Sosyal Medya

Yazarlar

din sahibi olmak; -yolum düştü geçerken bi uğradım- gibi bir şey değildir!

yolun yolcuya öğrettiği en kıymetli şeylerden biri de 
istikameti belli menzili olan yola düşmektir
bunun için de kişinin hazırlık yapması ve daha önemlisi kararlı bir kişilik sahibi olması gerekir 
bu kararlılık 
yolun her safhasında istikamet kaybetmeden menzile ulaşmak için gösterilen gayrettir.

nice yolcular olur bilirsiniz, hazırlıksızdır
hangi yolun yolcusu olduğunun farkındalığı yoktur.
yola düşmüştür ama yolun “sarp bir yokuş” olduğunu bilmez, anlamaz 
bu bilmemezlik yanında 
yolda o azmi olmadığı için ya vazgeçer, ya oyalanır, ya yolda kalıcı duraklar edinir kendine 

hani, dostun evine mecbur gitmemiz gereken bir ziyaret planlarız, ama yapmaz 
sonra başka bir mecrada veya yolda diyelim görür, karşılaşır mahçup olur ve 
ezber cümleler kurarız. arkadaşım valla aklımdaydın 
evine gelecektim ama işte şöyle oldu da olmadı, beceremedim diye söylendiğimiz şeyler
esasında başka öncelikli olanların sıra kapmasının sonucudur 
görülmesi gereken görülmüştür, söylenecek söylenmiştir ama dost 
ziyaret için işe özel yola çıkmayınca hiç bir değeri  yoktur… ah !

“aslında dünyanın bütün bu koşuşturması, kaygısı önceliklerimizin dünyevileşmesi, 
insanın ölümü unutmasının hikâyesidir..."

böylesi bir karşılaşmanın en acı olanı 
öleceğini bile bile ölümsüz bir hayat inşaa ederken,
aniden ölümle yüzleşmek gibi bir şey işte...

veya bir de yoldan geçerken uğradım dediğimiz ziyaretlerimiz vardır. bilirsiniz.
yolunuz üstüdür ve arkadaşınıza yolun üzerinde olunca geçerken bir merhaba demek istedim dersiniz ya! 
kalabalıkların din ile ilişkisi, yürüyüşü sanki tam da böyledir.
yürüdükleri yol üzerinde dine ait yaptıkları ritüeller, gayesi cennet olan bir yürüyüşten ziyade, yolda layloy giderken 
hayatlarında dine ait ne varsa bir renk olsun diye yapılanlardır çok zaman… 

dost orada mısın? 
bir de “sadece sana gelmek için yola çıktım” demek vardır.
“seni görmek için asfalt eskittim” demek işte.

sahi dost, kim için yoldayız? 
kime giderken kimlere uğrarız bi konuşsak diyordum...
ben bunu önemsiyorum çünkü dindarlık da tam böyle bir şeydir işte.
olmadı mı? 
o zaman şöyle diyelim:
dindarlık adına yapılan ne varsa 
denk gelince işlenen bir şey değildir. daha önemlisi de dindarlık bir aşkın duygu halidir ki 
o ölümü olan bir hayatın yolunda olmaktır ve kavuşacağımız sonunda Allah’tır.

şimdi dost o yolun yolcusunun 
yaptığı işin, ibadetinin, hassasiyetinin, ciddiyetinin bir başka güzel anlamı vardır Allah katında

o zaman salih amel:
niyeti sadece Allah'ın rızası olan 
yolu da o rızası istenilen Allah'ın işaretlediği yoldaki işlerimizdir 
birinin eksikliği bile amellerinizi yazık eder 

ökkeş sözü aldı ve 

İnkar edenlerin işleri engin çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder, fakat oraya geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur ve O da hesabını görür. Allah hesabı çabuk görendir (Nur 39)

din sahibi olmak neymiş efendim:
“yolum düştü geçerken bi uğradım”
gibi bir şey değilmiş… 


paylaşmaya değer gördüğünüz yazılarımın dilediği kısmı dahil dostlarınıza ikrama açıktır.
bir gönle daha temas etmek iyidir. valla!

 

https://hertaraf.com/koseyazisi-mustafa-akmese-din-sahibi-olmak-yolum-dustu-gecerken-bi-ugradim-gibi-bir-sey-degildir-4369

1 Yorum

  1. Yasin Acar

    Kasım 19, 2024 Salı 09:51

    Allâh razı olsun

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM