayna’daki tarafların biri konumunda. Zaten anında devreye girmiş oldular.

Rusya’nın da emperyal ya da güç artırma, blokunun sınırlarını genişletme düşü ağırlıkta. Bunun bir örneğini yakında Kazakistan’da gördük. Karşılıklı hamlelerde kim galip gelir, kim amacına ulaşır bunu zaman gösterir.

Bir de bu savaşın ilginç olan bir başka yönü daha var. 19. yüzyılın sonlarında Yahudilerin Rusya’dan tehciri bir kenara not düşülmeli. Tehcirden çok sonuçları bile yeterince tahlil edilmedi veya üzerinde hiç durulmadı. Çarlık döneminde antisemitik akım etkisi, Slav milliyetçiliğinin giderek hız kazanması, Ortodoks Hıristiyanlığın belirgin hamleleri hem Vatikan’ı, yani Papalığı hem de Katolik dünyayı rahatsız etmişti. Bu gelişmelerden sonra da geniş bir iş birliğiyle bir iç devrim, yani Bolşevik devrimi gerçekleşmişti.

Hesaplaşmaların ardı arkası kesilmiyor. Komünist blokun dağılmasıyla bir geri çekilme süreci yaşandı. Yeni hamlelerle eski konumuna erme çabası içindedir Rusya.

Bu son savaşa dönersek. Bir Yahudi olan Zelenskiy harcanır mı? Karşı direnişler de sonuç nereye kadar varır? Bunu zaman gösterecek. Fakat asıl ve ilginç olan bir şey daha var. Birkaç gün öncesine kadar [10.03.2022.] altı bin Yahudi’nin İsrail’e götürüldüğü haberleri gözden kaçırılmamalı. Onların kalıcı olarak yerleştirileceği bilgileri az da olsa medyaya düştü. Düştü dönemez, bunun üzerinde çok da durulmuş değil.

Yahudilerin çok yönlü hamleleri var. Türkiye ile İsrail ilişkileri uzun zamandır, görünür tarafıyla soğuk gibi. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin sıcaklığı ve yakınlığı biliniyor. Son dönemde daha da sıkılaştı. Azerbaycan-İsrail yakınlığı haberleri medyaya düşünce birden hayret gözleri fal taşı gibi açıldı. Nasıl olur diye.

Gücün etkisi ve kimi cephelerin yeniden güçlendirilmesi çabaları epeydir sürüyor. NATO bloku, Rusya bloku, Türkiye’nin konumu ve durumu.

Türkiye ile İsrail yakınlaşmaları, İsrail cumhurbaşkanının Türkiye ziyareti ve memnuniyetleri, Abede Başkanı Biden ile sıcağı sıcağına olan görüşmeler.

Bu gelişmeler neyin habercisi? Ya da bu savaşın sonuçlarının belirtileri, işaretleri nelerdir diye sorulacak olursa, kimi göndermelerde bulunuyoruz. Bekleyelim görelim…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.