Sosyal Medya

Makale

Akademik Felaket Kapıda

Son 15 yılda üniversite sayımız yaklaşık 3 kat arttı. Başta siyasiler olmak üzere hemen herkes bu artıştan memnun.

Bir ülkede üniversite ve üniversiteli sayısının artması elbette olumlu gelişme. Ama plansız, hesapsız sadece popülist ve ticari amaçlı bir politika izlenince bu olumlu gelişmenin felakete dönüşmesi kaçınılmaz olabiliyor.

200’ü bulan sayısıyla her ile 2,5 üniversite düşüyor. Ama bu sayısal artış ne yazık ki kaliteye yansımıyor. Tabelasında üniversite yazsa da büyük çoğunluğu “Yüksek Liseden” öte bir şey değil.

Üniversitelerin kalitesizliği başka bir yazı konusu olsun; bu yazıda kontenjan ve fakülte sayılarına dikkat çekmek istiyorum:

1994 yılında Eczacılık Fakültesinde mezun olduğumda Türkiye’de 7 Eczacılık Fakültesi vardı. Yılda ortalama 800 mezun veriyordu ve bu sayı Türkiye’nin ihtiyacını rahatlıkla karşılıyordu.

Bugün 42 Eczacılık Fakültesi var ve yılda 8 bin civarı mezun veriyor (ki bu fakültelerin daha 10 tanesi öğrenci alımına başlamamış).

Yeni yasal düzenlemeye göre her eczacı artık istediği zaman ve istediği yerde eczane açamayacak. Türkiye’nin bugün eczacı ihtiyacı en fazla bin kişidir. Bu da demek oluyor ki mezun olan 8 bin eczacının 7 bini işsizler ordusuna katılıyor.

12 yıl ilkokul ve lise 5 yıl üniversite; toplam 17 yıl oku sonra git garson veya vasıfsız işçi ol.

Eczacılık için verdiğim bu örnek Hukuk, Fen Edebiyat, Ziraat, İşletme, İktisat, Diş Hekimliği, Siyasal, Uluslararası İlişkiler ve daha onlarca meslek gurubu için geçerlidir.

Üniversiteli enflasyonu yaşıyoruz. İnsanlar 25 yaşına kadar okul okuyor. 25 yaşından 30-35 yaşına kadar o sınav bu mülakat iş peşinden koşturuyor. Bunların en fazla %10’u bitirdikleri okulla ilgili işe girebiliyor. Geri kalan %90’ı, 35’inden sonra garson, bakkal, düz eleman olarak hayata tutunmaya çalışıyor.

Hayatımızın en az 20 yılı eğitim ve iş sınavları adına çalınıyor; değiyor mu?

35’inde diplomalı garsonluk yapmaya çalışan kişiye yazık değil mi? Madem garsonluk yapacaktı bıraksaydınız 12 yaşında garsonluk yapmaya başlardı. Hem 23 yılı heba olmaz hem de o işi daha iyi yapar hayatını düzene koyardı.

Ne yapmalı? Üniversiteleri mi kapatmalı?

Kapatmak çözüm olmaz. Üniversiteleri iki ayrı kategoriye ayırmak lazım:

  1. İstihdam Amaçlı Mesleki Üniversiteler

  2. Kariyer Amaçlı Üniversiteler

Eczacılık örneğinden gidecek olursak;

Eczacılık Fakülteleri, Eczacılık Meslek Fakültesi ve Eczacılık Kariyer Fakültesi diye iki ayrı kategoride olur. Meslek fakültesi kontenjanı ülke ihtiyacı kadar belirlenir, fazlasına izin verilmez. Kariyer kısmının kontenjanına sınır konmaz, isteyen herkese fırsat verilir. Eczane açacak veya kamuda eczacı olarak çalışacaklar için mesleki fakülte diploması şartı aranır.

Eğer bu ayırıma gidilemezse yakın zamanda diplomalı işsizler ordusu oluşacak.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');