Sosyal Medya

Sağlık

'Türkiye'de çocukluk çağı kanserlerinin yüzde 67'si tamamen iyileşebiliyor'

Prof. Dr. Kebudi, 'Günümüzde, Türkiye'de çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 67'si tamamen iyileşebiliyor. Bazı merkezlerde bu oran yüzde 74'lere çıkıyor.' dedi.



Ä°stanbul Üniversitesi-CerrahpaÅŸa (Ä°Ü-C) CerrahpaÅŸa Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Rejin Kebudi, Türkiye'de çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 67'sinin tamamen iyileÅŸebildiÄŸini belirterek, "Bazı merkezlerde bu oran yüzde 74'lere çıkıyor. Ülkemizde çocukluk çağı kanserlerinin büyük bir kısmı ileri evrelerde baÅŸvuruyor. Erken tanı alan olgularda saÄŸ kalım oranının anlamlı olarak daha yüksek olduÄŸu biliniyor." dedi.

Prof. Dr. Kebudi, "1-7 Nisan Kanserle SavaÅŸ Haftası" kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, eriÅŸkinlerde, sigaranın, saÄŸlıksız diyetin ve enfeksiyonların her yıl yaklaşık 4 milyon kanser olgusunun oluÅŸumundan sorumlu faktörler olduÄŸunu belirtti.

Sigaradan uzak durmanın, ultraviyole ışınlarından korunmanın, bol lifli gıdaların yanında meyve ve sebzeyle beslenmenin birçok kanserin oluÅŸmasında engelleyici rol oynayacağını söyleyen Kebudi, çocukların da bu alışkanlıkları kazandığı takdirde ileride geliÅŸebilecek bazı kanser türlerinden korunabileceklerini ifade etti.

Kebudi, çocukluk çağı kanserlerinin tüm kanserlerin yüzde 2-4'ünü oluÅŸturduÄŸunu belirterek, Türkiye'de ise her yıl yaklaşık 3 bin çocuÄŸa kanser tanısı konulduÄŸunu aktardı. Günümüzde kansere yakalanan çocukların yüzde 70'inin ise tamamen iyileÅŸebildiÄŸine dikkati çeken Kebudi, istatistiklere göre geliÅŸmiÅŸ ülkelerdeki her 900 eriÅŸkinden birinin çocukluk çağı kanserinin saÄŸ kalanı olduÄŸunu kaydetti.

Çocukluk çağı kanserlerinin yüzde 30'unu lösemiler oluÅŸturuyor

Prof. Dr. Rejin Kebudi, çocukluk çağı kanserlerinin yüzde 30'unu lösemilerin (kan kanserleri), kalan yüzde 70'ini ise solid tümörlerin (organ ve çeÅŸitli dokulardan geliÅŸen kanserler) oluÅŸturduÄŸunu ifade etti.

Çocuklarda kanser oluÅŸumuna neden olan çeÅŸitli yapısal ve çevresel risk faktörlerine de deÄŸinen Kebudi, bunları, "Bazı kromozom bozukluklar, bazı doÄŸumsal bozukluklar ve hastalıklar, bağışıklık sistemini bozan hastalıklar, çeÅŸitli virüs enfeksiyonları, radyasyona ve bazı kimyasal maddelere maruz kalmak, hamilelikte kullanılan bazı ilaçlar ve alkol, ailede kanser olgularının fazla olması." ÅŸeklinde sıraladı.

Kebudi, bazı kalıtsal hastalıklarda ise kanser riskinin arttığına dikkati çekerek, "Down sendromlu bebeklerde lösemi riski artar. Ciltte yaygın sütlü kahverengi lekelerle seyreden nörofibromatoziste beyin tümörleri ve diÄŸer bazı tümörlerin görülme riski artar. Bağışıklık sisteminin baskılandığı hastalıklarda, özellikle lenfoid dokudan köken alan kanserlerin geliÅŸme olasılığı artmıştır. Halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen hastalığın etkeni 'Epstein Barr Virüsü', bazı lenfomaların ve nazofarenks (üst yutak) kanserinin geliÅŸmesinde rol oynayabilir. Hepatit B ve C virüsü, karaciÄŸer kanserlerine yol açabilir. Tüm çocukların Hepatit B aşısı olmaları çok önemli." ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Ergenlik çağındaki çocuklarda ise kanser görülme oranının 15 yaÅŸ altına göre iki kat fazla olduÄŸuna dikkati çeken Kebudi, geliÅŸimsel ve psikososyal yönleriyle özellik gösteren bu dönemdeki kanser tanısının gerek tıbbi gerek psikososyal yönleriyle ele alınması gerektiÄŸinin altını çizdi.

Kanserin uyarıcı bulgularını ve belirtilerini bilmek önem taşıyor

Çocukluk çağı kanserlerinde eriÅŸkinlerdeki gibi yerleÅŸmiÅŸ tarama testleri olmadığını anımsatan Kebudi, bu nedenle, en sık görülen uyarıcı bulgu ve belirtileri bilmenin ve hızla doktora baÅŸvurmanın önemini vurguladı.

Kebudi, çocuklarda en sık rastlanan bulgu ve belirtileri ise, "Boyun, koltuk altı ve kasık bölgesinde lenf bezelerinde ÅŸiÅŸlikler, vücudun herhangi bir bölgesinde ÅŸiÅŸlik, solukluk, halsizlik, sık ateÅŸlenme, ciltte morluklar, çürükler, burun, diÅŸ eti kanamaları, baÅŸ aÄŸrısı, kusma, ateÅŸsiz havale geçirme, dengesizlik, yürüme bozukluÄŸu, görme bozukluÄŸu, kemik ve eklem aÄŸrıları, enfeksiyon tedavisine raÄŸmen sebat eden öksürük, nefes darlığı, geliÅŸme geriliÄŸi, aşırı tartı kaybı, idrarda kan, idrar ve dışkılamada zorlanma, göz bebeÄŸinde parlaklık, gözde kayma." ÅŸeklinde sıraladı.

Türkiye'de kanser tanı ve tedavisinde önemli geliÅŸmeler kaydedildiÄŸine iÅŸaret eden Kebudi, ÅŸöyle konuÅŸtu:

"Günümüzde, Türkiye'de çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 67'si tamamen iyileÅŸebiliyor. Bazı merkezlerde bu oran yüzde 74'lere çıkıyor. Ülkemizde çocukluk çağı kanserlerinin büyük bir kısmı ileri evrelerde baÅŸvuruyor. Erken tanı alan olgularda saÄŸ kalım oranının anlamlı olarak daha yüksek olduÄŸu biliniyor. Bu hastaların erken tanı alabilmeleri, bu konuda eÄŸitimin yaygınlaÅŸtırılması ile mümkün. Bunun için bu hastalıklara iliÅŸkin bulgu ve belirtilerin bilinmesi, hızla tanıya gidilmesi ve bu hastaların tam teÅŸekküllü onkoloji merkezlerinde tedavisi çok önemli."

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.