Sosyal Medya

Yazarlar

Kürkçü Dükkanına (Atlantik İttifakına) Geri mi Döndük?

2013 yılındaki Gezi Olayları ile Batı/Atlantik İttifakı dostlarından kazık yiyen Ak Parti, içerideki Ulusalcı Güçle uzlaştı.

Ardından Türkiye Devleti olarak Atlantik İttifakına/NATO’ya tavır aldık.

NATO’nun tüm itirazlarına rağmen Rusya ile işbirliğine girdik. S-400’leri aldık.

Yıllarca hizmet ettiğimiz Atlantik politikalarına alternatif olarak “Avrasya” söylemini geliştirdik.

Bir ayağı Avrupa’da diğer ayağı Asya’da olan bir ülke olarak Asya ve Avrupa arasında bir denge politikası yürütmeye çalıştık.

Atlantik ile köprüleri atmadık ama Ortadoğu’da “Oyun Kurucu” olarak tüm gücümüzü ortaya koyduk.

Yıllarca ABD/NATO’dan izinsiz tuvalete gidemeyen bir ülke olarak, bizim için şahsiyetli ve gurur verici bir politikaydı bu.

Bu duruş için ağır bedeller gerekiyordu.

Nitekim Batılı dostlarımızdan yaptırımlar başladı:

F-35 programından çıkarıldık. Parasını ödediğimiz F-35’ler bize verilmedi.

Savunma sanayii hamlelerimiz ambargolarla kuşatıldı.

Ekonomik olarak kıskaca alındık.

Ve en ağırı da 15 Temmuz Darbesi oldu.

15 Temmuz darbesi için her ne kadar FETÖ konuşulsa da FETÖ sadece bir taşerondu. Asıl organizatör NATO’dan başkası değildi.

Batı, tüm kozlarını oynasa da Türkiye’ye geri adım attıramadı.

Türkiye ile olan ilişkilerin artık eskisi gibi olmayacağını anladı.

2. Trump dönemi ile beraber uzlaşı söylemleri konuşulmaya başlandı.

Şimdiye kadar Atlantik İttifakından somut icraatlar görebilmiş değiliz.

Lakin Temmuz başında Ankara’da yapılan NATO Zirvesinden sonra Devlet olarak tavrımızda belirgin değişiklikler olmaya başladı.

NATO Zirvesinden 1 ay sonra Suudi Arabistan ve Pakistan’la “Mekke İttifakını” imzaladık.

ABD’den izinsiz parmak bile kaldıramayan Suud ve Pakistanlı yöneticilerin kendi iradeleri ile bu antlaşmayı imzalamaları pek akla yakın gelmiyor.

Nitekim ABD’li yetkililer, bu antlaşmanın mimarı olarak kendilerini gösterdiler.

Düne kadar kürsülerde Suudi Yönetiminin Yemen’de Husilere ve diğer Yemenlilere karşı katliam yaptığını söyleyen bizim yetkililer, Husilere parmak sallamaya başladı.

Yıllardır ABD’nin İran’a uygulamaya çalıştığı ambargoda oralı olmayan Türkiye, Trump ’un İran’a yönelik ambargo talebini emir addedercesine, İran Bankasını kapatması, havayolu uçuşlarını askıya alması, para transferlerini engellemesi kafada soru işaretleri bırakıyor:

Acaba tüm bu fırtınalı dönemeçlerin ardından, çıkışımız olan o yoldan sapıp yeniden kürkçü dükkânına, yani Atlantik İttifakı'nın kalıplarına geri mi döndük?

 

Veysel TEPELİ

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM