Sosyal Medya

Diktatör Sisi, Osmanlı-Mısır antlaşmasını çiğniyor

Mısır hükümeti, geçtiğimiz ay 'yasal olmadıkları' gerekçesiyle Güney Sina'da bulunan Tarabin Köyündeki Bedevi evlerini yıktı.



Middle East Monitor'de Amelia Smith imzasıyla yayınlanan makalede Mısır hükümetinin Sina'da Bedevilere yönelik baskı politikaları yazıldı.
 
Smith yazısında, Bedevilere sistematik baskının , Abdulfettah Es Sisi'nin darbe ile iktidara yükselişiyle eş zamanlı arttığını belirtti.
 
İşte o makale:
 
MÜLKİYET KONUSUNDA SIKI TEDBİRLER
 
"Mısır hükümetinin mülk mülkiyeti konusundaki hukukda sıkı kısıtlamalar getirdiği belirtilirken bu konuda Sina Yarımadası'ndaki şirketlere eylül 2019'a kadar süre verildiği belirtildi. Aksi takdirde bu şirketlerin, devlete ait arazileri yasadışı olarak işgal ettikleri değerlendirilecek.
 
SİNA'DA TOPRAK DEĞİŞİMİ
Sadece kuzey Sina'da iltica uygulaması ile yaklaşık 40 bin parça toprak devralındı. Evler, tarım arazileri ve işletmeler nesiller boyu resmi olmayan yollarla, mülkiyeti kanıtlayan belgeler olmadan el değiştirdi.
 
Fakat yasaya göre sadece ebeveynleri Mısırlı olan Mısırlılar toprak sahibi olabilir. Ancak Bedevilerin, doğum belgeleri ya da kimlik kartı bulunmadığı için büyük büyük ebeveynlerin nereden geldiğini kanıtlamak kolay değil.
 
Kanıtlasalar bile toprakları kayıt altına aldırmak kolay bir işlem değil. Avukat için ödeme, seyahat masrafları, resmi ücretler...
 
Bunu kanıtlayamayanların mülkleriyse tıpkı Tarabin köyünde olduğu gibi onlarca yıllık aile tarihi birkaç saat içinde ezilir.
 
UYGULAMA, OSMANLI-MISIR ANLAŞMASINA AYKIRI
 
Bu uygulama, Osmanlı'ya bağlı vilayetler olan Hicaz ve Kudüs ile Sina arasındaki sınırı kuran (daha sonra zorunlu Mısır-Filistin sınırı oldu) ve her iki tarafta yaşayan Arapların suların, tarlaların, toprağın mülkiyetini elinde tutmaya devam edeceğini içeren 1906 Mısır-Osmanlı sınır anlaşmasının sekizinci maddesine aykırı.
 
Ayrıca 107 sayılı yerli halkı ayrımcılığa karşı koruyan Yerli ve Kabile Nüfuslar Sözleşmesine de aykırı. Fakat bu Mısır makamlarına çok az şey ifade edecek. Çünkü onlar için sözleşmelerin ve yasaların uyulması gereken bir şeyden ziyade sıkıntı verici olduğunu tekrar tekrar kanıtladı.
 
YIKIMLAR BÜYÜK ORANDA KUZEY SİNA'DA YAŞANIYOR
 
Sina'daki evlerin yıkımı büyük oranda Sawarka, Remikat ve Taraben'in büyük kabilelerine ev sahipliği yapan kuzey Sina'da yaşanıyor.
 
Kuzey Sina'lı olan ve evi Mısır hükümeti tarafından tahrip edilen gazeteci Massaad Abu Fajr, uzun zamandan beri merkezi hükümetten haklarına saygı duymasını istiyor. Sina sakinleri bu sebeple 2007'de Wedna Neaish (yaşamak istiyoruz) hareketini kurdu. Fakat hükümet, taleplere karşılık vermek yerine birkaç tanınmış üyeyi tutukladı.
 
TAHRİR ENSTİTÜSÜ: YARIMADA'DA BİN MİLİTAN VAR
 
Hükümet Sina'da terörle mücadele yürüttüğünü belirtiyor, ancak 2018 Tahrir Enstitüsü raporunda Sina'da bine yakın militan olduğu düşünülüyor. Fakat 100 bin insan yerinden edilmiş durumda. Bu da ortaya konan güvenlik önlemlerinin tehdit düşünüldüğünde orantısız olduğunu gösteriyor.
 
YEREL HALK "ETNİK TEMİZLİK" DİYOR
 
Yerel halk bunun aslında sivillere karşı bir savaş olduğuna ve bu cezai önlemlerin Sina'daki Bedevileri göç etmeye zorlamak için tasarlandığını düşünüyor. gazeteci Massaad Abu Fajr, buna "etnik temizlik" diyor.
 
MISIR İÇİN BEDEVİLER HER ZAMAN "ŞÜPHELİ"
 
Mısır devleti, tarihsel olarak her zaman Bedevilerin sadakatinden şüphe ediyordu.
 
Tanınmış Mısırlı gazeteci Muhammad Hassanein Heikal, arkadaşı Cemal Abdünnasır'ı (Mısır'ın eski Cumhurbaşkanı) Sina kabilelerinin bir sorun olduğu konusunda uyardı. Ayrımcılık, o zamandan beri hükümetler tarafından sürdürülüyor.
 
SİLAHSIZLANDIRILMIŞ BÖLGEYDİ
 
Bedevilerin orduya ya da polis gücüne katılımı mümkün değil, aynı zamanda hükümette önemli mevkilere gelmelerine de izin verilmiyor. Yetkililer, toplumu entegre etmek ve geliştirmek için acilen ihtiyaç duyulan reformları uygulamak yerine, onları uyuşturucu kaçakçıları olarak şeytanlaştırıyor.
 
1979'da İsrail-Mısır arasında yapılan anlaşmaya göre Sina Yarımadası aslında silahsızlandırılmış ve ordunun sınırlı kalacağı bir nokta olacaktı. Fakat şimdi her yerde Mısır ordusu var.
 
YENİ KARARLA SAVUNMA BAKANLIĞI DAHA ETKİN OLACAK
 
Hükümet şimdi Kuzey Sina'daki bazı yolların iki tarafını Savunma Bakanlığına devrettiğine ilişkin 2016 başkanlık kararnamesi uygulamaya karar verdi. Bu El Ariş kenti nüfusunun yüzde 80'inden fazlasını yerinden edecek.
 
SİNA'DA OPERASYONUN İLK 3 AYINDA 3 BİN EV YERLE BİR EDİLDİ
 
Gazeteci Farj'ın ailesinin evi kuşatılmış Gazze ile Mısır sınırındaki Refah'ta. Sınır, şimdi yıkık bir şehir. Sisi'nin “Sina operasyonunun" ilk üç ayında, sınır boyunca bir tampon bölge oluşturmak için 3 bin ev yerle bir edildi.
 
Sina çöllerinden Mısır başkentine yolculuk etmek yaklaşık sekiz saat sürüyor. Bu Bedevilerin siyasi izolasyonunu belgeleyen bir mesafe.
 
SİNA TOPRAKLARI YABANCILARA AÇILIYOR
 
Yasaya göre Başbakan, devlete ait gayrimenkul satın alan veya yedi milyon Mısır poundu (42 milyon dolar) yatıran herhangi bir yabancıya yardımcı oluyor. Hem Kuveyt Emiri hem de Bahreyn Kralına Mısır'da arazi satın alma hakkı verilmıştı. Bahreyn Kralı Hamad bin Isa Al Khalifa 2016'da bir Mısır vatandaşı oldu ve Güney Sina'da iki Villa satın aldı."
 
SİNA'DA IŞİD'E KARŞI OPERASYONLAR
 
Mısır yönetimi 2017 yılından itibaren Sina'da IŞİD ile ve destekçisi gruplarla mücadele ettiğini söylüyor.
 
İSRAİL İLE YARDIMLAŞILIYOR
 
Öte yandan bölgede devam eden operasyonlarda İsrail'den destek alındığı belirtiliyor. IŞİD'e bağlı haber ajansı Amaq da hava bombardımanlarına ilişkin haberlerinde İsrail uçaklarının da bombardımanlarda yer aldığını belirtiyor.
 
Çoğu zaman devletin resmi haber ajansından "öldürülen IŞİD'lilere ilişkin" sayılar paylaşırken; İsrail ile ortak operasyon yapıldığını bizzat Sisi açıklamıştı.
 
Fakat Sina'da evlerin ve sivillerin hedef alındığına ilişkin Al Jazeera Arapça 2018'in Ağustos ayında uydu görüntüleri yayınladı. Görüntülerde birçok evin buldozerle yıkıldığını gösteriyordu.
 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.