Sosyal Medya

Pasaportunu alamadığı için hayatını kaybeden sanatçı: Ruhi Su

Türk Halk Müziği yorumcusu, Devlet Operası eski sanatçısı basbariton Ruhi Su, 73 yaşında sabaha karşı İstanbul’da öldü. Ruhi Su bütün çabalarına rağmen tedavi olabilmek için pasaportunu alamaması ölümüne sebep olmuştur.



Devletin “engel”leri
Buradaki “gösterilen tüm ihtimam” faslı gerçek lakin yeterli olmadığı da açık. Ruhi Su’nun yurt dışında tedavi edilmesi gerekiyordu. Bir umuttu bu ve belki de yaşatılabilirdi. O günleri, eşi Sıdıka Su’dan dinleyelim: “1977’de (bütün engeller aşılarak) alabildiği pasaportuyla yurt dışında konserler verebilmek olanağına kavuştu Ruhi Su. 12 Eylül’den sonra da çıktı yurt dışına. (…) Türkiye’ye dönüşünde pasaportunun dolan süresini uzatmak için 2 Kasım 1981’de İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün ilgili şubesine başvurdu Ruhi Su. Ben ise 23 Nisan 1981’de başvurmuştum pasaport almak için. Bana, ilk kez pasaport verileceği için evraklarımın İçişleri Bakanlığı’na gönderildiği ve beklemem gerektiği söylenmişti. Ruhi Su’ya da ikinci bir emre kadar beklemesi. Bu bekleme nedense hiç bitmedi. Bu süre içinde Ruhi Su yurt dışından gelen konser çağrılarını ya yanıtlamadı ya da reddetti. Ama başka bir gelişme pasaport konusunu gündeme getirmekte gecikmedi: Ruhi Su hastaydı.” [(Cumhuriyet gazetesinin eki) Siyaset 85, 24 Kasım 1985]
 
Dönemin dergisi Nokta, 15-21 Ekim 1984 tarihli sayısında “pasaport alamayanlar”ı haberleştirdi. Ruhi Su’dan yola çıkmıştı. Bu haber konuşulmaya başlayınca, devlet yetkilileri, “başvurusu bulunmadığı için pasaport verilmedi” açıklaması yaptı. Sıdıka Su: “Ruhi Su’ya prostat kanseri teşhisi konmuştu. Kendisine hiçbir zaman söylenmeyecek olan bu kötü haber hızla yayıldı. Ama pasaport olayında herhangi bir gelişme yoktu. (…) Yanıt hep aynıydı: Bir süre beklemesi gerekmekteydi. (…) Yurt dışından çeşitli başvuruların yapıldığı, Kültür Bakanlığı’na dört yüzü aşkın müzisyenin imzaladığı bir mektup gönderildiği, Ruhi Su’ya pasaport verilmesi için aracılık yapılmasının istendiği haberleri dolaşmaktaydı. (…) 6 Nisan 1985 tarihli Cumhuriyet’te yer alan bir haberden, (…) altı Alman sanatçının Kültür Bakanlığı’na baş vurduğunu öğrendi kamuoyu. Heinrich Böll, Wolf Bierman, Ingeborg Drewitz, Günther Grass, Siegfried Lenz, Günther Wallraff imzalı mektupta Ruhi Su’nun yurt dışında tedavi edilebilmesi için pasaport verilmesine aracı olması isteniyordu Kültür Bakanlığı’ndan. Aynı sanatçılar Ruhi Su’ya da bir mektup göndermişlerdi.”
 
Çabalar işe yaramadı. Gazeteler olayın peşini bırakmadı, Mustafa Ekmekçi, Uğur Mumcu gibi isimler ortak tanıdıklarını araya sokarak devletin önemli kişilerinden ricacı oldu ancak hep bir engel çıktı. Son “engel”, 1985 baharında bildirildi: Sıdıka Su’nun 1981’de yaptığı başvuru “incelenmiş”, pasaport çıkartılmış ancak “alınmadığı için arşive kaldırılmış”tı. Ruhi Su’nun başvurusu ise “bulunamıyor”du. Hızla yeni bir başvuru yapıldı, 14 Haziran 1985 tarihinde, 11022 sayılı yazıyla, sanatçının “bir defaya mahsus olarak yurt dışına giriş ve çıkışına” izin verildi. Ruhi Su, Sıdıka Su’nun deyimiyle, “sağlığı yurt dışına çıkamayacak ölçüde kötüleştiği için” bu pasaportu hiçbir zaman kullanamadı.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');