Sosyal Medya

Coğrafyamız

Çok kültürlü ve çok dilli bir dram

Keldaniler, Süryaniler, Asuriler, Şebekler, Türkmenler, Kakailer, Ermeniler, Araplar... Irak’ın kültürel zenginliğiydiler. IŞİD’in Kürt bölgesine saldırmasıyla, köylerini terk edip sığınmacı oldular. Erbil’de kamplara yerleştirildiler ama onları belirsiz bir gelecek ve zor bir yaşam bekliyor.



Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Musul’u işgal etmesi ve geçen hafta da Peşmerge denetimindeki ilçe ve köyleri işgal etmesiyle yüzbinlerce insan yerinden, yurdundan oldu. Farklı millet ve dine mensup binlerce insan Erbil’e sığındı. Keldaniler, Süryaniler, Asuriler, Ezidiler, Ermeniler, Türkmenler, Şebekler, Kakailer için kent merkezin hemen dışında kamplar kurulmaya başlandı.
 
Herkesin bir öyküsü var
 
Kampa ilk yerleşenler, Şebek, Kakai, Türkmen ve az da olsa Araplar oldu. Sığınmacılar, Erbil’in hemen dışında bir binanın içinde ve çevresinde kurulan çadırlara yerleştirildi. Barzani Yardımlaşma Derneği’nin kurduğu kamptaki yardımlar da dernek tarafından karşılanıyor.
Kampla aileler kurulan çadırlarda çocuklarıyla birlikte yaşıyor. Sıcaklığın 50 dereceyi bulduğu kampta, çadır içlerine fanlar ve vantilatörler yerleştirilmiş. Kamptakilerin temizlik ihtiyaçları için banyolar ve tuvaletler kurulmuş. Çadırların yarısı bir inşaatın alt katına, diğer yarısı ise inşaatın hemen çevresindeki tarlada kurulu. Kampta gezdiğinizde yaşanan dramlar hemen kendisini gösteriyor. Her bir ailenin bir öyküsü var. Biriyle sohbete başladığınızda hemen etrafınız sarılıyor, herkes kendi kaçış öyküsünü, taleplerini, düşüncelerini anlatmaya çalışıyor.

 
Çok dilli bir kamp
 
Kampta dört dilli konuşmalara tanık oluyorsunuz. Bir aileyle konuşabilmemiz için bazen iki üç çeviri yapılıyor. Şebek ve  Kakai Kürtleri, kendine özgü lehçeleriyle konuşuyor, Irak Kürdistan bölgesinin çoğunluğunun konuştuğu Kürtçe’nin Soranice lehçesini bilmeyenlerin sayısı fazla. Araplar, Arapça, Türkmenler ise hem Kürtçe, hem Arapça hem de Türkçe biliyor.
Konuştuğumuz, Şebek, Kakai, Türkmenler ve Sünni Araplar, aralarında hiçbir sorun olmadan eskiden olduğu gibi şimdi de bu kampta yaşadıklarını anlatıyor. Hepsi “IŞİD çıktı, evimizden, köyümüzden olduk” diyor.

 
‘Filistin olmayız’
 
Said Kemal bir Şebek Kürdü. Irak merkez hükümetinin ve Maliki’nin kendilerini ayırmaya çalıştığını söyleyerek “Ama unutmasınlar biz Filistin olmayız. Türkler, Araplar, biz hep birlikte buna karşı çıkarız” diyor.
Selam Atavi, yedi çocuk babası. Sünni bir Arap. IŞİD Selahaddin’i işgal edince kaçıp Erbil’e sığınmış. Atavi kampta kalan nadir Araplardan biri: “Birbirimizi düşman etmeye çalışıyorlar. Ama biz olmayız. Aramızda sorun yok.”
Yunus Sadullah ise Kakai Kürtlerinden. O da diğer etnik ve dini kesimlerle sorunlarının olmadığını vurguluyor ve “Tek isteğimiz, evlerimize dönmek”  ifadelerini kullanıyor.
Kakai Kürtlerinden Gazi Cemal İbrahim ise köylerini çevredeki Arapların işgal ettiğini belirterek “Daha önce bizi tehdit ediyorlardı, köyümüzü, mallarımızı alacaklarını söylüyorlardı. IŞİD gelince bunu yaptılar” diyor.
500 ailenin yaşadığı kampta şimdilik, gıda, su sıkıntısı yok. Yardımlar depoda stoklanmış durumda. Ama hasta yaşlılar ya da çocukları hasta olanlar, ilaç yetersizliğinden hatta hiç olmamasından yakınıyor ve “Bize ilaç yardımı yapsınlar” diyor.

 
Hıristiyanlara ayrı kamp
 
IŞİD’den kaçan, Hıristiyan, Süryani, Ezidi, Asuri ve Ermeniler için de ayrı bir yerde kamp kurma çalışmaları başladı. BM denetimindeki kampta 300 çadırın kurulumu tamamlandı. Sadece Hıristiyanların yaşayacağı bu kampa, bir iki gün içinde Ankawa’daki kiliselere sığınan insanlar yerleştirilecek. Kiliselerdeki sığınmacılar için ayrıca iki ayrı bölgede de kamp kurma çalışmaları sürüyor. Yetkililerin verdiği bilgilere göre, şimdilik bin 800 Hıristiyan aile için ayrı çadırlar kurulacak.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.