Sosyal Medya

Tercüme Haber

Tercüme Haber: Çin, Uygurları sakal ve internete girme gibi sebeplerle tutukluyor

Sızdırılan bilgiler Çin’in Uygur Türklerini sakal uzatmak ya da yabancı web sitelerini ziyaret etmek gibi sebeplerle tutukladığını ortaya koyuyor.



"Karakaş listesi" olarak bilinen veri tabanı, insanların "ufak çaplı dini enfeksiyon" gibi sebeplerle gözaltı kamplarına gönderildiğini gösteriyor.
 
Sızdırılan veri tabanına göre, sakal uzatmak, peçe takmak ya da yabancı bir internet sitesini yanlışlıkla ziyaret etmek Çin'in Uygurları toplama kamplarına gönderme gerekçelerinden bazıları.
 
Yakın zamanda ortaya çıkarılan ve derlendiği bölgeden dolayı "Karakaş listesi" olarak bilinen bu veri tabanı 137 sayfadan oluşuyor ve Sincan'ın Taklamakan çölünün kenarında 300'den fazla insanın tutuklanmasının ana sebeplerini ayrıntılarıyla açığa çıkarıyor.
 
Bu veri tabanında, tutuklular ve ailelerinin izlendiği, katı ve net tanımlanmış kategorilerle sınıflandırıldığı görülüyor. Aileler, "güvenilir" ya da "güvenilir değil" gibi sıfatlarla tanımlanıyor ve ailelerin tutumu "sıradan" ya da "iyi" gibi sıfatlarla derecelendiriliyor. Ailelerin "hafif" ya da "yoğun" dini "ortamları" ve kaç tane akrabalarının cezaevinde olduğu ya da "eğitim kamplarına" gönderildiği gibi bilgiler belgelerde kayıt altına alınıyor.
 
Yetkililer, bu kategorileri daha önce herhangi bir suç işlememiş olsalar bile, söz konusu kişilerin ne kadar şüpheli olduğunu belirlemek için kullanıyorlar.
 
Gözaltına alınmak gerekçesi olarak listelenen diğer sebepler arasında "ufak çaplı dini enfeksiyon", "birilerini sebepsiz yere ziyaret ederek rahat etmek", "anlaşılması güç düşünceler" ve "belirli bir on yıl içinde doğmuş olan güvenilmez kişi" gibi maddeler yer alıyor.
 
Karakaş listesindeki raporu düzenleyen, gözaltı merkezleri alanında uzman olan Adrian Zenz'in verilerinin analizine göre, sonuncu maddenin genç erkekleri işaret ettiği görülüyor.
 
Zenz, "Bu, hükümetin cadı avı zihniyetini ve her şeye nasıl suç muamelesi yaptığını vurguluyor." diyor.
 
 
Belgedeki en yakın tarih Mart 2019. Listelenen tutuklular, nüfusun %97'den fazlasını Uygur Türklerinin oluşturduğu yaklaşık 650 bin kişilik geleneksel bir yerleşim alanı olan Karakaş İlçesi'nden geliyor. Bu liste, eski Karakaş sakinleriyle yapılan görüşmelerle, Çin kimlik doğrulama araçlarıyla ve Associated Press tarafından yayımlanan diğer liste ve belgelerle desteklenmiş durumda.
 
Veri tabanı bilgilerin çoğunun camilere atanan, evleri ziyarete gönderilen ve topluluklara yerleştirilen ekipler tarafından toplanmış olduğunu gösteriyor. Bu bilgiler sonrasında kişilerin akrabaları, toplulukları ve dini geçmişlerine dair verilerin depolandığı “üç halka” olarak adlandırılan bir dosyada derleniyor.
 
Ayrıca belge, Karakaş yetkililerinin insanları yurtdışına çıkmak, pasaport almak, yabancı bir yazılım yüklemek ya da yabancı bir internet sitesine giden bir bağlantıyı tıklamak gibi eylemleri nedeniyle hedef aldığını gösteriyor.
 
Veri tabanı ayrıca Çin hükümetinin, bir tutuklama sebebi olarak dine odaklandığını ve bu tutuklamaların yetkililerin iddia ettiği gibi sadece siyasi aşırılık nedeniyle değil ibadet etme, camiye gitme hatta sakal uzatma gibi sıradan faaliyetlerden dolayı dahi gerçekleştirilebildiğini vurguluyor. Aynı zamanda ailenin rolünü de ortaya koyuyor: Tutuklanmış akrabaları olan insanların kampa alınma, bütün ailelerininse suçlu muamelesi görme ihtimali çok daha yüksek.
 
Benzer şekilde, tutukluların serbest bırakılıp bırakılmayacağında, ailenin geçmişi ve tutumu, tutuklanan kişinin davranışından daha büyük bir faktör olarak görülüyor.
 
"Dini uygulamaların hedef altına alındığı çok açık." diyor, Sincan'da gözetleme teknolojisinin kullanımı üzerine çalışan Colorado Üniversitesi araştırmacısı. 
 
Çin, yerli Uygurların uzun zamandır Pekin'in uyguladığı zalim kurallara karşı koydukları Sincan'ın uzak batı bölgesini kontrol altına almak için onlarca yıldır uğraşıyor.
 
2014'te Sincan'ın merkezindeki bir tren istasyonunda bombaların patlamasından sonra, Başkan Xi Jinping Sincan'ı dijital bir polis devletine dönüştürerek sözde "terörle mücadele" başlatmıştı. 
 
Sincan bölgesel yönetimi, AP tarafından son veri tabanı sızıntısı hakkındaki yorum taleplerine cevap vermedi.
 
Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Shuang, Sincan'ın dindar insanları ve ailelerini hedef alıp almadığı sorulduğunda, "Bu tür bir saçmalık hakkında yorum yapmaya değmez."  diye cevap verdi.
 
Pekin ise daha önce bu gözaltı merkezlerinin gönüllü iş eğitimi için olduğunu ve din odaklı bir ayrımcılığın söz konusu olmadığını söylemişti.
 
 
Müellif: Darren Byler / Kaynak: The Guardian
 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');