Sosyal Medya

Güncel

''Kemalist ideolojinin dayatılmadığı inanca saygılı bir anayasa istiyoruz!''

AK Parti ile MHP’nin ortaklaşa hazırlayacağı yeni Türkiye anayasasında; laiklik, din ve vicdan hürriyeti gibi kavramların yeniden tanımlanması talep edildi.



Darbe döneminin vesayetçi anlayışının tezahürü olan ve milli iradeyi baskı altına almak için anayasaya eklenmiş maddelerin, yeni anayasadan temizlenmesi gerektiği belirtildi. AK Parti ile MHP’nin birlikte hazırlayacağı anayasanın büyük bir toplumsal mutabakatın sonucu olacağını vurgulayan STK temsilcileri ve hukukçular, din ve vicdan hürriyeti konusunda yıllardır büyük bir engel olan laiklik ilkesinin kaldırılması gerektiğini kaydederek, İslami değerlerle barışık bir anayasanın hazırlanmasının şart olduğunu ifade ettiler. 

LAİKLİK MECBURİYETİ OLMAMALIDIR

İslam Dünyası STK’ları Birliği Genel Sekreteri Ali Kurt, “Toplumun gerçek iradesinin ön plana çıktığı, vesayetçi anlayışların geri plana bırakıldığı bir anayasa beklentisi içindeyiz. Bu çerçevede özellikle insan hak ve hürriyetlerine vurgu yapan, insanın kendi iradesini ön plana koyan, devletçi değil ferdiyetçi bir yaklaşımla İslami değerlere hassas bir anayasa düzenlenmesini bekliyoruz” dedi. Yeni anayasa çalışmalarında laiklik ilkesi konusunda çok dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Kurt, “Laikliğin bize nasıl dayatıldığını çok iyi biliyoruz. Bunun acılarını yaşamış milletiz. İnanç ve güvence hürriyetinin teminatı denilen laikliğin, nasıl inancımızı baskı altına aldığına yıllardan beridir şahit olduk. Yeni anayasada laiklik mecburiyeti olmamalıdır. İlla olacaksa da, enine boyuna bütün ayrıntıları belirlenmeli ve Demokles’in kılıcı gibi ensemizde korku unsuru olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

LAİKLİK BU ÜLKEYE GİYDİRİLMİŞ DELİ GÖMLEĞİDİR

“Laiklik ve kemalizm bu topluma zorla giydirilmiş deli gömleğidir” diyen Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, “Kemalizm ve laikliği tartışmayan ve bunları aynen korumak üzere çıkan bir anayasa değişikliğinin bir yeterliliği olduğunu düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı. Kemalizme saygı duyanlar olabileceğini belirten Kaya, “Kemalizme isteyen saygı duyabilir bizi bağlamaz ama bütün bu halka mecburen dayatılan bir anlayış olmaktan mutlaka çıkarılmalıdır. Laiklik bu ülkede Müslümanlara zulüm olarak dönmüştür. Bu ülkede temel yaşadığımız sorun mutlaka ortadan kaldırılmalıdır” şeklinde konuştu. Resmi ideolojinin dayatılmadığı bir anayasanın özgürlükçü olabileceğini vurgulayan Kaya, “Kemalist resmi ideolojinin dayatılmadığı bir anayasa ancak özgürlükçü olarak tanımlanabilir. Resmi ideolojinin mündemiç olduğu bir anayasa özgürlük getirmez” dedi. 

MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERE SAYGILI BİR ANAYASA ŞART

Anayasanın toplumsal bir sözleşme olduğunu belirten Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Mehmet Sarı, “Bundan dolayıdır ki siyasetin aktörleri yeni anayasa yapım sürecinde etkin bir şekilde katılmaları gerekir. Eğer bu işin paydaşı olursanız, savunduğunuz ilkeler çerçevesinde sürece katkınız olur. Türkiye yeni anayasa sürecinde özgürlükleri teminat altına alan milli manevi değerleri gözeten ve kuşatıcı bir anayasa şart” dedi. Darbe anayasasıyla yolumuza devam edemeyeceğimizi kaydeden Sarı, “Kamuoyunda da darbe anayasasının şartlarıyla devam edilmeyeceği yönünde bir algı var. AK Parti ile MHP’nin tabanları birbirine yakın. Aynı hassasiyetleri gözetiyorlar. Bu minval üzere milli ve manevi değerleri gözeten bir anayasa yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.Özgürleşen dünyada baskıcı bir anayasa ile gidilmeyeceğine değinen Sarı, “Özgürleşen sivilleşen, ilişki ağı güçlenen bir dünyada vesayetçi bir anlayışla devletin gitme imkânı yoktu. Bu çerçevede bunun revizyonu şarttı” dedi. 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.