Sosyal Medya

Rasim Özdenören: Macera arayanlar mı, rahatına düşkün olanlar mı evladır?

Coğrafi keşiflerde olsun, edebiyatta, sanatta, bilimde, hukukta tüm anlamlı atılımlar, önceden bilinmeyen yenilikler bu gözü kara kişilerin işidir.



“Macera aramak” fiiline TDK SözlüÄŸü: “Başına geleceklerden habersiz, sonu bilinmeyen, tehlikeli, heyecanlı bir iÅŸe giriÅŸmek” olarak tanımlıyor. Fiili biz de tam da bu baÄŸlamda kullanıyoruz.

Korku dolu savaÅŸ yıllarında başıma ne zaman bir bomba düÅŸecek tedirginliÄŸi uykuları kaçırır. O momentin yaÅŸandığı sırada kimse kolay kolay maceraya atılma hevesi taşımaz. Ancak maceracılar için durum farklı olabilir.

Rahatına düÅŸkünler için “iÅŸ olacağına varır” telâkkisi her zaman yürürlüktedir. Ä°ÅŸin olacağına vardığı yerse, herkesin olaÄŸan günlük hayatını sürdürmesinden ibarettir. Ä°ÅŸte tam da iÅŸin olacağına vardığı noktadan bir parmak ileride durmayı baÅŸarmak gerekiyor. Tam da burada macera düÅŸkünleri ortaya çıkıyor. Macera düÅŸkünlüÄŸü, onları insanlığın önünde koÅŸmaya götürüyor.

Onların gözü karalığı olmayaydı, insanlar belki bir adım ötesini görmeyi baÅŸaramayacaktı. Onların o bir anlık sanılan macerası, onun bütün varlığının içine gömülü duran kendi varlık anlamını içinde barındıran bir andır. O bir anlık göz karartması niçin herkeste olmuyor? Uçmak için kendini Galata Kulesi’nden aÅŸağıya bırakmak örneÄŸin… Ä°ÅŸte, o, bir anlık gözü karalık gerektiren an… Ve başından sonuna bilinçli bir teÅŸebbüs… Åžuna dikkat etmek gerekiyor: o kritik an içindeki yaÅŸantıya niçin o teÅŸebbüs etmiÅŸtir de, bir baÅŸkası deÄŸil? Çünkü denemek isteyen yalnızca odur.

Bu yüzden denediÄŸi yaÅŸantının (kuleden kendini atarak uçmayı denemek ya da herhangi bir macera, diyelim aÅŸk veya ilk defa dünyanın etrafını gemi ile dolaÅŸma çılgınlığını göze alma) sonucuna katlanma muhatarasını üstlenen de yalnızca odur. Macera düÅŸkünlerini bizim burada, oturduÄŸumuz yerden yüreklendirmemiz gerekmez. O, karar verir ve yapar.

Böyle bir yol önceden yoksa veya belli deÄŸilse, maceracı o yolu tırnaklarıyla kazarak açmayı baÅŸarır. Rahatına düÅŸkün adamla maceracı arasındaki fark burada: maceracı açtığı yoldan belki ancak bir kereliÄŸine geçer; rahatına düÅŸkün adamsa, maceracının açtığı ve geçtiÄŸi yoldan bilahare defalarca geçer, hem de risk üstlenmeden ve rahatını bozmadan… Üstelik aÄŸzında sakızını çiÄŸneyerek...

Rahatına düÅŸkün olandan keÅŸifler, icatlar, yeni fikirler çıkmaz…

CoÄŸrafi keÅŸiflerde olsun, edebiyatta, sanatta, bilimde, hukukta tüm anlamlı atılımlar, önceden bilinmeyen yenilikler bu gözü kara kiÅŸilerin iÅŸidir.

O gözü kara kiÅŸilerin başında da peygamberler gelir. Onlar, en zor iÅŸi, insanların alışa geldiÄŸi yaÅŸam tarzını deÄŸiÅŸtirmeye teÅŸebbüs ediyor. Ä°çinde yaÅŸadığı toplumun bütün önyargılarını altüst ederek, dahası onlara meydan okuyarak onların alışık olmadığı teklifleri sunma gözü karalığını gösterenler peygamberler olmuÅŸtur. Hepsi ölümü göze alarak tebliÄŸde bulunmuÅŸ, o uÄŸurda ya öldürülmüÅŸler veya dayanılmaz meÅŸakkatlere katlanmak zorunda bırakılmışlardır. Onlara hayran olunmayacaksa geride kim kalır?

YeniÅŸafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.