Sosyal Medya

Makale

Vizyon dediğin böyle olur

'Bana sordular TV'de, Adalet ve Kalkınma Partisi Ekmeleddin Bey'i aday gösterseydi oy verir miydiniz diye, evet verirdik. Biz partiye değil ki, cumhurbaşkanı adayına oy veriyoruz. Kadın erkek eşitliğine inansın, üniversitelerin bilgi üretmesi için çaba harcasın. Bizim istediğimiz bu zaten. Bunu gerçekleştirebilirsek hep beraber Türkiye'de demokrasiye katkıda bulunacağız.'

Bu cümleler Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkez binasında partililere hitabından... (14.07.2014 tarihli Gazeteler).

Cumhurbaşkanından beklentisini sıralıyor. Beklenti iki kalemlik: üniversitelerin bilgi üretmesi, bir; bir de muhteremin kadın erkek eşitliğine inanması... Üçüncüsü yok! Belki vardır da unutmuştur, öbür beklentisi dosyada kalmıştır.

Vizyon diye ben buna derim!!!

Cumhurbaşkanlığına gösterdiği aday, kadın erkek eşitliğine inansın, yeter. Daha ne?

Üstelik profesör...

Buradan da geldi mi, birkaç puan...

Daha ne istersin?

Bundan sonrası, üniversitelerin bilgi üretmesi için çaba harcamasıdır cumhurbaşkanına düşen...

Verir başbakanına talimatını, der: 'Üniversitelerin bilgi üretmesi için gerekli çabayı harcayın, ben arkanızdayım!'

Başbakanlık harekete geçer. O da verir talimatını YÖK'e, YÖK de rektörlere: 'Arkadaşlar, üniversitelerin bilgi üretmesi için çaba harcayın, ben arkanızdayım!'

Eee, rektörler boş duracak değil, onlar da dekanlara verir talimatı: 'Sayın dekan arkadaşlarım, rektörümüzden talimat geldi, üniversiteler bilgi üretecek, siz teşebbüse geçin, ben arkanızdayım!'

Dekanlar da profesörleri toplamaya teşebbüs eder. Profesörler, doçentlere, onlar yardımcı doçentlere haber salar. Yardımcı doçentler de doktora ve mastır öğrencilerine haber uçurur: 'Arkadaşlar yukardan talimat geldi, bilgi üreteceğiz!'

Böylece üniversiteler birer bilgi üretim merkezi haline gelir!

Üç beş yıl kadar önce, bir emekli general bir siyasal parti kurmuştu. Sıra vizyonunu açıklamaya gelince mangalda kül bırakmadı. Gazeteciler sordu: 'Peki Paşam, bu yatırımların finansını nasıl sağlayacaksınız?'

Sayın Paşa çokbilmiş edayla gülümsedi: 'Senin dolar dediğin bir yeşil kâğıt parçası değil mi? Banknot matbaası ne güne duruyor?'

Bütün millet:

- Vay be!

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.