Sosyal Medya

Makale

Biz Ne Ara Bu Kadar Kirlendik?

Küçük Leyla da ölü bulundu.

Leyla ile beraber umutlarımız da öldü bir yerde.

Neredeyse her sabah, küçük bir çocuğun kaçırılma, tecavüz veya cinayetiyle güne başlıyoruz.

Sokaklarımız, parklarımız, okullarımız güvenli değil artık. Hatta evlerimiz bile.

Ne acıdır ki birinci derece yakınlarının şiddetine veya cinsel istismarına uğrayan vakaları da sıklıkla görüyoruz.

Çocukların psikolojisi bozuldu; öğretmenine, komşusuna, sokaktan yanında geçen herkese hatta babasına bile şüphe ve korkuyla bakar oldu.

Sokakta sevimli bir çocuğun başını okşayamaz olduk.

Sadece çocuklar değil, gençler, kadınlar, yaşlılar da aynı korku ve endişe içinde.

Aile yapısı çatırdıyor. Evlilikler ve boşanmalar başa baş gidiyor ve yakın zamanda boşanmaların daha fazla olması bekleniyor.

Cinayetler, tecavüzler, istismarlar, sapkınlıklar vakayı adiyeden oldu.

Milletçe cinnet geçiriyoruz adeta; derin bir buhran içindeyiz.

Ahlak, güven, emniyet, asayiş alarm veriyor.

Sadece son 2 haftadır yaşadıklarımız karşısında devletin üst kademesinin acil toplanması gerekmez mi?

Milli Güvenlik Kurulunda, ülkeyi ve toplumu tehdit eden unsurlar arasına sosyal yapımızı tehdit eden “Ahlaki Yozlaşma ve Çöküntüyü” bugün almasak daha ne zaman alacağız?

Biz bu değildik; ne zaman nasıl olduk?

Sosyal medyada herkes bir ağızdan “idam” çağrısı yapıyor.

Tamam, idam gelsin gelmesine de, bataklık dururken sinekleri idam ederek bitirebilir miyiz ki?

Bu adalet sisteminde idam gelse bile bu namussuzlar için gelmez ki; sistem kendince hain ve tehlikeli gördüklerini asacak.

İdam varken sapık ve caniden çok fikri/siyasi suçlular idam edildi bu ülkede.

Herkes sivrisineklere bakıyor; bataklığı gören yok.

Yazılı, görsel ve sosyal medyasıyla, dizi ve filmleriyle, popüler kültürüyle sapkın bir nesil yetiştiriyoruz:

TV’lerde, gazetelerde, sinemalarda, sokaklarda, billboardlarda, internette, sosyal medyada sürekli cinsellik pompalanıyor.

Bakılan her yerde, dönülen her yönde böylesine bombardımana maruz tutulan bir toplumda bunca sapık ve caninin çıkması çok mu anormal?

Moda veya reklam adı altında teşhirciliğin en alası yapılıyor.

Buna itiraz ettiğimizde “içiniz kötü, sapık, aklındaki tek şey uçkur…” oluyor.

Maalesef müfsitler ve sapıklar kadar sesimiz gür çıkmıyor.

Her platformda erken/çocuk yaşta evliliğe karşı çıkılıyor (ki zaten bunu savunan yok). Ama çocuk yaşta flörtler/cinsel ilişkilere kimse ses çıkarmıyor/çıkaramıyor.

Islah ediciler cesur olmazsa, elini masaya vurmazsa daha çok benzeri vakalar yaşayacağız.

Kişileri idam etmeden önce sapkınlığı bilinçaltımıza enjekte eden filmleri/dizileri, medyayı, popüler kültürü vs idam etmeliyiz.

Tek suçlu müfsitler mi?

Hayır, biz de suçluyuz:

Dünyayı, makamı, parayı, diplomayı yüceltip manevi ve ahlaki değerleri basite indirgeyen bizler de suçluyuz.

Namussuzlar kadar cesur olmadığımız için suçluyuz.

Kınanmaktan korktuğumuz için hakkı haykıramadığımız için suçluyuz

El birliği ile mutfak, yatak ve tuvalet üçgeninde hayatını bitiren bir nesil yetiştirdik ve ektiğimizi biçiyoruz.

“…O, aklını kullanmayanlara kötü bir azap verir. Ve pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine koyar.” (Yunus:100)

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');