Sosyal Medya

Güncel

Karı-koca arasına girilir mi?

“Karı-koca kavgasıdır dedik, polise haber vermedik.” Verilseydi, 17 yıllık eşi tarafından 52 parçaya ayrılarak öldürülen Kübra Kart belki hayatta olacaktı. Sosyolog Tuba Demirci Yılmaz'a göre bunun altında "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" zihniyeti yatıyor.



42 yaşındaki Kübra Kart, İstanbul Çengelköy’de kavga ettiği eşi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Koca Tahir Kart, eşini 52 parçaya ayırdı ve çöp konteynerine attı.

Sıradan bir kavga değildi. Sesler apartmandaki hemen her daireden duyuldu. Komşular birbirini aradı, “O ses, sizden mi geliyor?” diye sordu.

Ancak hiç kimsenin eli telefona gitmedi. Halbuki sadece 3 tuşa basıp, 155 aranacaktı. Ama geleneksel anlayış devreye girdi, kimse karı-koca arasına girmek istemedi.

 

Kübra Kart'ın cenazesi Zonguldak’ta toprağa verildi. [AA]
 

 

“Karı koca mahremiyeti değil”

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Aydeniz Alisbah Tuskan, bir canın göz göre göre gittiğini vurguluyor.

Tuskan’a göre bu karı-koca mahremiyeti değil, düpedüz aile içi şiddet:

 
Tuskan: "155 arandığı takdirde polis aile şiddetine müdahale edebiliyor." [Fotoğraf: AA]

 

“Aile içi şiddet yasalarımızda artık bir toplum meselesi. Buna karşı herkes müdahale edebiliyor. Eskiden şiddeti gören kişinin şikâyetiyle işlemler yapılabiliyordu. Ancak şimdi ihbarla, yani birisinin telefonuyla da polise bildirim yapılabiliyor. Polis de bunu takibe alabiliyor. Bu bir demokrasi meselesi, toplum meselesidir. Eşitlik meselesine de aykırılıktır. Kadın ailede en çok sevdiği, her şeyini paylaştığı, çocuklarının babasından bu şiddeti görüyor. Dolayısıyla o ailede çocuklar da etkileniyor. Bu insan haklarına aykırı. Yaşam hakkı tehlikeye giriyor.”

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a dikkat çekiyor. 20 Mart 2012’de Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan 6284 sayılı yasa, beklentileri yüzde yüz karşılamasa da önceki yasaya kıyasla daha çok kadının yanında. Yapılan değişiklikle herkesin karı koca kavgasına müdahil olabileceğini söylüyor.

 

Sosyolog Tuba Demirci Yılmaz'a göre karı-koca ilişkisine müdahil olmak istenmiyor. [Fotoğraf:Mustafa Değirmenci/ Al Jazeera]
 

 

Neden sessiz kalıyoruz?

İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Tuba Demirci Yılmaz’a göre çevre, kadının yardım talebi olarak nitelenebilecek gürültüleri, “Aile içerisinde karı koca kavgası", “mahrem bir mesele” olarak görüyor ve müdahale etmiyor:

“Bu durum hem geleneksel manada, hem de şu an yaşadığımız modern- endüstri sonrası toplumsal kurgu içinde aynı manada etkisiz. Aileye ilişkin, bu örnekte olduğu gibi, kadının kocasından gördüğü, komşuların  'her zamanki' tanımıyla sıradanlaşan şiddet, tamamen haneye ve o aileye ait, mahrem,  dolayısıyla çevreyi ilgilendirmeyen bir olgu olarak algılanıyor. Bana dokunmayan veya bana dokunmadığı sürece yaşamasında bir mahsur olmayan  yılan hesabı, şiddet o evde, o hanede ve başkalarının mahremine halel getirmediği sürece duymazlıktan gelinen bir vakayi adiyeye dönüşüyor.”

Sosyolog Tuba Demirci Yılmaz, bu durumu doğuran meselenin aslında öteden beri var olduğunun altını çiziyor ve aile kavramına dikkat çekiyor:

“Aile dışarıdan müdahil olabileceğimiz, hatta bilakis müdahil olma ilgimiz nedeniyle bile benzer bir şiddete maruz kalmamızı meşru kılacak bir  ataerkillikle yoğrulmuş bir sistem. Devlet de bu bağlamda eksik, yurttaşına neye müdahale etmesi gerektiğini iyi anlatmıyor. İnsanlar pek çok şeyden çekiniyorlar; en başta müdahil olmanın yaratacağı yükümlülüklerden. Kimse polis tutanak ve zabıtlarında adı geçsin,  şiddetin kaynağı erkek bireyin husumet beslemesine yol açacak bir şahitlik durumu belgelensin istemiyor.”

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM