Sosyal Medya

Tercüme Haber

Abdel Bari Atwan'ın kaleminden: Coronavrüs ve Komplo

Batı TV leri ve gazetelerini Takip ettiğimde bu durumun bir komplo olduğuna dair inancım gittikçe artıyor. Birçok Avrupa ülkesi bu virüsle mücadelede gençlere öncelik verilip, Merhametsizce 60 ve 70 yaş üzeri insanlar kendi hallerine terkediliyorlar.



Çin Hükümeti, elde ettiğini bilgiler doğrultusunda, Amerika Birleşik Devletlerinin korona virüsünün birinci kaynağı olduğunu ve virüsün Çin’de CİA tarafından kasıtlı olarak yayıldığını ifade etti.
 
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao Li Jian, yaptığı açıklamada, bu virüsün 2015 yılında Amerikalı bilim adamları tarafından icat edilip geliştirildiğini ve aynı yıl içerisinde Amerikan Doğa Tıp Dergisinde bu virüse dair bilgilerin bulunabileceğini vurguladı. Zhao Li jian Geçen Ekim ayında Çin’in Wuhan eyaletinde 10 Bin askerin katıldığı, dünyanın birçok ülkesinden katılımcıların olduğu ‘’Dünya Askeri Oyunları’’ yarışmasında bu virüsün yarışmaya katılan Amerikan askerleri tarafından getirilmiştir. Açıklamasını yaptı. 
 
Amerika ve Çin arasında virüsün yayılmasına dair bir söz savaşı başladığını görüyoruz. Her iki tarafta virüsün karşı tarafın yaydığı iddiasında. ilk olarak Amerika Çin de Wuhan da bulunan fabrikalarına Çin tarafından böyle bir saldırı yapıldığı iddiası ortaya atılmıştı şimdi de Çin’nin bu açıklaması geldi.
Amerika Birleşik Devletlerinin tarihi bu tür yalanlarla doludur. Amerika’nın Çin ekonomisini vurmak ve büyüme oranlarını düşürmek ve küresel olarak ilk sırada yer almak için bu salgını planlaması yüksek ihtimal dâhilindedir.
 
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump Alman Curevac İlaç şirketinden korona virüsünün kurbanlarını tedavi etmek için sadece Amerika’ya özel bir ilaç üretilmesi teklifini sundu. Bu durum bu komplonun Amerika tarafından tezgâhlandığı iddiasını kuvvetlendiriyor. Buna karşılık Alman İçişleri Bakanı Horst Seehofer "Almanya satılık değil" dedi. ve ülkesinin bu antijen aşısını "tüm dünya için üreteceğini açıklamasını yaptı.
 
Trump ‘ın teklifinin işin arkasında bir komplo teorisini olduğunu kuvvetlendirdiğini söyledik. Böyle bir durumda Aşılar Amerika’nın tekelinde olacak ve Amerika’nın dostu olarak gördüğü ülkelere ihraç edilecek, Düşman ülkelere gelince bu aşıyı elde edemeyip gelecekleri korona virüsü tarafından tehdit edilecek.
 
Çin, Korona virüsüyle gerek yönetimsel ve Tıbbi açıdan gerekse virüsün yayılmasını rekor düzeyde geriletmesi yönünden birçok Avrupa ülkesinden ve Amerika Birleşik Devletlerinden daha gelişmiş bir ülke olduğunu gösterdi. Ayrıca Eğer virüs Çin’i yeniden dönerse, uzmanların buna hazırlıklı olduklarını teyit ettiler.
 
Korona virüsü Batının Kullandığı biyolojik silahların diğer bir türü olabilir.  Bu noktada hatırlatmakta fayda var Amerika ve Avrupa televizyon kanalları,  2003 yılında Irağın işgalini gerekçelendirmek için, Irak devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in adamlarını içlerinde virüs bulunan Valizleri Londra da ki Oxford Caddesine New York ta ki Manhattan Caddesine boşaltacaklarına ve yüzbinlerce kişinin ölümüne yol açacağına dair geniş çapta yalan haberler yapmışlardı.
 
Biyoloji ve tıp alanında Çin’in ilerleme kaydettiği buna karşın bu alanda batının gerilediği gözlemlendi. Buna rağmen Nobel Ödülleri gerek tıp gerekse diğer alanlarda batılı bilim adamlarına verildi.
 
Batılı akademisyenlere verilen bu Siyasallaştırılmış ödülün bu anlamda tarafsız bir kriteri yoktur. Çin ve Rus bilim adamları bu ödülü kaç kere almışlardır.? Eğer bir Çinliye ödül verilse bile bu batıda yaşan bir Çinlidir.  Ayrıca bu ödül ,Arap bilim adamları ve edebiyatçılarına  Avrupalılar, Amerikalılar ve İsrailliler razı olmadıkça onlara layık görülmez.
 
Çinli uzmanlar gönüllü olarak tedavi amaçlı, İran ve İtalya başta olmak üzere bu virüsün tehdidi altında olan ülkelere bir propaganda yâda reklam kaygısı taşımadan gittiler. 
 
Ancak Amerikalı uzmanların bu ülkelerden birine gittiklerini duymadık. Bunun ötesinde Başkan Trump’ın İran’ın içinde bulunduğu sağlık krizinden dolayı, hiç olmaz ise geçici olarak İran üzerindeki ambargonun bir süreliğine kaldırılması yönünde insani bir karar aldığına şahit olmadık. 
 
Bu kriz ile ilgili son olarak söyleceklerim;  Batı TV leri ve gazetelerini Takip ettiğimde bu durumun bir komplo olduğuna dair inancım gittikçe artıyor. Birçok Avrupa ülkesi bu virüsle mücadelede gençlere öncelik verilip, Merhametsizce 60 ve 70 yaş üzeri insanlar kendi hallerine terkediliyorlar. Bu hükümetler adeta şunu söylüyorlar: nüfusun %30 nu oluşturan emekli kesim üretime hiçbir katkısı bulunmamaktadır. Ve bu kişiler devletin sırtında yük oluşturmaktadırlar. Vahşi kapitalizmin egemen olduğu çağımızda böyle bir anlayışın bu komployu tezgâhlayacakları ihtimalini hiçte uzak görmüyorum
 
Önümüzde ki hafta ve aylarda birçok gerçek ortaya çıkacaktır.
 
 
Mütercim: Hasan Kanat / Düşünce Mektebi

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');