Sosyal Medya

Genel

Şehrin Azizleri

Her gece O’nun hakikatinin nuruna ve Allah’ın varlığına darsılmaz bir inançla şahitlik edenler vardır.



Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
 
Bu bir şiir değil,
 
Bir ithaf, daha çok
 
Sabreden,
 
Ve şehirde Tanrı’nın yüzünü arayanlara
 
Gri gökler içinde de olsa
 
Güneşin doğuşunu yakalamak için uyananlara,
 
Yaradan’ın haşmetini hatırlatır çünkü bu
 
Grafiti desenli tren yollarının arkasında,
 
Göğü boyayan
 
Turuncu ve kızıl ışığını umarak
 
Güneşin batışını arayanlara,
 
Onlar anlar çünkü
 
Yeterince yakından bakınca,
 
Tanrı bize hep işaretler gönderir
 
Sokak lambaları, hatta
 
Gökteki yıldızları söndürdüğünde
 
Çabalarlar -
 
Yükselen koca binalar ufku görmeye mani olsa da
 
Çabalarlar -
 
Görüyorsun ya, biz
 
Baş ucunda mukaddes metinleri okumaya
 
Dolunay ışığının yettiği
 
O çöl gecelerindekiler değiliz
 
Biz gidemeyenleriz,
 
Moritanya yahut Yemen’e
 
Sessizliğin inceliklerinde
 
Allah’ın esrarını öğreten aydınlanmışların
 
Ayak uçlarında oturmaya.
 
Kokusu dahi rehber iken onların,
 
Yolunu şaşıranlara.
 
Talip,
 
Londra’nın ancak
 
Kirli bir kâbus olduğunu
 
Unutmak istediği,
 
Mübarek köylerde uyur şimdi
 
Ne polis sireni, ne sokak dövüşleri,
 
Ne de reşit olmak isteyen çocuklar
 
Kirasını ödemek için sırf
 
Kırık kaldırımlarda
 
Kimsenin hayatını kazanmaya çalışmadığı.
 
Bura seçilmiş olanı,
 
Mustafa’yı arayanlara.
 
Uyumak için sıcak üfleyen aletler çalışır oysa
 
Donmuş Güneş Ülkesi’nde
 
Ama burada görünmeyeni görüp rüyasında
 
Öylece uyanıp yüksek katlı bloklarda
 
Her gece
 
O’nun hakikatinin nuruna,
 
Ve Allah’ın varlığına
 
Sarsılmaz bir inançla
 
Şahitlik edenler vardır.
 
Bu bir methiye
 
Şehirde.
 
Allah’ı arayan kişiye,
 
Karanlık günlerin ve gecelerin bir diyarında
 
Sıkışık kalpler ve acımış zihinlerinde
 
Işığı arayan,
 
İnsanların gözlerindeki
 
Işığı arayan hala
 
Çünkü bilirler,
 
Tanrı’nın işaretlerinin
 
Tezahürüyüz hepimiz
 
Ve herkese,
 
Fark etmeseler de
 
O’na erişmekte olan
 
Bu,
 
Gözlerinde merhamet,
 
Nerede ikamet ettiği fark etmeksizin
 
Dualarında göğü delen bir kuvvet olanlara
 
Tanrı daima kullarının hıçkırıklarını duyar
 
Metroya binip,
 
Mukaddes metinler okurken
 
Ruhun ustalarından
 
Vagonları aydınlatarak
 
Kalpleri haşyetle atıp duranlara
 
Oxford Street’le Tottenham Court Road arasında
 
Kimse bilmez ama
 
Nereye gitseler
 
Yazıcı melekler, takip eder onları
 
Şehrin azizleri onlar, bilmiyor muydun?
 
‘High Road’dan aşağı yürüyen
 
Allah’ın dostları.
 
Gecenin derinliklerinde
 
En yakın arkadaşı tespihini
 
Sıkıca kavrayıp,
 
Her tanesi parmak uçlarından geçerken
 
O’nun en güzel isimleriyle
 
Dudaklarını boyayanlara
 
Salat edenlere Peygamber’e
 
Bir hiç oluncaya değin kendileri
 
Yeryüzü size mescit kılındı
 
Hakikatiyle amel eden
 
Nereyi uygun görürse orayı
 
Bir kutsal mekâna çevirenlere
 
Seccadesini serip,
 
Göğü delen binaların ardında
 
Kaldırımları nurlandıranlara
 
Tanrı’nın kendi hakkı vardır çünkü
 
ve onların yok
 
Teslim olmaktan başka.
 
Bedenleri bu metropoliste
 
Ama ruhları bir neş’e bulmuştur.
 
Onlayn hocalardan öğrenen
 
O taliplere,
 
Hutbeler indirip İtunes’tan
 
İpod playlistlerine ekleyen
 
ve
 
Facebook sayfalarında
 
Youtube vidyolarını değiş tokuş edenlere
 
Mukaddes ilimdir çünkü. istediğimiz
 
İmanımızı artırsın diye sanal bilgeler,
 
Şehirde.
 
Bir gün sönecek ve
 
Yalnızca O’nun cemalinin kalacağı,
 
Şu dünyanın bir ilüzyon olduğu
 
Hükmüne ulaşanlar
 
ve
 
Şehirde,
 
Tanrı’nın lütfunu arayanlara
 
Sana
 
İthaf ediyorum.
 
Sukina Douglas / 2012, Londra / Çevirmen: Ömer Faruk Yeni Kaynak: Cins Dergi
 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.