Sosyal Medya

Güncel

Alman yargısı tartışıyor: Mine'yi ne yapacağız?

Suriye ve Irak'ta son dönemde varlığını yitirerek hücre yapılanmasına geri dönen IŞİD'e Avrupa'dan katılan aile ve militanlar ülkelerine geri dönüyor. Geri dönenlerin kimi yargılanırken kimi sınırlardan alınmıyor. Fakat bazı örnekler Avrupa'nın hukuksuz sistemini tıkamaya başladı. Son örnek Almanya'da bulunan ve 2015'te eşi ile birlikte Suriye'ye giderek IŞİD'e katılan Mine K. ve davası...



Suriye'de artık bitme noktasına gelen IŞİD bölgede son demlerini yaşarken Avrupa'da IŞİD alarmı sürüyor. O Avrupa ülkelerinden biri Almanya Federal Cumhuriyeti...

Federal Hükümete göre, Suriye ve Irak'a giderek IŞİD'e katılan yada eşlerinin yanında bulunan yaklaşık 50 Alman kadın hala gözaltında ya da mülteci kamplarında bulunuyor. Onlar da bir gün geri gelebilir. Alman ceza adaleti sistemi bu nedenle şunu netleştiremiyor; Almanya IŞİD'den geri dönenler ile nasıl başa çıkacak?

Bir yıl önce, Federal Savcılık Ofisi, IŞİD'e katılan yada eşleri katıldığı için Ortadoğu'ya giden kadınlara karşı kovuşturma hedefi koydu. O zamandan beri Almanya'dan IŞİD'e katılan beş kadına tutuklama emri çıkarıldı ve iki suçlama getirildi.

TUTUKLAMA EMİRLERİ NEYE GÖRE ÇIKARILDI?

Açık olan durumlar var: Eğer kadınlar IŞİD'de “ahlak polisi” olmak için seyahat ediyorlarsa, açıkça görülüyor ki Jennifer W. Belli ve Sabine S. gibi terör örgütü üyeliğinden suçlanabiliyorlar.

Ancak savcılar, sivil nüfusu korumak için silahlı çatışmalarda işlenen suçları cezalandıran uluslararası ceza hukuku üzerine yeni bir yaklaşım geliştirdiler.

ALMAN POLİSİ'NİN MİNE K. ÇIKMAZI

Ağustos 2015'te ailesiyle birlikte Suriye'nin Tal Afar şehrine taşınan Mine K. ve eşi IŞİD'e katıldı. Fakat Mine K. bizzat çatışmalarda yer almadı. Örgüt, Tal Afar kentinde Mine K. ve ailesine bölgede bahçeli bir ev verdi. Federal Savcılığın bakış açısına göre bu durum yağma ve bir savaş suçu.

Fakat, Uluslarası Ceza Kanunlarına göre bu durum suç içermiyor. Almanya Federal Savcıları ise Mine'nin savunma avukatı Heising, "İslam Devleti alanında var olan ve bu çok ataerkil olan aile anlayışı hakkında da biraz bilgimiz var" diyor. Heising ayrıca, "Kocası nerede yaşayacağına karar verir." ifadelerini kullandı.

Müvekkili Mine K'nin durumu hakkında yaptığı açıklamada ayrıca, "Buna ek olarak, kocası da orada herhangi bir karar alma şansına sahip olamayacağını ve İslam devleti sisteminin komutanlarla ne kadar titizlikle ilgilendiğini biliyoruz." diyor.

Avukat Heising “İslam Devleti'ne ait konutta yaşamak zaten yasalarca cezalandırılmış olsaydı, bu iddia, IŞİD'de yaşayan tüm kadın ve erkekleri etkilemez mi?'' iddiasında bulunuyor.

Alman Federal Başsavcılığı ''İslam devleti öncesi'' o konutta oturup, IŞİD'in kenti ele geçirmesi ile göç eden aileler üzerinden davayı yürütmek istiyor. Şimdi Mine'nin avukatları bu duruma karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeyi planlıyor. Davanın sonucu ise Almanya ve tüm Avrupa üzerinde emsal teşkil edecek.

Kaynak: tagesschau.de

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.