Sosyal Medya

Makale

Siyonistler için cehennem kapıları açılacak

 

Eninde sonunda Siyonistlerin korktukları başına gelecek. Tüm sahtelikleriyle, alçaklıklarıyla, günahlarıyla, zulümleriyle, Allah’ın huzurunda dikilecekler. O gün anlayacaklar dünyada iken yok saydıkları Ahiretin dehşetini, hesabını, zorluğunu, ateşin yakıcılığını, Müslümanlara uyguladıkları şiddetten kat kat fazla, hayal edemiyecekleri kadar Allah’ın gazabını, şiddetini cezasını o gün anlayacaklar.

Er yada geç bu dünyada ve Ahirette cehennemin kapıları Siyonistler için açılacak.

Bu işgalci Siyonist devlet bağrımıza hançer gibi saplandığından beridir yüreğimiz kan ağlıyor. Mesci’d-i Aksa’nın gözyaşları dinmiyor. Müslümanların dağılmışlıklarından, kargaşasından bitmek bilmeyen etnik-mezhebi savaşlarından, istifade edip, ilk kıblemizi mesci’d-i Aksamızı kirlettiler, işgal ettiler, yıkmaya doğru adım adım ilerliyorlar. Mesci’d-i Aksa rahat yüzü görmedi bu alçakların kurdukları tuzak ve saldırılarıyla kuşatıldığından beri…

Bunca zulüm karşısında üşüyoruz.

Ümmetin sosyal vahdetini gerçekleştiremedik.

İmana dayalı-ayarlı bir zihin düşünce hamlesi gerçekleştirmemiz lazım.

İmanlarımız tam olmadan umudu yükseltmeden bir atılım bir küresel direniş bekleyemeyiz.

İnancı kaybolmuş, umudu zayıflamış bu Müslüman halkları, mesci’d-i Aksa için uyandırmak zorlaştı.

Bu topraklardan yeni rahmet kokusunu yaymamız için, imanlarımızı gözden geçirmemiz lazım.

Hiç değilse şu Siyonist alçakların hesabını göreceğimiz günün rüyasını görelim.

Mesci’d-i Aksa muhafızları bir avuç Müslüman erkek, kadın orada bir savaş veriyor, ama tüm İslam alemi uyuyor. Krallar, şeyhler, hocalar, hacılar kılını dahi kıpırdatmıyor. En zoruma giden noktalardan biride Türkiye’de onlarca İlahiyat Fakültesi var, yüzlerce etiket sahibi hocalar öğretim görevlileri var, mesci’d-i Aksa baskınına dair ortak bir kınama metni, bir eylem planı deklare ettiğini duyan varmı? Olmaz çünkü bunlar Akademik yalama olmuş güruh böyle bir dertleri yok... Ehl-i keyif, zatı muhteremler veya din tüccarları desek kızarlarmı? Neyse şimdilik bunları geçiyorum…

Bir başka trajedi, Siyonistlere satılmış yerli ve yabancı medya bu vahşeti haber bile yapmıyor. Dahası yerli olan paralel medyanın borazanı Yahudi dostu gazete-Birleşen Gönüller- filminin reklamını yaparak, Siyonist alçakları, canileri, katilleri, tarihte zulüm görmüş mazlum bir millet gibi gösterme çabası içinde. Utanmadan sıkılmadan mesci’d-i Aksa’nın işgalini benimsemiş kabullenmiş bir eda ile bu yapılanları da hafızamıza koyduk unutmayacağız…

Biz işimize bakalım. Derdi olanlar, davası olanlar olarak, direniş ateşini söndürmeyelim.

Sabır, savaş, zafer umutlarımızla tek yol direniş.

Mesci’d-i Aksayı içimize bastıra bastıra yolumuza devam edeceğiz.

Bir damla rahmetle bir damla eylemi aralıksız yapıştırmak suretiyle direnişe devam.

Bir gün anlayacak Siyonistler ateş dokunduğunda ve çırılçıplak ruhlarıyla bu azabı tattıklarında.

Bir gün göğsü yırtılacak Siyonist vahşet çetelerinin. Bu nasıl olacak? Müminler sosyal vahdeti, birliği sağladığı gün. Kalplerindeki imanlar muharrik hale geldiği zaman. Düşünce-eylem bütünlüğünü yakaladıkları zaman. Kalplerini imanlarına mezar yapmadıkları gün. Ve bu imanlar yumruk olup sıkıldığı gün ilk kıblemiz kurtulur.

Vicdanlarımızı kanatarak, bilinç ve şuurumuzu harekete geçirerek ve o kaybettiğimiz aşk fırtınasıyla kanatlanıp durulmuş bir gökyüzünü adalete ermiş toprakları yeniden kucaklayabiliriz.

Yeter ki imanlarımız bir kıvılcım tutuştursun. Tutuştuğu vakit örselenmiş kadın ve çocuk gözlerinden bulutlar rahmet olup inecek yeryüzüne ve gözlerimiz pırıldayacak işıl işıl o zaman içimiz güneşle dolacak.

Yüreğimize ve taşlarımıza güvenelim…

Siyonist vahşet yeryüzünden silinene dek direnişe devam…

Keskin acılarımızla terli gövdelerimizle kutlu sevdamızla mesci’d-i Aksamızı savunacağız.

Sabırla mayaladığımız öfkemiz büyüsün. “Biz günleri aranızda döndürüp dururuz…” Evet Rabbim o günler gelecek, ümmetin zirvelerde olduğu günler gelecek inşallah. Hz. Ömer’in, Selahattin Eyyübi’nin emaneti olan ilk kıblemiz, mescidimiz yeniden özgürlüğüne kavuşacak.

Alınlarına alçaklık, zillet damgası vurulmuş tarihin her döneminde, insanlığın başına musibet, bela olmuş, peygamber katilleri Yahudiler; hamuru iman ve cesaret mayası ile yoğrulmuş muvahhit yiğit müminlerden son derece korkmaktadırlar. Bu Yahudilerin, ne insanlıkları, ne erkeklikleri, ne vicdanları, ne ahlakları var. Kalleşmi kalleş; hainmi hain; nankörmü nankör bir millet… Eğer arkalarında büyük şeytan A.B.D olmasın, Müslümanların bunca dağılmışlıklarına rağmen, inanın şimdiye kadar o yiğid intifada erleri bu Siyonist sürüleri çoktan cehenneme göndermişlerdi.

Hamd olsun Allah’a ki, peygamberler, şehitler, miraç diyarı olan, mukaddes topraklarda direniş meşalesi gün geçtikçe yükseliyor.

Musalara ve onun varislerine savaş açan firavunlar ve onun torunları boğulmaya mahkumdurlar.

Ey Filistinlim sen işine bak. Bakma bizlere, perişanlığımıza, dağılmışlığımıza, parçalanmışlığımıza, irili ufaklı oyuncaklarımıza, kaliteli hayatımız içinde kalitesiz din ve imanımıza… Tezeğe konan sinekler gibi oluşumuza…Sen işine bak ey yiğidim, ey Filistinlim.

Sen insanlığın türküsünü söyle, siperini kaybetme özgürlük marşlarını çağır, mesci’d-i Aksanın bahçesinde, duvarlarında ve yankılansın o ezgilerin ta zeytin dağında… ve yeniden güller açsın mesc’d-imizin mihrabında…

Bağrı yanık anaların yıldız kesmiş ağıtlarından bizlerede gönderin ki, Kudüs’ün acılarını yüreğimizde hissedelim, miraç hasretlerine tutunalım…

Tutunalım ki, direniş olsun, ruh olsun, diriliş olsun. Biz iki milyar küsur Müslümanlar dilimizi yuttuk. Mesci’d-i Aksa’nın bahçesinde unuttuk siz direnişçileri… Kudüs muhafızların… Affetmeyin bizleri, mahşer gününde bile hesap sorun bizlerden yakamıza yapışın… kendimizi dünyalık lezzetler cennetinde unuttuk, donan hayatta üşüyoruz hep, buralarda güneş dondu. Çarşaflara düşen uykular derinmi derin…

Dönüp ölüme tebessüm etmeyi, bizlere siz öğrettiniz. Bir nar çiçeği gibi dalından koparılışını gencecik çocukların…

Sevinçlerine el konulmuş, kuşlarına kurşun sıkılmış toprakalrın yiğit çocukları sizlerin direnişleriyle mesci’d-i Aksa umuda kapılıyor. Özgürlük düşleri görüyor…

Sevdanız

Aşkınız

Elleriniz

Yüreğiniz, dünyanın onurudur.

Ey Kudüs bekle, sıcak yağmurlarla dönecekler özgürlük koşusunda olan intifadanın çocukları…

Ey cinayet ve hiyanet ustası Netanyohu sana ve ekibine, ateşin en şiddetlisi dokunacak…

Azgın hayvanlar gibi Aksaya saldırılarınızı unutmayacağız. Pis postallarınızla mihrabımızı kirlettiğinizi unutmayacağız…

Elbet çözülecek büyüsü bu karanlık vahşetin..

Acılı hüzünlü ümmet elbet kalkacak ayağa,

Uzun geceler dönüşecek şafağa,

Özgürlüğe adım adım ilerliyoruz,

Yenilgi yenilgi büyüyen zaferle,

Kudüs Kudüsüm benim,

Nur yüzünü bin ke öperim senin,

Mesci’d-i Aksanın duvarları, tüm acılara, hüzünlere, umutlara, direnişe onurlu bir şekilde tanıklık etmiştir.

Analar ağlıyor ama özgürlüğün başı dik.

Mesci’d-i Aksa, fedakarlığın, tahammülün, direnişin, hasretin, umudun filizlendiği bey erliği mekan… ey direniş erleri…

“Allah sizinledir”

“Allah sizin dostunuzdur”

“Kazanacak olanlar Allah’ın dostlarıdır”

“Allah inananların gerçek dostudur, iman edenlerin koruyucusudur. Hakikati inkar edenlerin ise koruyucusu yoktur.” (Muhammed-11)

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.