Sosyal Medya

Makale

Denklem eksik kurulursa...

Her tarafı dinlemek gerekiyor...
Kimin ne dediğini, kimin ne yaptığını bilmek için...

Ankara'nın ortasında, ortasındaki bir mahallede, evimde, herkesi, her sesi dinlemek o kadar da kolay değil. Herkes kendince ahkâm kesiyor.

Fitne ortamında ağızlardan çıkan her kelime karşısında uyanık olmalı, teennili, temkinli olmalı... Kim haklı, kimin dediği doğru? Belli mi?

Aslında kim ne biliyor?
Böyle olmasına rağmen ağzı olan konuşuyor . Öylesine teknik ayrıntılara girenler var ki, olayı gerçekten kendi gözüyle gördüğüne inanası geliyor insanın...
Milimetrik sınır çizgileri... Milimetrik uçuş güzergâhı...
Bir yanda Şam, bir yanda Ankara...

Gerçekten işler nasıl oldu da buralara geldi? Biz inanıyorduk ki, Şam İstanbullunundu; aynen İstanbul'un Şamlının olması gibi...
Çin'den, İran'dan, Rusya'dan dem vuranlar var.

Benim gözümün önünde canlanan tabloda ise, kurulan denklemde bazı değerler eksik bırakılmış. Örneğin İsrail bu denklemin neresinde duruyor? Her tarafında olmasına rağmen niçin onun adı telaffuz edilmiyor? Denklemde onun yerini tayin etmeden bu denklemin çözülme teşebbüsü her seferinde akim kalır, yanlış sonuç verir.

Osmanlıyı göz ardı ederek, devre dışı bırakarak nasıl Birinci Dünya Savaşını anlamak ve değerlendirmek söz konusu olmazsa, İsrail'i devre dışı bırakmak suretiyle hâlihazır Ortadoğu kargaşasını anlamak ve değerlendirebilmek de mümkün olmaz.
IŞİD'in bir İsrail örgütü olduğunu kabul etmeden mevcut fitneyi kavramak imkân dışı kalır.

Kuşkusuz herkesin bir hesabı var, bu kesin. Ama somut olayın neresinde yer alıyor o hesap, o hesaptaki İsrail...
Benim durduğum yerde Moskova çok uzaklarda kalıyor. Tahran uzakta... Pekin uzakta... İçinde yaşadığım Ankara bile çok uzakta...
Ama dünyayı dinlemek istiyorum bulunduğum uzaklıktan. İstanbul'u dinler gibi... İstanbul'u Orhan Veli'nin dinlediği gibi:

“İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgârında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.”
Ne ki, Ankara'dan dünyayı dinlemeye kalkıştığımızda duyulan seslerin tınısı İstanbul'un cıvıltıları kadar net değil... Kirli... Parazitli...

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.