Sosyal Medya

Kitaplarla Yaşayanlar İki Kez Ölür

Hüseyin Akın / Milli Gazete



Geçtiğimiz günlerde Balıkesir Dursunbey Geleneksel Suçıktı Şiir Günleri programında bir dizi etkinliğe katıldık. Ayrıca Balıkesir Altıeylül Belediyesi’nin Kitap Fuarı’nda okuyucularımızla sohbet etme imkânımız oldu. Suçıktı Şiir Akşamı’nın sürdürülmesi başta Dursunbeyliler olmak üzere edebiyat çevrelerinde de sevinçle karşılandı. En azından akşam geç saatlere kadar üşütecek havaya rağmen şairleri yalnız bırakmayan şiir sever yöre halkının coşkusundan bu sonuca varmak mümkündü. Balıkesir’in kültür mekânlarını gezerken şairlerce en fazla gıpta edilip takdir toplayan yerlerden biri “Ahmet Kot Kütüphanesi” oldu. Balıkesir kendi bağrından çıkan bir şair yazara kadirşinaslık göstermiş ve her yönüyle görkemli bir kütüphane binasını Ahmet Kot Bey’in kitaplarına tahsis etmiş. Kütüphanede 100 bini aşkın kitap ve yine 100 bini aşkın dergi mevcut. Kütüphaneyi gezerken, bir yandan kitap çeşitliliğini hayranlıkla izlerken bir taraftan da bir edebiyat insanının düşünce serüvenine tanıklık etme imkânı yakalıyorsunuz. Okuma köşeleri, kafe ve seminer salonlarıyla yediden yetmişe her kesim okuyucuya hitap eden bu kütüphane Balıkesir’e gerçekten çok yakışmış. Darısı diğer yazarların ve belediyelerin başına diyelim. Yazar ve şairlerin birçoğunun daracık odalarda kitap dağları arasında nefes alamadıklarını biliyorum. Kitap bu, sokağa atılacak eşya değil. Mutlaka şair ve yazarlar için onların adları verilerek kendi kitaplarını kamuya açıp geniş kitleler tarafından okunması sağlanacak kütüphaneler açılmalı. Bu kitapların kilo usulüyle sahaflara kaldırılmasına mâni olunmalıdır. Marcel Prost’un dediği gibi: “Kitaplarına bir ömür vermiş olanlar iki kez ölürler sanki. Kitaplıkları çoğu zaman onlardan sonra ölür.”
 
KİTABIN GERİ DÖNÜŞÜMÜ VAR MIDIR?
 
Bir evde kitap varsa sesler mümkün mertebe aşağıya çekilir. Kütüphanede sessiz durduklarına bakmayın her kitap bulunduğu rafta yanındakiyle konuşur. Kimi zaman tartıştıkları da olur. Siz bunu fark edemezsiniz elbette. Yine de sessiz olmanızı tavsiye ederim. Kütüphaneli evin sakinleri “sakin” kelimesinin asli anlamına uygun hareket ederek konuşurken birbirlerine karşı seslerini yükseltmezler. Tam anlamıyla sakindirler. Bağırmak ekoya müsait boş odalara yakışır. Kurduğunuz her cümle daha güçlü bir yankıyla size geri döner. Çünkü bir boşlukta muhatapsız kalmıştır. Oysa duvarları kitaplarla örülmüş bir duvar konuştuğunuz her kelimenin ve kurduğunuz her cümlenin sessiz tanığıdır. Ne söylerseniz misliyle cevap verirler. Kitap olmayan evler düşünce, istişare ve muhabbeti kapı dışarı etmiş evlerdir. Kitabın mevzu edilmesine bile tahammül edemezler. Çünkü kitap okuduktan sonra çöpe atılmayan, atığı olmayan bir şeydir. Geri dönüşümü ancak zihinde karşılık bulur. Kendini kullandırmaya müsaade etmediği için kitabın nazını çeken insana öyle pek rastlayamazsınız. Ne elinizde ne dilinizde ne de üzerinizde gösterişe elverişli değildir kitap. Ne otomobil ne elbise ne de pahalı son model bir akıllı telefondur o. Bilakis evi işgal eder. Evin düzenine karışır. Ev reislerinin otoritesini sarsar. Siz onu okumadığınızda o sizi okur.
 
KİTAP İNSANI EVE BAĞLAR
 
Kitap insanı eve bağlar. O size bilgi vaat eder. Siz ona asude sıcak bir oda. Kitabı sevenler odalarını da severler. Bir odada tek başına kitaplarla baş başa kalabilenler, dünyanın en cesur insanlarıdır. Zira evimizde oturmayı bir becerebilsek dünyadaki sorunlarımızın yüzde sekseni bitecek. Kahveye giden ve geç saatlere kadar gelmeyen koca aslında ev arayışından dolayı böyle davranmaktadır. İnsanın hiç kalkmadan saatlerce oturabildiği yer onun evidir. Bu illa bir iç mekân olması da şart değildir. Bir park yeri de olabilir insana ev saadetini bağışlayan. Homeless (evsiz) olanların büyük çoğunluğu aslında evi evinde bulamayıp sokakta arayanlardır. Özellikle Avrupa’da sokakta, izbelerde ya da metro istasyonlarında sabahlayanların büyük bir kısmı sosyal güvenceyi reddedip protest anlamda evsiz yaşamayı tercih edenlerdir. Neden peki? İçi boşalmış evin içini dışarıda aramaktadırlar da ondan. Evi ev yapan şey nedir bir daha düşünelim. Mesela bir kütüphaneniz olsa dışarıda bile olsanız sizi eve çağırır ve derdinize ortak olurdu. Nasıldı o türkü? “Oy akşamlar akşamlar / Yine geldi akşamlar / Evli evine gider / Bekâr nerde akşamlar?” İyi de evliler ne kadar evli?

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');