Sosyal Medya

İran'ın, Irak'tan sonra içeriden de aldığı derinden darbeler

İran’da ‘benzin’e yapılan yüzde 300’lük zam’, ‘cephaneliği ateşe veren bir kıvılcım olup, bir anda, geniş kitleleri rejimi protesto etmek noktasına sevk edince, güvenlik güçlerinin hedef gözeterek ateş açtığı ileri sürüldü. Irak’tan sonra İran’da da yaşananlar, sadece, ‘Amerika, İsrail, vs. dış güçlerin, emperial odakların işi’ diye geçiştirilemeyecek boyutlarda olduğunu gösteriyor.



Irak’ta iki ay’ı bulan ‘derinden gelen dip dalgaları’ ÅŸeklindeki kitlevî halk gösterileri ve karışıklıklar, Irak resmî makamlarının açıklamalarına göre resmî güvenlik güçlerinin kurÅŸunlarıyla 440’ı bulan ölümlerden sonra, BaÅŸbakan Abdulmehdi’nin istifa etmesiyle ümit olunur ki, yatışır. Ancak, Irak’ın karşı karşıya kaldığı çetin mes’elelerin, bir istifayla atlatılamayacak kadar derin olduÄŸunu unutmamak gerekir. 2003 Baharı’nda Amerikan saldırısı sonunda Saddam rejiminin devrilip kendisinin idâm olunmasıyla 35 yıllık o acımasız Baas diktatörlüÄŸünün son bulmayacağı; o ideolojik diktatörlüÄŸün etkilerinin bertaraf edilmesinin o kadar kolay olmayacağı da biliniyordu. Bu büyük karışıklıklarda öne çıkan en önemli nokta, BaÅŸbakan’ın istifa ettirilmesi deÄŸil, Ä°ran’ın Irak üzerine abanmasına gösterilen sosyal tepki olsa gerek...
 
Dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip Irak gibi, üstelik sıcak iklim kuÅŸağındaki bir ülkede saÄŸlıklı içme suyu bile temin edilemeyiÅŸine ve her gün 15 saat kadar süren elektrik kesilmelerine, iÅŸsizliÄŸe, yoksulluÄŸa bıçak kemiÄŸe dayanmışçasına üstelik de hemen tamamı ‘ÅŸiî Müslüman’ olan kitlelerin bir sosyal patlama halinde verdiÄŸi tepki ve yüzlerce insanın resmî güvenlik güçlerinin mermileriyle öldürüldüÄŸü büyük karışıklıklar sırasında, Ä°ran’ın lideri S. Ali Khameneî’nin posterlerinin ateÅŸe verilmesi ve ona ölüm temenni eden sloganlar yükseltmeleri; Ä°ran’ın Suriye ve Irak’taki operasyonlarını düzenlemekte en etkili isimle ilgili olarak bilinen kiÅŸi için, ‘Gel, Qaasım Suleymanî! Neredesin, gel haydi!’ diye haykırmaları; Kerkük, Necef ve Basra’daki Ä°ran konsolosluk ve diÄŸer temsilcilik binalarını, sıkı güvenlik barikatları aşıp ateÅŸe vermeleri, Ä°ran bayraklarını yakmaları, Ä°ran’ın sadece yönetimini deÄŸil, toplumunu da derinden ÅŸoke etmiÅŸtir. 
 
Halbuki, daha yakın zamana kadar, en yüksekseviyeli Ä°ranlı en yetkili isimlerin aÄŸzından, ‘Bugün, OrtadoÄŸu’nun 5 baÅŸkentinde Tahran, BaÄŸdad, Åžâm, Beyrut ve (Yemen’in baÅŸkenti) San’a’da siyaseti bizim dilaverlerimiz/kahramanlarımız belirliyor’ görüÅŸleri açıklanıyordu. Ama ÅŸimdi, Irak ile Ä°ran arasında, özellikle de ÅŸiî Müslümanlığın anlaşılması konusunda var olduÄŸu zâten bilinen deriin bir ‘doku uyuÅŸmazlığı’ net olarak ortaya çıkıyor.
 
Bu durum, Ä°ran’daki bazı resmî çevreleri derinden ÅŸaşırtmış olmalı... 
 
Nitekim Ä°ran’da, Genel Yayın Müdürü bizzat Ä°nkılab Rehberi S. Ali Khameneî tarafından tayin olunan gazetelerden Keyhan’da, ‘Irak’taki karışıklıkların bastırılması için, (Irak’ta Ä°ran liderliÄŸi tarafından kurdurulduÄŸu ileri sürülen) ‘HaÅŸd-i Åžaa’bi’ güçlerine, ‘Irak halkının arasına karışan fitnecilere acımamaları için’ yol gösteriliyordu. Bu, aynı zamanda Ä°ran’daki benzer güçlere de bir vazife hatırlatması ve itiraz etmek isteyecek kesimlere de bir ‘gözdağı’ mesâbesindeydi. 
 
Öyle de oldu. Çünkü Ä°ran’da ‘benzin’e yapılan yüzde 300’lük zam’,cephaneliÄŸi ateÅŸe veren bir kıvılcım olup, bir anda, geniÅŸ kitleleri rejimi protesto etmek noktasına sevk edince, güvenlik güçlerinin hedef gözeterek ateÅŸ açtığı ileri sürüldü. 
 
Öyle ki, ülkenin birçok ÅŸehrinde ‘ÅŸiî Müslüman’ kitlelere itikadî açıdan en yüksek otorite olarak sunulan ‘Velâyet-i Faqih’ makamındaki S. Ali Khameneî’nin posterleri ve yüzlerce banka ÅŸubeleri ve resmî binalar ateÅŸe verildi. 
 
Ä°nternetler kesildi. Hadiselerin baÅŸladığı günden beri, Tahran’da -hava kirliÄŸi gerekçesiyle- okullar hâlâ kapalı… 
 
Çok sayıda ölümler olduÄŸu, ancak, cenazelerin ailelerine verilmediÄŸi ileri sürüldü. Sadece, resmî makamlarca, ‘Halkın içine karışan fitnecilerin öldürüldüÄŸü’ açıklandı, rakam verilmeksizin.
 
Irak’tan sonra Ä°ran’da da yaÅŸananlar, sadece, ‘Amerika, Ä°srail, vs. dış güçlerin, emperial odakların iÅŸi’ diye geçiÅŸtirilemeyecek boyutlarda olduÄŸunu gösteriyor. 
 
Umulur ki, inkılabın 40 yıl öncelerdeki aslî ilkelerine dönülerek gerekli ıslahat adımları atılır.  
 
 
 
Selahattin E. Çakırgil / Star

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.