Sosyal Medya

Özel / Analiz Haber

Yeni Dünyada Köleliği Yenen İlk Afrikalı: Gaspar Yanga

‘Primer Libertador de America’ yani ‘Amerika’nın İlk Kurtarıcısı’ nitelendirmesiyle tanınan Gaspar Yanga, yağma ve köle emeğiyle kurulan İspanyol kolonisi Meksika’nın ilk başarılı köle ayaklanmalarından birine ve sonrasında Amerika kıtasındaki ilk özgür Afrikalı yerleşiminin kurulmasına öncülük etti. Doğa koşullarına uyum sağlamayı bilen isyan ordusu, onlarca yıl süren savaşta İspanyol sömürgecilerinin askerlerini birçok kez mağlup ettiler.



Yanga veya Nyanga adlarıyla da bilinen Gaspar Yanga, kabul edildiği kadarıyla, 1545 tarihinde Afrika’nın batısında bulunan günümüzün Gabon’unda dünyaya geldi. Kendisi Gabon’da yaşayan Bran kabilesinin bir üyesiydi ve aktarıldığı kadarıyla doğrudan hanedan soyundan geliyordu. İlk ismi olan Gaspar’ı yakalandığı ve köle olarak satıldığı sırada aldı. Bunların dışında, başarılı isyanı nedeniyle Yanga, 1871 yılında ulusal kahraman ilan edilerek ‘El Primer Libertador de las Americas’ yani ‘Amerika’nın ilk kurtarıcısı’ olarak anılmaya başlandı
 
1560’lı yılların sonunda, Yanga köleleştirildi ve Meksika’ya, günümüzde Veracruz eyaletinin bulunduğu ‘Yeni İspanya’ bölgesine kaçırıldı. Artık özgürlüğünü yitiren Yanga, Avrupalılara ait şeker tarlalarında çalışmak zorundaydı.
 
Özellikle o yıllarda Meksika, Brezilya’nın ardından Amerika kıtasında en fazla Afrikalı kölenin getirildiği ikinci ülke durumundaydı.
 
1570 civarında, Yanga bir grup Afrikalı köleyle birlikte İspanyalı sömürgecilere karşı ayaklandı ve Veracruz’un çevresinde bulunan tepelere sığındı. Şöhretleri Meksika’ya yayılan isyankâr grup, kölelikten kaçan diğer isyancılarla birlikte yaşayacakları bir kent inşa ettiler.
 
 
Dağlık Bölgeye Çekildi
Batı Afrikalı bir kabile şefinin soyundan geldiği söylenen Yanga, Meksika’nın Veracruz bölgesindeki şeker kamışı tarlalarında köle olarak çalıştırılan bir işçiydi. Ağır kölelik koşulları ve kötü muamele yüzünden 1570 yılında bir grup takipçisiyle birlikte başkaldıran Yanga, Cordoba yakınlarındaki erişilmesi güç dağlık bölgeye kaçtı ve eski kölelerle birlikte yeni ve gözden ırak bir yerleşim inşa etti. Özgür Afrikalılar burada yaklaşık 40 yıl boyunca İspanyol yetkililerden uzakta yaşadılar. Yanga, manevi ve askeri lider rolünü üstlenerek tarım topluluğunu istikrarlı bir biçimde yapılandırdı, büyümesini ve çeşitli yerlere yayılmasını sağladı.
 
Bu süre zarfında, Yanga ve asilerden oluşan grubu, Veracruz ve Mexico City arasındaki Camino Real (Kraliyet Yolu) boyunca taşınan ticaret mallarını tahrip eden ya da yağmalayan saldırılar gerçekleştiriyordu. Ayrıca yakın bölgelerdeki çiftliklere baskınlar düzenleyerek köleleri özgürleştiriyor ve sömürgecilere darbe vurmaya devam ediyor, bu nedenle de çetecilik ve yerli kadınları kaçırmaktan sorumlu tutuluyorlardı.
Yeni İspanya bölgesinin valisi, kraliyetin ticareti faaliyetlerine ve otoritesine karşı gerçekleştirdiği cüretkâr eylemleri nedeniyle sömürge sistemine tehlike arz eden Yanga’nın kurduğu özgür şehrin yok edilmesi için çağrıda bulundu. Valiye göre, bu isyankâr topluluğun ve liderinin ortadan kaldırılması, diğer isyancı kölelere, İspanya’nın kendileri üzerindeki otoritesinin mutlak olduğuna dair net bir mesaj gönderirdi.
 
Dağlarda yaşarken kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen isyancı topluluğu burada içki fabrikaları inşa etti ve diğer köylerle iletişim ve ticaret hatları kurmaya başladı. İspanyol sömürgeciliğinin yönetim alanlarına kıyasla yaşam koşulları daha olumlu bir seviyedeydi ve bu durum sömürgecilerin otoritesine vurulan sembolik bir darbeydi.
 
SÖMÜRGECİLERİN 1609 TARİHLİ İMHA HAREKÂTI
 
1609 yılında İspanyol komutan Pedro González de Herrera, emrindeki 550 askerden oluşan birliğiyle Veracruz’da ‘kaçaklara’ karşı şiddetli bir saldırı başlattı. Komutasındaki ordu 100 eğitimli asker ve 450 milisten oluşturulmuştu. İsyancıların ordusundaysa 100 eğitimli savaşçı ve ellerinde gerçek anlamda bir silah bulunmayan 400 asi mevcuttu. Gerilla savaşını benimseyen asilerin amacı, araziye dair sahip oldukları bilgilerden faydalanmak ve daha yüksek bir alanda bulunmalarının avantajını kullanarak sömürgecileri durdurmaktı.
 
Yanga’nın ilerleyen yaşı nedeniyle, Angola’dan kaçırılarak köleleştirilen Francisco de la Matosa isyankâr ordusuna önderlik ediyor, Yanga ise stratejik planları hazırlama rolünü yerine getiriyordu.
 
İspanyol sömürgeciler Yanga ve beraberindeki isyancı ordusunu mağlup etmek amacıyla donanımlı bir ordu gönderse de bölgeye iyi uyum sağlayan ve doğa koşullarından yararlanmayı bilen Afrikalı gerillalar karşında yenilgiye uğradılar. Yanga’nın İspanyol sömürge ordusuna karşı kazandığı beklenmedik zafer, savaşçılarının güvenini arttırırken Mexico City’de hayal kırıklığına yol açtı.
 
YILLAR SÜREN GÖRÜŞMELER
 
Yanga, yakaladıkları bir İspanyol askerini takas için önererek ve İspanyollarla barışçıl bir koşulda birlikte yaşamayı teklif ederek sömürgecilerle pazarlık etmeye çalıştı. Ne var ki, hükümranlık gururu fazlasıyla hırpalanan İspanyollar Yanga’nın barış teklifini reddetti ve isyancılar ve İspanyol askerleri arasında çok sayıda ölüme neden olan daha büyük bir savaş yaşandı.
 
Bu savaşın sonunda İspanyollar ‘kaçakların’ yerleşimini yaksa da ormanlık alan çekilen Afrikalı gerillalar İspanyol sömürge ordusuna karşı galip geldi ve sömürgeciler bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar. Yıllardır işgalleri altındaki kentlerde yaşamaya alışmış İspanyollar için yabani ormanlar ve tepeler, uyum sağlamakta zorlandıkları, tamamen yabancı bir alandı.
 
Sömürge valisi elindeki diğer İspanyol kuvvetlerini özgür yerleşimi yok etmek üzere yeniden gönderdikten sonra, Yanga sömürgecilere yeni bir barış anlaşması teklif etti. Anlaşmada on bir madde mevcuttu ve bunların en önemlisi 1608 yılından önce asilerin kentinde yaşayan tüm insanların özgürlüğünün tanınmasıydı. Yanga ve onun soyundan gelenler bu kenti yönetecek ve herhangi bir İspanyol yasası bu toplumu bağlamayacaktı. Bunların yanı sıra, Yanga, yeni kaçakları iade ederek İspanya tacına hizmet etme ve vergi ödeme tekliflerinde de bulundu.
 
Yıllar boyunca devam eden görüşmelerin ardından, İspanyol tacına hizmet eden Fransisken rahiplerin özgür kentte vaaz verme koşulunun kabul edilmesi kaydıyla, 1618 yılında, ‘San Lorenzo de Los Negros’ kasabası İspanyol yetkililer tarafından resmi olarak siyahlara ait özgür barışçıl bir kent olarak tanındı. İsyancıların durmak bilmeyen saldırıları nedeniyle ticari alanda da sekteye uğrayan İspanyollar savaşa bir son vermek zorunda kalmıştı. Amerika’daki ilk özgür şehir, ilerleyen yıllarda kurucusunun ismini alarak Yanga ismiyle anılacaktı.
 
TARİHSEL MİRASI
 
Meksika’nın bağımsızlığını kazanmasından beş yıl sonra, 1871 yılında Yanga, Meksika’nın ulusal kahramanı ve ‘El Primer Libertador de las Americas’ (Amerika’nın İlk Kurtarıcısı) ilan edildi. Bu ilan, büyük ölçüde tarihçi Vicente Riva Palacio tarafından yapılan araştırmalar sonucu gerçekleşmişti. Yetkin bir tarihçi ve araştırmacı olan Riva Palacio, aynı zamanda bir roman ve öykü yazarı, orduda bir subay ve Mexico City Belediye Başkanı’ydı.
 
Palacio, 1860’ların sonunda, Engizisyon arşivlerinde Yanga ve kendisine karşı düzenlenen 1609 tarihli İspanyol seferinin ve daha sonra yapılan anlaşmanın kayıtlarını bulmuştu. 1870 yılında, bir derlemede Yanga’yı anlatan bir broşür ve 1873’te bu broşürün dahil olduğu ayrı bir kitap yayınladı. Bu eserler 1997 yılında yeni bir baskıyla günümüz okuyucusuna da aktarıldı. Yanga hakkında sonraki yazıların büyük kısmı Riva’nın çalışmalarını temel alıyordu. Palacio, San Lorenzo de los Negros’un ‘kaçaklarını’, “yenilmesi mümkün olmayan gururlu insanlar” diye nitelendiriyordu.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.