Sosyal Medya

Makale

Hiçbir darbe meşru olamaz

Evet, hiçbir darbe meşru olmaz, olamaz.

Bunun nedenini anlamak için darbenin mahiyetini, ne olduğunu tanımamız gerekiyor.

Nedir darbe?

Kendini iktidar olmaya layık gören bir gücün yürürlükteki meşru bir hükümeti zor kullanarak devirip onun yerine hükümet olma durumu…

Bu tanımlamada iktidar gaspı durumuyla karşılaşıyoruz.

Gasp, hırsızlıktan daha ağır bir fiildir.

Burada (iktidar mücadelesinde) kullandığımız hırsızlık ve gasp fiilleri mal üzerinde değil, fakat manevi bir alanda işleniyor. İktidar hırsızlığı veya daha isabetli bir deyişle iktidar gaspı…

Gasp fiilinde zor kullanma da içkin bulunuyor…

Darbe fiiliyle iktidar gasp etme de temelinde gayrimeşru bir eylem olduğundan, eylem başarıyla sonuçlansa bile gasp edilen iktidarın kullanılması hiçbir gerekçeyle meşru kılınamaz. Hiçbir hırsızlık ve gasp fiili meşru görülemeyeceği gibi, iktidar gaspı da meşru görülemez. Bu fiilin iyi niyetle işlenme iddiası da onu meşru kılmaz. Robin Hoodçuluk oynamak suretiyle işlenen bir hırsızlık veya gasp fiilini de hukuken meşru görmek imkân dâhilinde değildir. Bilindiği gibi Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir hayduttur.

Halk hareketleri yoluyla iktidara karşı darbe yapmak da kendiliğinden meşru sayılmamalıdır.

Siyasal bağlamda darbe fiili insanın çok eskiden beri tanıdığı eylemlerden biridir. Ama onun halk hareketi halinde tezahürü özellikle 1789 Fransız İhtilali'nden bu yana popüler olmuştur. İrili ufaklı sayısız halk hareketine tanıklık eder geçtiğimiz son 200 yıl… Bu hareketlerin en büyüğü 89 Fransız ihtilali… Ardından 1917 Bolşevik ihtilali… Ve 1979 İran İslam inkılabı… Bunların üçü de halk hareketi, fakat onların halk hareketi olması onlar üzerindeki sorgulamayı ortadan kaldırmaz… Bu hareketlerin, faraza gayrimeşru sayılan bir iktidara karşı yapılmış olması da o eylemin niteliğini sorgulamaya engel olmamalıdır. Bu durumda ihkak-ı hak suçunu meşru görmenin yolu açılmış olur…

Resulullah'ın ömür boyu çabası İslam hukukunu meşru zeminde yürürlüğe koyma etkinliğine yönelik olmuştur. Bu amacı gerçekleştirmek için de insan zeminini oluşturmaya yönelmiştir. Faşizan hareketle Resulullah'ın hareketi arasındaki temel farklılık tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Biri, insani zemini hazırlıyor ve hukukunu o zemin üzerinde uygulamaya koyuyor, diğeri insan zeminini oluşturmadan zor kullanmak suretiyle iktidara talip oluyor ve onu gasp ediyor.

İkisi arasındaki bu farkın önemini onların hayatiyetlerini sürdürmedeki başarısında da görmek mümkündür. Faşizan hareketler ömürsüzdür. Rahmani olansa insanlığın ömrünce sürüp gider.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.