Sosyal Medya

Fatma Barbarosoğlu: Ya diyemiyorsun ki babaanne sen 76 yaşındasın hangi yaşlanma efekti lazım sana

“Fotokopi için bekliyorum. Biliyorum geç kaldığımı. Yok ya uyku filan değil. Sabah sabah babaannem ‘bana yaşlanma şeysi yap’ dedi. Evet, bu telefonuma FaceAPP indir demenin babaannecesi. ‘Ne yapacaksın hiç gerek yok’ dedim. İkna edemedim. Ne dediysem boş. ‘Babaanne mahrem bilgilerin ele geçer bunlar veri topluyor filan’ diye korkutmaya çalıştım. ‘Benim ne verim varmış!’ dedi. Bir de bana haber geçti: ‘Dünyada 50 milyon kişi uygulamış bunu. Elle gelen düğün bayram’ diye.



Fatma Barbarosoğlu - Yeni Şafak
 
Ya diyemiyorsun ki babaanne sen 76 yaşındasın hangi yaşlanma efekti lazım sana’ diye.
 
Ben daha bunları aklımdan geçirirken Müşerref ablan ( kadın 80’inini devireli çok oldu ama biz ona anca ya Müşerref abla diyebiliriz ya da Müşerref hanım) kendini yaşlandırmış bak bana da gönderdi’ dedi . Kadın daha neyine yaşlanma efekti yapıyor anlamadım ki! ‘Program cevap vermiş mi?’ dedim ‘Niye vermesin?’ dedi .
 
Sadece çocuklara değil yeminlen yaşlılara da akıllı telefon almamak lazım. Emin ol yaşlıların durumu daha fena.
 
Ben babama çok direndim. Almayalım babaanneme akıllı telefon dedim. Ama babanem ‘altın gününde herkesin elinde kaydırmalı telefon var (akıllı telefonlara öyle diyor) bir ben kaldım. Paramlan beni rezil ediyorsunuz. Niye ben elden geri kalıyorum. Ben sizi kimselerden geri bırakmadıydım en güzel şekilde giydirdim, en güzel şekilde yedirdim diye her gün’ nostalji karışımlı ajitasyona bağlayınca, babam ‘yok kızım artık bıçak kemiğe dayandı bizim yaşlımızın ötekilerden neyi eksik’ dedi.
 
Babam benim niye bunca süre itiraz ettiğimi anladı tabi ama geçmiş ler olsun. Her akşam illa uğramak lazım. Biz zaten uğrardık düzenli olarak babaanneme. ‘Bugün börek yaptım, yarın güveç yapacağım gelin’ diye düzenli olarak davet ederdi. Artık öyle değil. Telefonuna program indirmek için çağırıyor. Yemek filan da yapmaz oldu. Resmen fastfood takılıyor. ‘Babaanne bu sene beni hiç bamya yemeğe çağırmadın’ dedim ‘Ne yapacaksın bamyayı?’ dedi. ‘Çok özledim’ dedim. ‘Ben de’ dedi. Öyle deyince yarın yapayım da akşama bana gel diyeceğini sandım. Sokağı dönünce ev yemekleri var. Oradaki kadın temiz pak ben dün ondan yedim sen de ye’ dedi. Şaka gibi değil mi? Ama şaka değil. Benim şaşırdığım duyunca ‘bütün arkadaşlarım öyle yapıyor daha ekonomik daha az yorucu’ dedi. Ya üstat yaşlılıkta da akran baskısı diye bir şey var ama bunu bize hiç okutmadılar.
 
Telefonuna uygulama indirmekle de kurtulunmuyor ki! Telefonunda kayıtlı olan bütün fotoğrafları denemek istiyor. ‘Ya babaanne kul hakkı başkalarının fotoğrafını yüklemek doğru değil, insanların mahremiyetine sayfı duymak lazım’ dedim. ‘Ne mahremiyeti o benim eltim’ dedi. ‘Kadın iki hafta önce öldü. Rahmetlinin yaşlanınca nasıl olacağını niye merak ediyorsun? Allah ömür vermemiş sen ne diye teknoloji ile ömür biçiyorsun?’ dedim.
 
Bana ne dedi biliyor musun? ‘Sen ne geri kafalı çıktın böyle! Bizim ailemizde böyle geri kafalılıklar yoktur. Benim büyük dedemin bile fotoğraf makinesi vardı!’ dedi.
 
O başka desen ne olacak? O da fotoğraf bu da fotoğraf diye kestirip atacak.
 
Sonuç ne mi oldu? Eltisinin yaşlılık halini daha çok beğendi. Kendi halini hiç beğenmedi. ‘O tabi her zaman kremlerine dikkat ederdi’ dedi. ‘Yahu kadın kremlerine, nemlendiricilerine dikkat etse ne olacak artık burada değil’ dedim. ‘Belki başka bir evrende gayet bakımlıdır’ dedi. Paralel evrene takmışlar bunlar bütün bir altın grubu olarak. Netfilix dizilerinin Türkçe seslendirilmesi hiç iyi olmadı senin anlayacağın. Bunların altın grubunda emekli fizik öğretmeni var. Nerede paralel evren dizisi bulsa hepsini bulaştırıyor. Seyredip tartışıyorlarmış. Çok güzel bir tez konusu değil mi? Yaşlıların paralel evren dizilerinden beklentileri gibi bir başlık mesela. Yapması çok kolay. Bir kaç grup bulursun. Hiç zor değil. Filmler hakkında konuşmaya bayılıyorlar. Hele de paralel evren olunca. Annem bulaşma, ölüm korkusu ile böyle başa çıkıyorlar dedi. Annem hayatından son derece memnun. Sosyal medyası filan yok. Teknoloji özürlü olduğunu herkes bilir. Babaannemin teknoloji tutkusu en çok anneme yaradı senin anlayacağın.
 
Netice ne mi oldu? Ne olacak yaşlandırma efekti ile olan halini hiç beğenmedi. O değil de rahmetli büyük yengenin fotoğrafını yaşlandırmamız benim çok ağırıma gitti. Bir ölünün arkasından...Ne bileyim.
 
Ben çocukken böyle bir babaanne hayal etmemiştim. Suphaneke’yi babaannem öğretmişti bana. Kimselere anlatamadığım dertlerimi okul hayatım boyunca hep babaanneme anlattım. Her defasında beni rahatlatacak bir şey bulurdu. Bir defasında ergenliğe girip girmemek senin elinde dedi. Ergenliğe girersen sivilcelerin çıkar ,öfkeli bir kız olursun. Girmezsen güzel bir kız. Bizim cildimiz kuru. Sivilcemin çıkmayacağı belli imiş. Ama bütün ergenlik boyunca sivilcem çıkar diye hiç sesimi yükseltmedim. Okulun rehberlik servisinde ergenlik ile ilgili sorular sordular. Ben ergenliğe girmemeyi tercih ettim deyince velimi okula çağırmışlardı kızınız ne demek istiyor diye.
 
Çocukluğumun ilk gençliğimin babaannesini çok özlüyorum.
 
Yaşlanmamak için bu kadar direnmesini anlayamıyorum.
 
‘Babaanne teknoloji destekli yaşlılık fotoğraflarına bakmak yerine geçmişte kalan sahiden sana ait fotoğraflarına niye bakmıyorsun?’ dedim. ‘Nesine bakacağım hiç eğlenceli değil’ dedi.
 
Dönem ödevi olarak babaannemin belgeselini mi çekeyim? Yok daha neler? Sonra devamını ister. Ama sakın. Öldürürüm. Sakın öyle bir şey yapma! Ne demek sen yapmazsan ben yaparım belgeselini. Senin kendi ninen yok mu oğlum! Deden mi var? İyi ya dedeni çek o halde. Bütün gün “Köylüler Kıraathanesine mi takılıyor? Deden İstanbul’da yaşıyor sanıyordum. Haa...İstanbul’un göbeğinde Köylüler Kıraathanesi var öyle mi? Erkekler hiç eğlenceli değil mi? Bak o konuda haklısın.
 
Ciddiyim babaannemi karıştırma dönem ödevine. Geçen gün Kırmızı belgeselini izliyordum. Şu bol ödüllü Konyalı kadını anlatan belgesel. Babaannem de hiç sessiz izliyormuş benim arkamdan. Birden “Beni de eflatunlu kadın olarak çekebilirsin’ deyince korkudan sandalyeden düşüyordum.
 
Kimseye bahsetmek yok. Evin adresini bilen bir sen varsın. Bir şekilde babaannemin belgeselinin çekildiğini öğrenirsem seni sorumlu bilirim. Ne mi yaparım?
 
Ya gıcık etme adamı! Neden geç kaldın dedin derdimizi anlattık derdimiz bir idi şimdi oldu bin.
 
İyi git dene şansını. Ben babaannemi uyarırım şimdi. Bak derim kapıya gelip senin belgeselini çekeceğiz diyen insanlar olursa onları yavaşça polise ihbar et. Bunlar bir çete yaşlı kadınlara zarar veriyorlar derim. Hadi dene. Halamın oğlu ilçe Emniyet Müdürü canım. Bu bilgiyi de arkadaşlık hatırına vermiş olayım.”

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.