Sosyal Medya

Makale

İnsanlık Bir İman Devrimine Muhtaçtır

Defalarca acı deneyimlerden geçtik ama yine de ayılmıyoruz. Narkozlandık milletçe. Değişik giysiler altındaki hile tuzaklar defalarca ortaya çıkarıldı ama yine de ibret almıyoruz...

Düşmanın dili defalarca çözülüp kin ve nefret kustu ama yine de akıllanmıyoruz. Tüm bunlara rağmen emperyalist –kolonyalist firavunlara kucak açıyoruz. Nefislerimizden başka her şeyimiz öldü.

Şirkin belini kıran,beynini parçalayan, tezgahını ve düzenini yerle bir eden Tehvit Dininin kıtabı elimizde ama biz ondan çok uzağız...Kitabı arkamıza attık,tüm dünyevi değer ve yagılarımızı öne çıkardık. O ilk nesli harekete geçiren Kerim olan kitap bizi olduğumuz yerde bıraktı. Suçlu sadece biziz, suçlu kendimiziz. Suçlu bir ulusun kurban nesliyiz. Bu çağ suçlu bir çağ...

Bu çağ ki, insanlar kendi elleriyle yaptıkları putların gölgesinde serinleyip, onlara tapıyolar..

Bu çağ ki, Allahın  ayetlerinin yalanlanıp peygamberlerini haksız yere öldürenlerin,insanlardan adalet ve eşitliğe çağıranların katledildiği,bunların hükümran olduğu çağ...

İhtirasların,akılsızlıkların hiçbir şekilde kontrol edilemediği, hiçbir ahlaki sınırın tannmadığı, bütün hakları hiçe sayan bir siyaset biçiminin kendisini meşrulaştırabildiği bir çağdayız.

İdolojik silahlar, emperyalist kötülükleri haklılaştırmak üzere kullanılıyor. Ahlaki, vicdani ve insani değerlerin açıkça reddedildiği, değersizleştirildiği bir çağ.

Cehaletin,cinnetin ezen görüntülerine karşı savaşabilmek yanlızca Allah’ın emirlerine dönmekte, iman devrimini yapmakla mümkün gözüküyor.Bu ancak, iman edenlerin yeniden iman etmesiyle mümkün...Çağrının yalnız ve yanlız Allah’a yapılmasıyla mümkün.

“Gerçek çağrı, Allah’ın çağrısı olup başkasına yapılan çağrılar sapıklıktır,yalandır, sonuçsuzdur”(Rad-14)

Evet,islam peygamberi Lailahe illallah deyince köle pazarları sarsılıyordu... Köle ve ezilmişler kurtuluşun her şeyden önce bu sözde olduğunu biliyordu.

Şimdi tevhid; bir tablo,bir avize konumunda! İslamı tüm anlamlarıyla temsil edemiyoruz, etmek zorunda olduğumuzu da idrak etmiyoruz.

Geleneğin, göreneğin,modern yapışkan dünyanın tanımlarına boyun eğerek geçmişe özgü hamasetten ibaret mirasın köleliği altında imani-islami amaçlar  yaşatılamaz.  İslamın ve mukadesatın kafirler ve mürtedler eliyle ayaklar altına alındığı bir dönemde müslümanlara yanlızca demokrasi,barış şarkıları söyletiliyor...

Din demek, ulusal devletin mukaddeslerini korumak, ulusal geçmişi korumak, dini ulusacılığa mahkum etmek, ümmet bilincinden uzaklaşmak, ırkçı bir kimliğe bürünmek...Tüm bu olumsuzluklardan insanlığı kurtaracak tek gerçek, tehvidi iman devrimini yüreklerde gerçekleştirmektir...

Lailahe illallah sözünün kalplere, yüreklere, zihinlere,düşüncelere yerleşip egemen olacağı,böylece hayatın tümünü şekillendirip boyasını vuracağı uzun yolu yürümeye, izlemeye,yaşamaya yönlendirdiği gücünü insanlığın yaşaması lazım.Çünkü bu söz insanların içinde egemen olduğu zaman hayatta her şeye kendisi yön ve şekil verecek ona aykırı bütün putçulukları temizleyip atacaktır.Çünkü o zaman kulluk yalnız Allah’a   yapılmış olacak, yalnız onun belirlediği değerler ve ölçüler egemen olacaktır...Onun için Kureyş oligarşisini, din sınıfını aristokrat ve bürokratını oluşturan müşrikler savaşlarda canlarını feda etmeye varıncaya kadar,dinlerini ,iktidarlarını, servetlerini,şan ve şerefini, yer ve yurtlarını kısaca her şeylerini yitirmee pahasına Lailahe illallah sözünü söylememek için mücadele ettiler ve nihayet tarih sahnesinden silindiler.Çünkü, bu kelimenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyorlardı. Bu kelime Allah’ın otoritesi yerine egemen olan ve onun öğretilerinin yerini alan bütün egemenliklerin ve öğretilerin terk edilerek sadece onun otoritesine boyun eğmek ve öğretilerini geçerli saymak anlamına geldiğini biliyorlardı.

Onun için her şeylerini yitirme, pahasına savaştılar.Bu kelimeyi söylememek için de yok oldular.

Müslümanlar mücadele biçimlerini yeniden kendi iradeleriyle seçip, insanlığı yeniden tevhitle buluşturup iman devrimini gerçekleştirmek suretiyle barışı,adaleti tesis edebilirler vesselam.

 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.