Sosyal Medya

Güncel

Girmemize gerek yok, dağılın gitsin

İngiliz halkı, yüzde 52 oranıyla, Avrupa Birliği'nden ayrılalım dedi. Bizim için vade biçen, “Türkiye ancak 3000 yılında girebilir” diyen İngilizlerin hali mi daha kötü, AB'nin hali mi?



Mehmet Şeker - Yeni Şafak

 

İngiliz halkı, yüzde 52 oranıyla, Avrupa Birliği'nden ayrılalım dedi. Bizim için vade biçen, “Türkiye ancak 3000 yılında girebilir” diyen İngilizlerin hali mi daha kötü, AB'nin hali mi?

Toplam 43 yıl sürdü İngilizlerin AB macerası.

Bu karara rağmen, ayrılma hemen gerçekleşmeyecek.

Girerken olduğu gibi, ayrılmak için de müzakereler yapılacak.

Girişi de süreç, çıkışı da süreç.

İki ucunda, iki uzun tünel olan bir ada gibi Avrupa Birliği.

Değiştirilmesi zaman gerektiren pek çok uygulama, pek çok işlem var.

Müsait bir yerde ineyim dediğinizde, o müsait yeri bulmak için, daha epey yol alması gerekiyor AB dolmuşunun.

*

İngiltere'nin AB içinde yer almasına rağmen, şengen vizesini tanımamasından hareketle, bugüne kadar epey eleştiri aldığı malûm.


Altı aylık bir yıllık şengen vizesi bulunan ve bütün Avrupa ülkelerine o vizeyle seyahat edebilenler, İngiltere'ye gitmek istediklerinde ayrıca başvurması, İngiliz vizesi alması gerekiyordu.

Güya AB içinde ama o birliğin ortak vize sistemini tanımayan bir ülke, ne kadar içinde sayılır ki?

*

Anlaşıldı ki AB'den bir ABD çıkmayacak.


Avrupa Birleşik Devletleri, uzun zaman önce de hayaldi, bugün için de hayal.

On yıllar geçtikçe o hayalin gerçeğe dönüşme ihtimali de azalıyor.

Gelecek zamanda, ayrılmak isteyen başka ülkelerin de çıkması sürpriz olmaz.

*

Bizim AB maceramız ise yılan hikâyesi.


Yarım asrı geçen bu macerada, unutulmaz güzel heyecanlar da yaşadık.

Mesela vizesiz seyahat için umutlandık, müzakerelerde ilerlemeler kaydedilince mutlandık.

Bugün geldiğimiz yer ise, tam anlamıyla kabak tadı.

*

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uzayıp giden bu sürecin kabak tadı vermesini eleştirerek, “AB ile müzakerelerin devam edip etmemesi konusunu halka soralım” deyince, bizim muhalifler paniğe kapıldı.


“Yahu yine mi sandık?”

“Eyvah yine mi?”

“Biz ne zaman önümüze sandık gelse zararlı çıktık, AB müzakeresiyle ilgili sandıktan da istediğimiz sonucu alamayız…”

Diyemedikleri için başka türlü konuşuyorlar.

*

Halka sorulamazmış.


Rus halkına sormayacağız hemşerim, kendi halkımıza soracağız.

İngilizler kendi halkına sorunca oluyor da biz sorunca niye olmasın?

AB ile müzakereler, sadece Meclis'te bulunanları ilgilendiren bir sonuca götürecek değil ki, bütün halkı ilgilendiren bir durum var ortada.

Gelecek, halkın geleceği.

Ya kime sormalı?

*
“Erdoğan'ın yetkisi yok” şeklindeki itiraz ise daha fazla komedi barındırıyor.


Senin nefes alma hakkın yetkin ne kadarsa, Erdoğan'ın yetkisi o kadardır.

Ülkenin geleceğiyle ilgili bir konuda konuşması ve karar alması için yetkisi yok demek, aslında “Ben artık muhalefet etmeyi beceremiyorum. Saçmaladığımın farkındayım” demenin başka türlüsü.

*

Aslan muhalifler, asıl şunu düşünsün…


Bizim istediğimiz sonuç ile halkın istediği arasında niye fark var?

Biz niye sandıktan korkuyoruz?

Bu korku daha ne kadar devam edecek?

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.