Yazarlar
ABD'nin müzmin derdi: İsrail
İsrail'in 'güvenliğini' 'Yakın Şark' politikasının temeli sayan etkili bir güç odağı var ABD'de. İsrail'in başta 'Filistin meselesi' olmak üzere bölgede sebebiyet verdiği gerilim üzerinden 'Yakın Şark'ın iç çelişkilerini düzenleyerek kontrol sağladıklarını zannediyorlar. İsrail'in ABD için katlanılması giderek zorlaşan bir yük olduğunu düşünenler de var tabii. Çünkü İsrail'in işlediği her suçun bedeli ABD'ye fatura ediliyor. İsrail'i koşulsuz desteklemesi ABD'ye 'sorun'olarak dönüyor. Bu destek Amerikan halkına yarar sağlamadığı gibi ağır yükler bindiriyor. Geçen yıl Cumhuriyetçiler, Başkan Obama'nın dar gelirlileri rahatlatacak sağlık reformunu durdurması için bütçe yasasının geçmesini engellediler. Bu yüzden ABD Hükümeti 16 gün kepenkleri indirmişti.
İsrail'e ABD'nin verdiği büyük çaptaki askeri, ekonomik ve siyasi destek başta Suriye ve Mısır olmak üzere bölgedeki rejimleri askerileştirmişti. 'Askerileşme' bölge sakinlerine diktatörlük, yoksulluk ve umutsuzluk olarak yansıyor. Bölgenin doğal gelişimine ket vuran İsrail etraftaki despot rejimleri meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramıyor. Washington İsrail'le savaşmasınlar diyerek yurttaşlarının parasını Mısır ve Ürdün'e cömertçe saçıyor. Michael Mann 2011'de yayınlanan '21. Yüzyılda İktidar' kitabında, 'bu yardımlar gelişme yönünde çok da fazla bir katkıda bulunmuyor. Ve görünen o ki Mısır bugün daha da otoriter hale geliyor' demişti.
Mann'ın dediği gibi oldu, 'General Hüsnü' gitti, 'General Sisi' geldi. İsrail, Suudi Arabistan, Beşşar Esed(ve tabii ABD) bu işe pek sevindi. Ne ki, bölgede diktatörlere yönelik nefret ABD'ye duyulan derin güvensizlik ile birleşti. Amerika'ya olan budur. 'İsrail Lobisi' kitabının yazarları Stephen Walt ve John Mearsheimer, İsrail'in ABD'ye getirdiği yükü, 'İsrail ve ABD'nin, ortak bir terörist tehdit ile birleştiğini söylemek, bunun tersi bir ilişkiyi de içerir: ABD, İsrail ile bu denli yakın bir müttefik olduğu için bir terörizm sorunu vardır' diye özetlerler.
Parag Khanna da bazı Amerikalılar için İsrail'in, ABD'nin çözümlerine değil, dertlerine katkıda bulunan bir 'müttefik' olduğunu kaydeder. Khanna Amerika'da 'Dış İlişkiler Konseyi(CFR)' için çalışmış, 'Özel Kuvvetler Komutanlığı'na baş jeopolitik danışman olarak hizmet vermiş bir stratejist. Söyledikleri bazı güç odaklarının eğilimlerini hissettiriyor. 'İkinci Dünya' kitabında Khanna, İsrail'in ABD'nin dert katsayısını artıran bir faktör olduğunu söylerken şu örneği verir:
'2005'te İsrail tam anlamıyla Çin'in ikinci en büyük silah tedarikçisi haline geldi. Bu silahlar içinde anti-radar uçakları ve havadan havaya füzeler de vardı. Çin ise bu füzeleri İran'a satarak ironik bir biçimde füzelerin menzilini İsrail'i de kapsayacak şekilde genişletiyordu. Çin ayrıca, İsrail limanlarının genişletilmesi için yatırım yaparak, bu ülkenin Akdeniz'den Avrupa'ya yapacağı ihracatın merkezi olmak istiyor. İleride, Çin'in de İsrail'i en az ABD kadar destekleyeceği günler gelebilir ama bu bile İsrail'in var olmasından beri süren Filistin sorununu çözmeye yetmez.'
'Yakın Şark'ı sakinleri için yaşanmaz hale getiren ve bir zamanlar 'Verimli Hilal' olarak anılan bölgeyi cehenneme çeviren gelişmelerde yerel dikta rejimler kadar her koşulda İsrail'e destek veren ABD'nin büyük payı var. İsrail penceresinden olaylara bakan ABD'nin neden sevilmediğini ve neden bu bölgede 'düzen kurucu' olamayacağını anlaması için daha fazla sebebe ihtiyacı var mı?
YENİŞAFAK

Henüz yorum yapılmamış.