Sosyal Medya

Coğrafyamız

Ürdün'den ABD Koalisyonu hakkında açıklama

Ürdünlü dini önderler ve bazı önemli isimler; ABD Koalisyonuna hakkında ortak bildiri yayınladılar.



“Ey iman edenler! Şahitliği Allah için adaletle ayakta tutun.”

Hakkın hak olması, ilmin ve davetin verdiği sorumluluğun edası için bu Amerikan önderliğinde bölgeye düzenlenen Haçlı koalisyonuna karşı şeri pozisyondur:

Batılı devletler kendi gözleri ile Suriye rejiminin ve milis destekçilerinin Suriye halkına yaptığı öldürme, vahşice eziyet, yakma, tecavüz, göç, bombalama, şehirlerin yerle bir edilmesini ve Suriyeli muhacirlerin göç esnasında denizde boğuluşlarını gördü…

Gördü ve sustu! Hatta apaçık bir şekilde geçen 3,5 sene içerisinde bu hali destekledi. Aynısını Şii hükümeti Irak’ta egemenliği elde ettikten sonra Iraktaki Ehli Sünnet’e yaptı. Bunu da izlediler.

Tüm bu olanlardan sonra Batılı ülkeler bölgeye askeri olarak girmek için geldiler. İlk önce yaptıkları saldırıyı Devle cemaatine karşı olduğunu iddia ettiler.

Bunu yaparken sorunun ana kaynağı mezhepçi Nusayri rejimin masum silahsız Müslümanlar hakkında yaptığı cürümleri görmezlikten geldiler. Sonra bu saldırı ile Suriye ve Irak halklarının acılarından başka bir şeyi artırmadılar.

Birçok Sünni grubu bombaladılar, Birçoğuyla da savaşmak için onları terör listesine aldılar. Onlarca silahsız sivil insanları öldürüp evlerini başlarına yıkıyorlar.

Böylece iki mezhepçi rejiminin (Suriye ve Irak rejiminin) bombalanan bölgeleri tekrar işgal edip faciaları yeniden yaşatmalarına izin ve fırsat veriyorlar.

Hatta iki mezhepçi rejim ِde Amerika’ya ve yandaşlarını hoş karşılayıp, terörle mücadele de Amerika’yla aynı hendekte olduklarını belirttiler.

Böylece mesele terör ile mücadeleden çıkıp Amerikan tanıtımına göre genel Sünni savaşçılarla mücadele haline geldi.

Amerika’nın en ünlü gazetesi (New York Times) Cumartesi günü 24-09-2014 birinci sayfasında bir başlık yayınladı:

“Amerika ve müttefiklerinin hava saldırılarının hedefi Sünni militanlardır!”

ABD başkanının açıklaması da buna eşlik etti:

“Diğer dinlerden nefrete davet eden din adamlarına hiç tolerans göstermeyeceklerini” belirtti.

İşte bu açıklama ile koalisyon güçlerinin gerçek amaçları; silahlı Sünni gruplarla mücadele edilmesinden ziyade, bölgede Amerikan siyaseti ve hırsına karşı duran İslami kimliğiyle tanınan Müslümanları, Batı’nın bağımlılığından kurtarmak isteyenlere karşı bir savaş haline gelmiş oldu.

Üstelik Haçlı koalisyonu, insanların yaşamını sürdüren gaz tesisatları, petrol kuyuları ve tahıl ambarlarını da yok etti. Bu da iki halk (Suriye ve Irak halkı – çevirmen) için insani felaketi beraberinde getiriyor.

Bu koalisyon, İslam’a ve Müslümanların özgür bir şekilde yaşamaması için açılan bir savaştır. Haçlı Savaşının gerçeğini gizlemek için, koalisyona halkı Sünni olan ülkelerin ordularını katmaya çok özen gösterdiler. Aynı zamanda Sünni askerlere herhangi muhtemel kara operasyonunun faturasını kesmek istiyorlar.

Buna istinaden Amerika’nın liderlik ettiği bu Haçlı koalisyonunun İslam’a karşı bir savaş olduğunu görüyoruz, Devle Cemaatiyle savaşma bahanesini de kendilerine sebep edindiler.

Küresel bu müdahaleyi kesinlikle reddediyor, ona katılmak ya da herhangi bir yardım ya da destek vermeyi haram kabul ediyoruz. Bu koalisyonu reddeden faaliyetleri ve şerii heyetlerin duruşuna saygı duyup destekliyoruz.

Ülkenin güvenliğini korumakta, kimse bizim kadar hırslı değildir. Herhangi bir şekilde masum kanın dökülmemesine özen gösteriyoruz. Lakin bu Batı’nın beyan ettiğimiz savaşına yardımla olmaz.

Bunların tümünü desteklememiz Devle cemaatinin çizgisini ikrar ettiğimiz anlamına gelmediğini vurguluyoruz. Fakat açıklamamızın hedefinden saptırılmasını ve Devle örgütüyle savaşma bahanesiyle İslam’la savaşma kolaylaştırılmasın diye bu yazıda Devle Cemaatine karşı duruşumuzu açıklamadık.

Müslümanlara zulmeden hangi grup olursa olsun, Müslümanların nefsi müdafaa haklarının olduğunu teyit ediyoruz.

Fakat bu müdafaanın, Müslümanların acıları artsın diye müdahale eden küresel sistemden destek alınarak değil, müdafaanın Müslümanlarla şeri bir zemine oturtularak, saldıran Müslüman bir gruba karşı nefsi müdafaa şeklinde yapılmalıdır.

Bizler buradan daha önce şüpheler ve tahminlerle Müslümanların kanını helal gören ve döken, Müslümanları ihanetle suçlayıp aşırıya gidenlerle, ihanet ettiği ve kötü düşündüğü grupların hali hakkında düşünmeye davet ediyoruz.

İşte o gruplar ki kendilerine karşı, küresel koalisyona katılmayı reddediyor. Amerika o grupların yerine eğitim verecek sizinle savaşacak başka gruplar arıyor.

İşte bu durum sana nefsini gözden geçirip Allah’a tevbe edip müslümanlardan elini çekmeni ve müslümanları kendilerinde olmayan şeyle, sahvecilik ve hainlikle suçlamaktan geri dönmene bir vesile olmaz mı?

Son olarak bu küresel koalisyondan ancak Batı, mezhep savaşı projesiyle İran rejimi, etrafında yok edilen ülkelerden güvenli bir ortam sağlanmasını isteyen Siyonist İsrail faydalanırlar.

İnsanlık iddia eden Batı’nın, Burma, Gazze ve Orta Afrika’daki müslümanları kurtarmadığını, Mescid-i Aksa’daki Siyonistlerin ihlallerini durdurmak için hareket etmediğini hatırlatıyoruz.

Şam ve Irak’taki erkek ve kadın kardeşlerimizin çektiği sıkıntıların, gerçekte İslam ve ehlinin sıkıntıları olduğu bildiriyor ve kardeşlerimizin yanında duruyoruz.

Allah’tan müslümanlara rahmetinden lütfetmesini, düşmanlarına karşı zafer vermesini, onun keremiyle diliyoruz.

* * *

Bu Beyanatı imzalayanlar:

Dr. Salah Ebdulfattah El Halidi, Kuran-ı Kerim ve Tefsirde Doktorası var.

Şeyh İbrahim Ahmet El Asas

Prof.Dr. Mervan İbrahim El Kaysi, Daha önce Yermuk Üniversitesinde İslami araştırma ve Akaid öğretim görevlisiydi

Dr. Ahmet İsa El Balasma. Ürdün eczaneleri sendikası başı

Dr. Nwav Hayil El Takruri, Filistinli Âlimler Genel Sekreteri

Dr. Cemal Bim Muhammed El Paşa, Şeri siyaseti doktorası var ve Sünni Âlimler Derneği üyesi

Şeyh Usama Fethi Ebu Bekir, Sünni Âlimler Derneği üyesi

Dr. İyad Kunaybi, Davetçi ve Eczacılık alanında Akademisyen

Dr. Mohammed Bin Yusuf El Cevrani, Kur’an ilimlerinde ve tefsirinde doktorası var, Sünni Alimler Derneği üyesi

Dr. Mohammed Mahmud El Tarayra, İslami Fıkıh ve kökeni Doktorası var

Vail Ali El Patiri Bey, Yazar ve gazeteci

Dr. Ahmet Süleymen El Rukeb, Kur’an bilimleri ve tefsiri doktorası var

Dr. İyad Ebdulhamid El Nemir, Fıkıh alanında akademisyen

Dr. Abdulsalam Utya El Fendi, Hadis alanında akademisyen

Şeyh Ahmet Deyfallah El Hunayti, İmam ve Hatib

Dr. Majed Amin El Ömeri, Fıkıh alanında doktorası var

Şeyh Hüseyn Salmi Hamdan Beni Sahir,

Şeyh Ahmet Muhammed Barhüm, Hadis bilimleri mastırı ve Müslüman Alimler Birliği Üyesi

Haysem Abdulgafür El Rifayi, Hadis mastırı

Şeyh Cemal Mahmüd Ebu Hadici, Hatib ve İmam

Şeyh Abdullah Muhammed Eid, Hatib ve İmam

Naser Uda Süleymen El Da’aci, Kur’an ve tefsir iliminde mastır

Dr Ma’amün Felah El Halil, Genel Hadis heyetinin üyesi, Hadis mastır

Dr. Emad El Din Bin Mahmüd, Ku’an tefsirinde doktora

Dr. Obada Okab Av’vad, Yermuk Üniversitesinde Kur’an ve tefsirlerinde doktorası var

Dr. Vecdi Ganim

Dr. Nevaf Haiyl El Tekrüri, Filistin Alimler Genel Sekreteri

Şeyh Sef’vat Barakat, Mısırlı yazar ve davetçi

İNCANEWS HABER

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.