Sosyal Medya

Özel / Analiz Haber

Mehmed Mazlum Çelik: Ulus İçin Bir Şey Yapması Beklenen Yorgun Bireyler

Adalet Ağaoğlu’nun Bir Düğün Gecesi romanı, bireysel krizlerin toplumsal baskılar ile meydana geldiğini anlatan ve bunu modern bir anlatıyla sembolize eden bir yüzleşme romanıdır. Bu kriz Ömer ve Tezel isimli iki karakter üzerinden sembolize edilerek okuyucuya aktarılır.



Cumhuriyetin kuruluşu ile beraber bir ulus inşası için ideal tipler ortaya konulmuştur.Bu idealin içinde objektif bir doğrunun varlığı kabul edilmiş, yazılan romanlarda katarsis vasıtasıyla çaresiz bırakılan okuyucu makbul vatandaş eğrisini onaylamaya zorlanmıştır.Oysa modern romanın ideal olana eleştirisi de tam olarak bununla başlar. Buradan hareketle Adalet Ağaoğlu bu romanda bir arınma ve çözüm yerine bireylerin yaşadığı sıkışma ve sarsılmayı anlatmaya çalışarak idealize ve hatta romantize edilenleri yıkmaya çalışmıştır. Bunu da sürekli olarak azap çeken, çaresizlik içinde kalan, hayal kırıklığına uğrayan ve değerleri alaya alan Ömer ve Tezel karakterleri üzerinden anlatma yoluna gitmiştir.
 
Romanda temel ses olarak biz Ömer’i duyarız. Herkes Ömer’in sesiyle konuşur. Hatta kendi iç sesleri dahi Ömer vasıtasıyla bize ulaşır. Bundan dolayı aslında birbirine karışan iç sesler karışıklığı içinde herkese atfedilen düşünce ve duygular Ömer’in yakıştırmasıdır. Ömer ise herkese dolayısıyla onların iç ses ve duygularına alaycı ve ironik yaklaşır. Ömer herkesi ve her şeyi izleyen bir gözlemci gibidir; ama aslında yazarın yıkmaya çalıştığı “ideal olana” karşı bir silahtır.
 
Toplumsal olanı, makbul görüleni hatta dayatılan doğruya (!) karşı Ömer ve Tezel’in muhalif ve alaycı duruşu toplumda neyi temsil ettiğini ya da neye karşılık geldiğini anlayabilmemiz için öncelikle romanda temsil edilen toplum yapısının ne olduğunu anlamamız gerekir. ″ Ne işim var benim bu yaşama fukaraları-nın içerisinde ″ (s.5) diyen Tezel’in eleştirdiği fukaralar tam olarak kimdir ve bu karakterler neden böylesine savrulmuştur.
 
Romanda belirleyici olan olay bir düğündür. Bu düğünde seçilen karakterler ve bu karakterlerin temsil ettiği sınıf ve dolayısıyla o sınıfa uygun olarak hareket etme refleksi
aslında bir Türkiye panaromasıdır.[1] Bunu biz öncelikle romanın hemen başında davetiye üzerinden okuyoruz. Buradan başlayarak metnin devamında dert edeceği meseleler hakkında da bize ipuçları verilir. Bu düğünde evlenen Ayşen ya da Ercan değildir, aslında evlenenler ailelerdir. Aileler toplum için önem arz etmektedir. Çünkü bu aileler devletin makbul vatandaş tanımı içinde “bugün ulus için ne yaptın” sorusuna cevap üretmeye çalışan, ideal olana bağlı ve bunu dayatan ailelerdir. Oysa Ömer ve Tezel karakterleri üzerinden vatanseverliğin nasıl bir yük olabileceğini göstermeye çalışan yazar makbul olanın dayatılmasının bireyler açısından doğurduğu krizleri yansıtır. Bu krizi yansıtırken herhangi bir çözüm yolu da sunmaması onu diğer romanlardan ayırır. Bunu yaparken bireyin yabancılaşması üzerinde durması romanı modern bir çizgiye taşımıştır.
 
Ömer ve Tezel her şeye, topluma ve hatta kendilerine dahi alaycı ve eleştirel bakan karakterlerdir. Buradan hareketle yazar yalnızca toplumsal olanın değil bireysel olan alanın da eleştirisini yapar. Örneğin Ömer ve Tezel politik açıdan hayal kırıklığına uğramış solculardır. Oysa bu karakterlerin hayal kırıklığı bir yana bireysel olarak anarşist bir çizgiye gelmeleri dahi yazar tarafından sorgulanan bir konudur. Böylesi idealize edilmiş ailelerin çocuklarının anarşist çizgiye kaymaları daha sonra bu çizgide bir de hayal kırıklığına uğramaları romanın temel sorunsal ve arayışlarındandır.
 
Sonuç olarak söylenebilir ki bir taraftan burjuvayı bir taraftan orduyu bir araya getiren düğünün aileleri (ki bunlar devletin makbul vatandaş tipolojisinde en üst noktayı temsil eder) yetiştirdikleri bireyler devletin kırmızı çizgilerini ihlal eder; ama burada yazar suçu bireylere değil dayatmacı bir zihniyetin toplumda oluşturacağı infiali Ömer ve Tezel karakteriyle okuyucuya gösterir.
 
KAYNAKÇA
Ağaoğlu, Adalet. Bir Düğün Gecesi. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2003.
Moran, Berna. Türk Romanın Eleştirel Bir Bakıs. İstanbul: İletişim Yayınları, 2017
[1] Moran, Berna. Türk Romanın Eleştirel Bir Bakıs. İletişim Yayınları, 2. Baskı. s. 34

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.