Coğrafyamız
İsrail yönetimi 270 Yahudi yerleşimine onay verdi
İsrail, Doğu Kudüste 380 yerleşim biriminin inşaatına onay vermesinden sonra 243 yerleşimin inşaat faaliyetlerinin başlaması için ön onay verdi.
En yakın müttefiki ABD’nin yerleşim faaliyetlerinin durdurulması gerektiği yönünde uyarılarına rağmen İsrail, Doğu Kudüs’te 243 Yahudi yerleşiminin inşaatına daha onay verdi.
İsrail’in Kudüs Belediyesi Sözcüsü Brachie Sprung, belediyenin Kudüs’ün Ramot nahiyesinde inşa edilen yerleşimde 243 yeni evin inşaat faaliyetlerinin başlaması için yetki verdiğini, Ebu Guneyim Dağı nahiyesinde Har Homa yerleşiminde ise 270 yeni evin inşaat ön planlarını onayladığını ifade etti.
İsrail, Doğu Kudüs’te genişletme onayını verdiği iki yerleşimi ‘Kudüs’ün mahalleleri’ olarak nitelendiriyor.
Batı Şeria ve Kudüs'te yerleşim öfkesi
İsrailli Haaretz gazetesine göre, Kalandiye'nin doğusunda yer alan Mal Şormon yerleşiminde bir bombalı saldırının sonucunda 2 kişi yaralandı.
İsrail'in sürdürdüğü yerleşim faaliyetleri, Batı Şeria ve Kudüs'ün çeşitli yerlerinde Filistinlilerin öfkesine sebep oldu.
El Halil, Ramallah, Beytüllahim, Şufat ve Kalandiye bölgelerinde devamlı olarak protesto düzenleniyor.
Üç hafta önce, Filistinli Bakan Ziyad Ebu Ayn, Ramallah kentine bağlı Termisye bölgesinde İsrail'in yerleşim faaliyetlerini prtoresto etmek amacıyla zeytin ağacı dikerken İsrail askerlerinin darb etmesi sonucunda öldü.
İsrail kınamalara rağmen ısrarlı
Filistin Yönetimi’nin uluslararası toplumda, ‘1967 topraklarında (Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze) Filistin Devleti tanıma’ kararı koparmaya çalışırken, İsrail Kudüs’ün ‘Yahudi ulusal devletinin bölünmez başkenti’ olarak tanınmasına ısrarlı.
İsrail, ABD’nin yerleşim faaliyetlerinin İsrail-Filistin sorununda gerilimi yükselteceğine dair uyarılarına rağmen, yerleşim faaliyetlerini hızla devam ettiriyor.
ABD’nin İsrail’in yerleşimleri genişletme faaliyetleriyle ilişkin eleştiri ve uyarıları, Dışişleri Bakanı John Kerry’nin inisiyatifiyle başlayan Filistin-İsrail barış müzakerelerinin Nisan ayında çıkmaza ulaşması sonucunda artmıştı.
Avrupa ülkelerinde başlayan Filistin’i devlet olarak tanıma dalgasının yanı sıra, Almanya, İspanya ve Yunanistan’da İsrail’in ‘gayrimeşru yerleşimlerde üretilen ürünler'e boykot girişimleri oldu. Avrupa Parlamentosunda sol hareketlerinin temsilcileri de, İsrail’e boykot uygulama çağrısında bulundu.
İsrail, 1967'deki 'Altı Gün Savaşı'ndan bu yana devlet politikasının bir parçası olarak Filistin topraklarına Yahudi vatandaşlarını yerleştiriyor.
BM Genel Kurulu’nun 29 Kasım 1947’de Filistin topraklarının Yahudiler ve Araplar arasında bölünmesine yönelik planı ve ardından 1948’de İsrail devletinin bağımsızlığını ilan etmesi sonrasında, İsrail ve komşu Arap ülkeleri arasında kanlı çatışmalar başladı.
İsrail toprakları iki katına çıktı
Bu çatışmaların en şiddetlilerinden biri Ortadoğu haritasını da büyük ölçüde değiştiren 1967’deki ‘Altı Gün Savaşı’ oldu. Komşuları Mısır, Suriye ve Ürdün ile savaşan İsrail’in toprakları çatışmalar sonucunda yaklaşık iki katına çıktı.
İsrail savaş sonucunda, Mısır’dan Sina Yarımadası ve Gazze Şeridi’ni, Suriye’den de Golan Tepeleri'ni alırken, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü de işgal etti.
Yerleşimcilerin durumu, Altı Gün Savaşı’nın ardından Ortadoğu’nun en önemli siyasi problemlerinden biri haline dönüştü. Savaştan önce de bölgede bazı küçük yerleşimler bulunsa da, işgalin ardından, İsrail ele geçirdiği topraklara yerleşimcilerin yığılmasını bir devlet politikası haline getirdi.
Savaş sonrasında işgal edilen toprakları ‘bazı düzenlemeler’ sonrasında geri verme niyetinde olduğunu açıklayan İsrail, buna rağmen yerleşimci planını büyük bir hızla hayata geçirdi.
İsrail yönetimi, işgal ettiği toprakları fiilen Yahudi toprağı haline getirmek amacıyla, yüz binlerce Yahudi vatandaşını sistematik bir şekilde söz konusu bölgelere yerleştirdi. İlk adım savaşın hemen ardından Batı Şeria’da Beytüllahim kenti civarında Kfar Etzion yerleşim biriminin yeniden inşa edilmesiyle atıldı.
Kaynak: Al Jazeera ve Reuters


Henüz yorum yapılmamış.