Sosyal Medya

Yaşam

İş kazalarında tazminat almak için hangi yol izlenmeli?

Uluslar Arası Çalışma örgütünün verilerine göre Türkiye’de her gün 3 işçi iş kazalarından dolayı hayatını kaybediyor. Peki, iş kazalarında tazminat alabilmek için hangi yolu izlemeli.



Türkiye’de her yıl binlerce kişi iş kazasında hayatını kaybediyor. İş kazaları ölümle sonuçlanmasa bile işçiler bir daha çalışamayacak duruma geliyor. Birçoğu ya elini kaybediyor ya da bir daha yürüyemiyor. Bu durum sadece işçileri değil işçilerin ailelerini de olumsuz etkiliyor. İşçiler genelde açtıkları davalardan sonuç alamasa da kazandıkları davalarda oluyor.

Buna en son örnek ise Gölcük’te 2006 yılında UM Tersanesinde geçirdiği kaza sonrası benden aşağısı felç olan işçi Şaban Öztürk. Beton pompasının patlaması sonucu 7 metre yükseklikten inşaat alanına düşen Öztürk, açtığı dava sonucunda çalıştığı firmadan 1 milyon 650 bin lira tazminat kazandı. Peki, bu dava diğer iş kazalarına emsal teşkil eder mi?

İşçi Şaban Öztürk’ün Avukatı Nizamettin Özaydın ve Avukat Mehmet Emre Ulusoy iş kazalarında işçilerin nasıl bir yol izlemesi gerektiğini AjansHaber’e anlattı;

ÖZAYDIN: BU DAVA DİĞER DAVALARA EMSAL TEŞKİL EDER

Açtığı davada müvekkiline rekor tazminat kazandıran Özaydın Her iş kazasının birbirinden farklı olduğunu belirterek “Buna benzer yüzde 100 maluliyeti olan kişilere örnek teşkil edebilir. Haberlerde maluliyet yüzde 80 olarak geçmiş ancak yüzde 100. Dava 2009’da açıldı ve 5 yıl boyunca devam etti. İş kazalarında yüzde 100 maluliyet alan işçilere bu dava örnek teşkil edebilir. İş kazalarında kusur oranları, kişinin yaşı, maluliyeti, aldığı ücreti, mahkemenin takdiri ve verdiği tazminat miktarı da çok önemlidir. Bu şekilde aynı konumda olan veya benzer olayı yaşayan işçilerin davalarına emsal teşkil edebilir. Tabi burada mahkeme harçları, hastanın masrafları, icra masrafları ve diğer tüm masraflarda tazminatın içinde.” şeklinde konuştu.

ULUSOY: İŞVERENİN ASLİ KUSURLU OLUP OLMAMASI ÖNEMLİ

Avukat Mehmet Emre Ulusoy da bu davanın benzer davalara örnek teşkil edeceğini söyleyerek “Birincisi; Yüzde 100 Maluliyetin olduğu davalar nadir görülüyor. İkincisi; iş kazasında işçinin kazandığı para, işverenin durumu, olayın maluliyeti vs. bunların hepsi önem taşıyor. İşverenin asli kusurlu olup olmaması da önemli mutlaka diğer davalara örnek olur. Her iş kazası kendi içinde farklı değerlendirilir.” dedi.

“İŞVEREN İŞ KAZASINI ÖTRBAS ETMEYE ÇALIŞIYOR”

Uygulamada birçok eksikliklerin olduğuna işaret eden Ulusoy “İlk İşlem olayın SGK’ya bildirilmesi. İşveren iş kazası olduğu zaman en yakın kolluk birimine 2 gün içerisinde haber vermek zorunda. İş kazası haber verilmeden örtbas ediliyor. İş kazasının olduğu gün işverenin sigorta primleri yatırılıyor. SGK’ya haber verilmemesi en büyük eksiklik. Kolluk birimlerine haber vermemekten ziyade SGK’ya da haber vermeme durumu söz konusu. İşveren iş kazası prosedüründen çıkmaya çalışıyor. Çünkü iş kazası prosedürü uygulanırsa mutlaka bir tazminat ödemesi gerekiyor. Bu yüzden işverenler bundan kaçınıyor. Uygulamanın eksiklikleri temelde bu. İşçiler bunu bertaraf etmeli. İşçiler işverenlerin taahhütlerine kanmamaları ve ‘Tüm haklarımı aldım.”, “Tazminatımı aldığım için dava açmayacağım.” Şeklinde bir yazı imzalamamaları gerekir. Mümkün olduğunca SGK’da ki dosyalarını kendileri takip etsin. “ diyerek işçileri yapılması gerekenler konusunda uyardı.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haberlerin tüm hakları AjansHaber’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. AjansHaber tarafından üretilen haberlerin kaynak gösterilmeden kullanılması, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36 ve 37. maddesine aykırıdır ve suç teşkil etmektedir. Ayrıca internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ile ilgili olarak 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı internet yasasına göre de bu durum cezai işlem gerektirmektedir.

KAYNAK: AjansHaber

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM