Sosyal Medya

Makale

İnsanı Kurtarmak Gerek!

“Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir uyarı gelse onlar bunu hep alaya alarak kalpleri oyuna eğlenceye dalarak dinlemişlerdir” (Enbiya 2-3)

Büyük sur üflenmeden önce herkes kendi surunu üflesin. İşte var oluşun, inancın, dinin öz anlamı budur. Yani ölüm gelmeden önce herkes kendi ölümünü kutlasın. Ölmeden önce ölüp, ölüm sonrası dirilmesinden önce dirilsin. İşte evrensel dinin, İslam'ın insana, işiten insanın duyan kulaklarına sürekli “sur”u budur. Ey insan diril!... Kendine gel!... Hiç kimseye gitme hiçbir tabelanın, hiçbir hizbin, grubun vesairenin adamı değil, İslam’ın insanı ol. Kendine gel! Kendini tanı! Kendini bul! İçine kıvrıl ve süzül. Göreceksin içindeki zenginliği, ruhun yüceliğini anlayacaksın. Anladıkça sürüldüğün, kovulduğun elden çıkardığın cennetini tekrar bulmak için kendine geleceksin. Kendine gelince düşüşlerin en düşüşü olan bu dünya şartlarından sıyrılmaya çalışacaksın. Dünyayı aşacaksın, aynaları kırıp geçeceksin ötelere. Öte alemi kucaklamaya yani kendini bulmaya. Bunun için bir karar ver EY insan! Kararlı ol ki kurtul. Gönlünü bu dünyadan çevirip öteye yönelt. Pişmanlık ve tövbe ile başla bu işe. Yeniden ruhunu ima ve ihya et. Değiştikçe, dünyaya verdiğin anlam değişecek, tat ve lezzet değişecek. Çünkü çağımızda kafalar ve ruhlar put ormanına dönmüş. Öncelikle tevhidin sembolü, İbrahim'in yolunu tut. Aklet düşün ve karar ver. Önce akıl ve imanın ışıklı baltasıyla ruhuna musallat olan düşünceye musallat olan bu putları İbrahim gibi parçala. Sonra nefsinin ruh değerleri önünde kurban et. Yani önce içimizi değiştirerek dünyanın anlamını değiştirmiş, zindan haline gelen dışımızı ışıtmış ve aydınlatmış olmanın sırrına erelim. Kendimize gelip yaralarımızı deşmekten korkmayalım. Ruhumuzdaki yüce iman bize İbrahim’in ateş içindeki öz güveninden bir güven sağlamalı. İnsanı kurtaralım, kendimizi kurtaralım, her şeyin her şeyle irtibatlı olduğu, zamanda insanla hayat arasındaki dengesizliğin ve bozukluğun, insanla Allah arasındaki uyumun bozulmasından kaynaklandığını artık fark edelim. İnsana çağa, zamana yeniden anlam kazandıralım.  Allahsız yaşamanın anlamsız yaşamak olduğunu, insanın kendisini kaybettiğini artık anlayalım. Allahsızlığın kararttığı ortamlara İblisin şenliği olduğunu bilelim. Şeytanın hâkim olduğu ruhlarda, zamanlarda yürek kör olur, göz kör olur, sular katran olur, dualar beddua olur, insanlar solucan olurlar.  

Murakabesiz, rehbersiz, gayesiz ve şahsen mesuliyetsiz, çürümüş, kokuşmuş, şaşırmış, hiçliğe düşmüş, aşksız, vecdsiz, ruhsuz, heyecansız sadece magazin pop kültürü’ nün kuşattığı, sömürdüğü, tükettiği gençlik ve insanlık...

Haydi kendinle barış.

Kendini tanı.

Kendine dön.

Allah ile aranı bul.

Ey insan! Allah ile barış.

Kaybolan insanı bulalım.

Bunun için Allah'ın gösterdiği yerde duralım.

 

Bünyamin Doğruer

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.