Sosyal Medya

Güncel

‘Zulüm 1453’te başladı’ diyen akıl Kadıköy’de ortaya çıktı

Yeri geldi mi senden benden daha dindar oluyorlar. “Dedem hacıydı, babaannemin başı kapalıydı. Ben de cumaya giderim” diye söze başlıyorlar. Ardından amalı, fakatlı cümlelerle “Bu çağda bunlar olur mu” ile devam edip dindarlığı sorguluyorlar; yetinmeyip demokratik yollardan elde edilen başarıları gayri demokratik tepkilerle yok etmek istiyorlar.



Hasan Öztürk


Dahası, mensup oldukları “kamp”ı memleketin ana omurgası kabul edip kendileri dışındakini marjinal olarak niteliyorlar.

Çağdaşlığın parantezini 10. Yıl Marşı ile açıp, İzmir Marşı ile kapatıyorlar… Şehirlerin merkezlerindeki saltanatlarını kimselerle paylaşmayı istemiyorlar.

Kontrollerindeki marjinal grupların sokak nümayişleriyle merkezi iktidarı hizaya çekmeye yelteniyorlar. Sosyal iktidarı hiç kimseyle paylaşmak istemiyorlar!

Bu tipleri çok gördük, çok duyduk. En son 16 Nisan referandumunda çıkan sonuçları ezberden yorumlayanların, “eğitimliler, gelir düzeyi yüksekler, merkez yerleşikler” gibi kategorileştirilmiş dillerinde duyduk.

Yakın geçmişte de gördük ve duyduk bu tipleri…

15 Temmuz 2016 gecesi, FETÖ'cü alçaklar eliyle yapılmak istenen darbe ve iç işgal girişimi sırasında caddede yürüyen tankları alkışlarlarken mesela…

Darbeye kalkışan FETÖ'cü alçaklara karşı milletin ortak değeri olan ezan ve selâyı minarelerden duyunca yuhalarlarken ve akabinde bazı din görevlilerini tartaklarlarken, itip kakarken, hakaret ederken gördük mesela…

“Darbe başarılı olacak” hevesiyle, market yağmalarken, bankamatiklerden nakit para çekerken, bankamatik önlerinde kuyrukta beklerken gördük mesela…

15 Temmuz darbe ve iç işgal girişimi bu milletin has evlatları tarafından çıplak ellerle engellenirken… 249 şehit verilirken… 2 bin küsur vatan evladı gazi olurken, “Evinizden çıkmayın. Sokağa çıkmayın” mesajlarını birbirlerine atarken gördük mesela…

Neyse…

Bugün 15 Temmuz gecesi darbe başarılı olacak zannıyla hareket edenlerin türevleri yeniden ortalıkta görünüyor.

Gezi provokasyonuyla hükümet devirmeyi hayal edenlerin türevleri Kadıköy sokaklarında günlerdir küçük gruplar halinde provokasyon yapıyor.

Bugün, “Turuncu devrim” hayali kuran Soros artıkları, “hayırcı” üst kimliğiyle “rahatsız” tipleri bir araya toplama hevesinde.

Önce şunu söyleyelim: Referandumda “Hayır” diyenler, demokratik meşru hakkını kullanmıştır.

Ve devam edelim…

Yenilen pehlivan güreşe doymazmış edasıyla “Hayır, biz kazandık”pankartları açanların “meşru demokratik” protesto hakkının ötesinde bir başka amaca hizmet etmeye başladıklarını görelim.

“Hayır, biz kazandık” pankartı açanlar, milletin değerlerine savaş açmış görünüyor.

16 Nisan'dan sonra “Turuncu devrim” hayali kuranların ve uluslararası operasyon merkezlerinin fonladığı bir takım grupların “Hayır, biz kazandık” sloganı etrafında başlattığı sokak eylemleri başka bir mecraya evriliyor.

İşin ilginci eylemlere CHP doğrudan destek veriyor.

Pazar günü Kadıköy'de “Hayır, biz kazandık” pankartı açıp gösteri yapanlar hiç de kabul edemeyeceğimiz bir provokasyona imza attı.

Yatsı ezanı vakti geldiğinde camilerden ezanı şerif okunmaya başlandı. O esnada “Hayır, biz kazandık” diyenler sokaklardaydı. Birden ezanı bastırabilmek için, düdük öttürmeye, slogan atmaya başladılar. Ezanı susturmak, bastırmak isteyenlerin bu eylemi kayıtlara geçti, tıpkı 15 Temmuz gecesi, caddede hareket eden tankları alkışlayanların kayıtlara geçtiği gibi.

Tıpkı 15 Temmuz gecesi ezan ve selâ okuyan din görevlilerini tartaklayan, ağır hakaretler edenlerin geçtiği gibi.

16 Nisan'da bir referandum yapıldı. Millet tercihini 51.4 ile “evet” için kullandı. 48.6 ise “hayır” dedi. Referandumun galibi 50+1'dir. Gerisi teferruat.

Ancak hazımsızlar, o gün bugündür bir yandan referandumun meşruiyetini ayak oyunları ve yalanlar üzerinden sorguluyor, bir yandan da sokağı hareketlendirmeye çalışıyor.

Tamam anladık şiddete bulaşmadan demokratik tepkinizi sokakta verebilirsiniz. Ama biz yine hatırlıyoruz ki sizin yakın geçmişinizde Gezi provokasyonu gibi bir kepazelik, 15 Temmuz'da darbecileri alkışlamak gibi bir rezillik var.

Sahi, Fransız televizyonunda “Çare iç savaş ve Erdoğan'ın öldürülmesi” diyen gerzekle bir bağınız mı var?

Yoksa, “Zulüm 1453'te başladı” diyen akıl dönüp tekrar, içinize mi kaçtı?

Siz ezanı ıslıklayıp, protesto ederek hangi emperyalist düşünceye karşı çıkmış olduvnuz? İzmir Marşı'nın hangi düsturunu yerine getirmiş oldunuz?

Bi anlatın da biz de bilelim…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM