Sosyal Medya

Konferanslar

Selahaddin Çakırgil'in gözünden 12 Eylül Darbesi

Araştırmacı-Yazar Selahaddin Eş Çakırgil ile Türkiye tarihinin kara lekelerinden biri olan 12 Eylül Darbesi üzerine sohbet ettik. Çakırgil 27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a kadar tüm darbe, muhtıra ve girişimleri ele aldığı değerlendirmelerinde darbelerin birbirinin devamı olduğunu ifade etti.



Şu noktayı da ekleyelim ki, 12 Eylûl 80 Darbesi’ni yapanlar, o günlerde, milletin kendi darbelerini ‘kurtarıcı’ diye selamlaması için, anarşi ve terör’ü kendi istedikleri seviyede kontrollü şekilde tahrik ve teşvik ediyorlardı. Bu alçakça oyunu, o dönemin 2. Ordu Komutanı Bedreddin Demirel isimli bir em. Orgeneral hâtıratında net olarak ifşa ediyor ve, ‘Ordu olarak 9 (veya 11) Temmuz 1979 gecesi müdahale etmeyi planlamıştık, ama, halk orduya karşı direnirse.. diye, halkın orduyu iktidarı ele geçirmeye çağırmasını temin etmek için, müdahaleyi 12 Eylûl 1980’e ertelemiştik..’ diye yazmıştı. O arada, Türkiye’de sağ-sol kavgalarında çoğu genç olmak üzere, 5700 kişi daha birbirini öldürmüştü. Ve millet’e, ‘Yahu, bu kanlı kördüğüşüne kimse dur diyemiyecekse, ordu ne güne duruyor, ordu müdahale etsin!‘ dedirttiriyorlardı.

Ve işte o şartlar altında 12 Eylûl 1980 Askerî Darbesi yapıldığında, dönemin NATO Başkomutanı Gen. Alexander Haig, yine o zamanın Amerikan Başkanı olan Jimmy Carter’a, ‘Bizim çocuklar başardılar, darbe yaptılar..’ diye haber veriyordu, ‘kamalist inkilablar adına bir kez daha ‘kurtarılışımızı..’ (!)Bu, aslında bütün önceki darbelerin de şifresi mahiyetinde bir söz idi ve onun da özünü, ‘28 Şubat 1997 Darbesi’ni yapan generaller, ‘Bu hareket, 1923’ün devamıdır.. ‘ diye muştuluyorlardı birbirlerine ve kendilerini desteklediklerini zannettikleri millete..

Aynı emperial odaklar, başta Amerika olmak üzere, bütün NATO ülkeleri 15 Temmuz 2016 Hıyaneti için de aynı ham-hayal ve ümidler içindeydiler. Herbirisi, ‘Erdoğan devrilirse, onun için gözyaşı dökmeyeceğiz. Çünkü, o , Türkiye’yi bir ‘İslâm Devleti’ne götürüyor, …….’ün kemikleri mezarında ters dönmüştür.’ diyorlardı. Bu konuda Trump , Biden, Putin, Macron ve diğerleri arasında bir fark yoktu.

Evet, aynen böyle oldu, bütün bu darbeler.. Ve amma, inşaallah bir daha öyle olmayacaktır. Çünkü, 15 Temmuz şanlı direnişi, Hakk’a ve halkına güvenen bir lider ve liderine güvenen bir halkın bereketli direnişidir. O direniş, sadece o geceki hainlere değil, geçmişin bütün darbelerine de bir güçlü ‘Hayır!’ denilmesi ve halk diliyle, ‘Şeytanın bacağının kırılması’ vak’asıdır da..

 

Kaynak: Haksöz Haber

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');