Yazarlar
Bonzai meselesi
Maalesef bir sosyal sorunu kayıplar vermeden evvel ciddiye almamak gibi bir zaafımız var. Ciddiye almadığımız pek çok mesele küçümseme veya aldırmazlık sebebiyle kartopu gibi büyüyor. Gençlerimizi mahveden, ailelerimizi perişan eden 'bonzai' kullanımı da ciddiyet kesbettikten sonra gündemimize girdi. Ben bu satırları yazarken Bakanlar Kurulu ana gündem maddesi olarak 'Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı'nı görüşmek üzere toplanmıştı. Tabii ki bu meselenin 'Ulusal Eylem Planı' çerçevesinde ele alınması şart.
Marmara bölgesinde yaptığım bazı seyahatlerde bonzai kullanımının ciddi şekilde arttığını gözlemlemeseydim ben de bu meselenin ciddiyetini kavrayamazdım. Seyahatlerimde tanıdığım öğretmen dostlarımla görüşmeye, gençlerimizin eğilimleri ve sorunlarıyla ilgili sohbetler yapmaya çalışırım. Üzülerek ifade etmeliyim ki bu görüşmelerimden iyi izlenimler almadım. Öğretmen-öğrenci ilişkisine yüklediğimiz anlamlar değerlerinden çok şeyler kaybetmiş. İdealist öğretmen sayısının giderek azaldığını, öğretmen ve öğrenci arasındaki mesafenin iyice açıldığını ve öğretmen saygınlığının aşındığını söylemeliyim. Özetle ifade ediyorum, 'Eğitim' meselesi ülkemizin önündeki en ciddi meydan okumalardan biridir.
Yakından tanıdığım bir din görevlisinin iki yetişkin erkek çocuğunun bonzai bağımlısı olduğunu öğrenmem bende neredeyse şok etkisi yaptı. Mesele bu kadar ciddidir. Bonzai 'mütedeyyin' ailelerin çocuklarını da vuruyor. Öte yandan sadece bir ilçe sınırları içerisinde birkaç gencimizin bonzai kullandıkları için hayatlarını kaybettiklerini öğrenmek çok sarsıcıydı. Seyahatlerim sırasında işittiklerime ilaveten gazetelere yansıyan haberler bu meselenin bildiğimizin ötesinde ciddiyet kesbettiğini gösteriyor. Tabii ki mesele bonzaiden ibaret değil, diğer uyuşturucu madde, alkol ve kötü alışkanlıkları da işin içine katıyorum.
Mesele bir ulusal eylem planı çerçevesinde ele alınmasını gerektirecek boyutlardadır. İşin içerisine tabiatiyle Gençlik, İçişleri, Adalet, Sağlık, Milli Eğitim (veYÖK), Aile ve Sosyal Politikalar, Kültür, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıkları ile 'Diyanet' teşkilatı da giriyor. Aileler, belediyeler, sivil toplum kuruluşları, gençlik teşkilatları ve medya da ulusal eylem planına dahil edilmelidirler. Uyuşturucu bağımlılığı özünde topluma saldırıdır ve toplumun savunulması gerekiyor. Toplumlara saldırı ve tehdit sadece dışardan gelmiyor. Toplum zaafa uğrarsa dışardan gelecek saldırılara karşı koyamaz. Şüphesiz 'Yeni Türkiye' sağlıklı, bilinçli, eğitimli idealist gençlerin omuzları üzerinde inşa edilecektir.
Bonzai ve diğer uyuşturucu madde bağımlılıklarıyla mücadelenin ilgili birimlerin faaliyetlerinin bir koordinasyon merkezinde bütünleştirilerek yürütülmesinde fayda var. Kanımca koordinasyon görevi daha çok 'Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na düşüyor. Gördüğüm kadarıyla bonzai kullanımı başta İstanbul olmak üzere Sakarya ve Kocaeli illerimizde kesafet kazanıyor. Koordinasyon Merkezi'nin yürüteceği 'Ulusal Eylem Planı' için Marmara Bölgesi 'tampon bölge' olabilir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevini hem Sakarya Milletvekili, hem anne, hem de akademik formasyonu olan Ayşenur İslam'ın üstlenmesi ayrı bir şans. Anne ve kadın duyarlılığı bu mücadelenin yütütülmesinde önemli motivasyon sağlar. Gençlerimizi başta bonzai olmak üzere uyuşturucu kullanmaya sevk eden faktörleri hiç konuşamadık. Bu hususta söylenecek çok şey var ama yerim bitti.


Henüz yorum yapılmamış.